Inanmazsınız Bugün Tanrı Bana Aferin Dedi…

10 aydır işkence gibi katlandığım işimden sonunda ayrıldım, iş bulmadan çıkmam asla diyordum ama artık psikolojim iyicene bozulmuştu, karşımdaki patron bozuntusu da insan evladı olmadığı için, günden güne kafayı iyice çizmeye başlamıştım ki günlerden bir gün, ipler iyice koptu işyerinde, o zaman anladım ki biz cidden sömürge olmuş bir ülkeyiz, insan hakları yerle yeksan olmuş, velhasıl ilk işimden  diğer bir deyişle kapitalizmin örümcek ağından bir hışımla atıverdim kendimi boşluğa, o noktada hala düşünüyordum acaba çok mu dayanıksız çıktım diye… Bu ve bunun gibi karamsar düşünceler içinde iki gözüm iki çeşme ağlarken, posta kutumda nadiren forward mesajları atan bir arkadaşımdan mesaj gördüm. Okumam ile  tüylerimin diken diken olması bir oldu… Dedim “Allah! bu bir işaret mi?”

İşte dostlarım sizinle de o mesajı burada paylaşmak istiyorum, hayatta başınıza kötü şeyler gelmeden de edinebileceğiniz tecrübeler vardır, kimisi ata sözlerinde saklıdır, kimisi bir başkasının başına gelen bir olaydır. Velhasıl hayatta herşey insan içindir yine de ben yandım siz yanmayın diyerek aşağıdaki yazıyı okumanızı dilerim…

***

Çinli Bir Filozofun Denklemi

( İnsan ) = ( yemek ) + ( uyumak ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( Eğlenmek)

( Eşek ) = ( yemek ) + ( uyumak ) olduğuna göre ilk denklemde

( yemek + uyumak ) yerine ( Eşek ) koyabiliriz.
( İnsan ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak ) + ( Eğlenmek ) bu yeni denklemde her iki taraftan ( Eğlenmek ) çıkartılırsa:

( İnsan ) – ( Eğlenmek ) = ( Eşek ) + ( para kazanmak için çalışmak )

SONUÇ:

Eğlenmesini bilmeyen insan, sadece para kazanmak için çalışan eşekten başka birşey değildir.

Çinli Filozof Chang Ying Yue’dan;
Her kim gün boyunca arı kadar aktif, bir boğa kadar güçlü,
bir at kadar çalışkan olduğu halde,
akşam olunca bir köpek kadar bitkin eve dönüyorsa;
bir veterinere görünmelidir.
Çünkü eşek olması, kuvvetle muhtemeldir.

***

Son olarak, bir şey daha söylemek istiyorum, iş hayatında en sık söylenen yalanlar “senin oturduğun koltukta bende oturdum, bende gece gündüz demeden çalıştım… Burasını kendi işyeriniz gb benimsemeniz lazım… Buranın demir başları sizlersiniz… Hiç kazanmıyorum, risk alıyorum… Şirket büyüyene kadar herkes canla başla çalışacak zamanı geldiğinde mukafatınızı alacaksınız, cumartesi pazar bile gerekirse çalışacaksınız… Piyasa da ne patronlar var, benden iyisini bulamazsınız”  vs. vs. para yüzünden gözü dönmüş bu insanlar, işte sizi böyle ikna etmeye çalışır üçkuruş maaşla emeğinizi sömürür, öyle bir konuşur ki onun size değil sizin ona ihtiyacınız olduğuna inanandırır, bütün hafta sizi ofise bağlar ki böylelikle bir zaman sonra burnunuzu kaldırıp piyasadaki diğer işleri göremeyecek hale gelirsiniz bütün hayatınız ofis-ev olur, kölelik sistemi de bu değil midir zaten. Evet zaman kötü herkesin paraya ihtiyacı var ama bazı şeylerin sonu yoktur, iyi olsun diye bekler söylenen vaatlere kanarsanız, yukarıda anlatılan eşşekten başka bir şey olmazsınız…

Hayatta eşeklik etmemeniz dileğiyle…

Şimdi nereden çıktı böyle bir yazı diyeceksiniz. Bugün 26 Kasım ve an itibariyle 1 yıldır işsizim 😀  Bu yazıyı bir yıl önce tumblr‘daki hesabıma eklemişim 🙂  Eşeklik etmeyip yoluma devam ettiğimden beri hayatımda neler mi değişti? Hala işsizim ama bu bir sene nasıl geçti hiç anlamadım. Zaman zaman depresyona girmedim desem yalan olur ama blog yazmak gibi dünyanın en rahatlatıcı hobisine sahibim artık 🙂 Üstelik yalnız da değilim bir çok arkadaş da edindim 🙂 Her işte bir hayır var diye boşa demiyorlar öyle değil mi? 🙂

Bir ömür işsiz kalmak istemem tabi! O da ayrı mesele 😀 Herkesin hayal-i olan mesleği  bulması dileğiyle…

2010 – Blue Valentine

Penny & The Quarters – You and Me

You and me,
You and me,
Nobody baby but you and me. (Hey, hey, hey)
You and me, (My, my, my, my, my, my, my, my)
You and me,
Nobody baby but you and me.

If the stars don’t shine, if the moon won’t rise, if I never see the setting sun again,
You won’t hear me cry, this I testify; please believe me, boy, you know I wouldn’t lie.
As long as there is

You and me, (Ohhh, oh, oh, oh, oh)
You and me,
Nobody baby but you and me. (Hey, hey, hey)
You and me, (My, my, my, my, my, my, my, my)
You and me,
Nobody baby but you and me.

If you love a soul more than fame and gold, and that soul feels the same about you,
It’s a natural fact, there’s no turning back, and here’s some advice to you:
You’ve got to say it’s,

You and me, (Ohhh, oh, oh, oh, oh)

You and me,
Nobody baby but you and me. (Hey, hey, hey)
You and me, (My, my, my, my, my, my, my, my)
You and me,
Nobody baby but you and me.

When love is real, you don’t have to show it.
When it is true, then everyone will know.
‘Cause there’ll be no one but

You and me, (Youuuuuuu)
You and me,
Nobody baby but you and me. (Hey, hey, hey)
You and me, (Ohhh, oh, oh, oh, oh)
You and me,
Nobody baby but you and me.

Do do do dooo do, woo woo
Do do do dooo do, woo woo
Do do do dooo do, woo woo
Do do do dooo do, woo woo

You and me baby.

Düğün şarkınız olabilecek kadar güzel bir şarkı öyle değil mi? İlk defa Blue Valentine filminde dinlememe rağmen, o kadar pembe bir film olduğunu söyleyemeyeceğim ne yazık ki?

Neden Uzakdoğu sinemasını sevdiğimi bu filmi izledikten sonra tekrar hatırladım. Uzakdoğu sinemasını seviyorum çünkü orda sizi düşmanınız bile terk etmez mezara kadar gider o düşmanlık, tuhaf ama bu bile bana huzur vermeye yetiyor…

Bu filmi ise hiç sevmedim çünkü bir terk ediş/terk ediliş öyküsü,  hem de en çok sevdiğiniz ve sevgi gördüğünüz  kişi tarafından… Filmi sevmedim çünkü hiç istemediğim halde kendimi eski bir alışkanlığım olan Kelly Clarkson- Because of You şarkısını yine dinlerken buldum, sonra kendime geldim tabi, soğuk bir duş aldım.

Filmin konusuna biraz daha açıklık getirmek gerekir ise durum şu;

Çocuklukta yaşadıkları ailevi sorunlardan dolayı bir tarafın sürekli terk edilmekten korktuğu, diğer tarafın ise kapana sıkışmış gibi hissetmenin ağırlığı altında ezilmesi ve pes etmesi anlatılıyor.  Bu yazıyı okuyup da “Benim yaşadıklarımı, ben çocuklarıma yaşatmayacağım” diyenlerdenseniz eminim sizin de hoşunuza gitmeyecek bu film.

Ama melankoliyi seviyorsanız izleyin tabiki. Yine de kendi ailenizde denemeyin diye uyarıda bulunayım da öyle bitireyim bu yazıyı.

Son olarak, hiç sevmedim bu filmi, söylemiş miydim? Cause it hurts!