Gizemli Ödül… Agatha Christie – Cat Among The Pigeons 1959

Üstünde leke bırakmışım ama siz onu görmezden gelin arkidişler 🙂

Bu sabah yağmur vardı İstanbul’da, kaç gündür de hava basık. Bu havalardan mıdır nedir başım ve boynum da ağrıyor günlerdir. Sebebi sırf boyun ağrısı da olabilir, benim boynum ağrıyorsa baş ağrısı yakın demektir. Başım ağrıyorsa midemde kötüdür, haliyle ortalıkta depresyondayım modunda gezerim. 

Bu sabah da aynen bu ruh haliyle evde dolanıyorum derken… O da ne? dış kapıdan biri zile bastı, diyafondan ptt kargo sesini duyunca anında cama yapıştım. Ve evet sevgili devletlümün ptt kargo arabası oracıkta duruyordu 🙂

Gurbetçi yakınlarımızdan, Alamanya’dan bilemedin Libya’dan ilk nostaljik tekli kasetçalar geliyormuşçasına ben de bir kıpırtı, bir heyecan 😀

Paketin içinde ne var çok iyi biliyorum tabiki de 😀 Sevgili uri çingu Hikaru, Polisiyenin Üstadı: Agatha Christie yazısında ilk iki yorumu kim yaparsa yakışıklı teyzemiz Agatha’dan en güzelinden bir kitabı hediye edeceğini yazmıştı. Anam ben de 2. yorumu yazan kişi oldum mu üstüne, bayram arifesinde tey tey tey tepindim bir güzel mutluluktan, bu sabah o bekledim kitap da geldi 😀 😀 Ohhh valla dünya bana güzel, bir de winpohu’ya 🙂  Bakınız; Hikaruivy ‘e Sonsuz Teşekkürler yazısı 🙂

 İşin en güzel yanı ise, blog vasıtasıyla tanıştığım harika arkadaşlar sayesinde bu güzel heyecanı yaşıyor olmam 🙂 Girdiğim ortamların bana edindirdiği güzel dostluklara alışkınım ama salt düşüncelerin seyahat ettiği siber ortamda da bunu elde etmek çok da değişik bir duygu 🙂 (Amman nazar değmesin, 41 kere maşallah 😀 )

Gelelim paketten hangi kitabın çıktığına 🙂  Türkçe’ye Kapı Tekrar Vuruldu adıyla çevirilen kitap evimin kapısından neyseki orjinal adıyla girdi yani Cat Among The Pigeons 😀 Kapı tekrar vuruldu ismi de güzel ama esas adı sanki daha bir gizemli 🙂 Bakalım Kumrular arasındaki Kedi metaforunun altından ne çıkacak.

Karakterlimiz Meadowbank Okulu’yla ilişkili kişiler ve bugün de öğretmenler günü ne ilginçtir ki (Bilerek mi yaptın çingu 😛 )  🙂 Kitabımın sayfalarına kıyamadığım için 24 Kasım tarihini iliştiremedim ama en azından bu yazımla bu anı ölümsüzleştirdim sanırım. Tabi wordpress amca bir gün yok yere blogumu kapatırsa orasını bilmem 😀

Bu arada bu güzel kitap, çok güzel siyah bir cilt içinde geldi 😀 Hikarucum elceğizleriyle ciltlettirmiş(!) 😛 😀 İçine de yalnızca ender bulunan arkadaşlar için güzel de bir kartpostal iliştirmiş 😀 Ben de çok ender bulunurum doğada, nasıl da beni biliyor 😀 Ha bu arada Hikaru’nun adresini veriyorum yazın bakiim 😛 Şaka şaka başka bir şey diyecektim, el yazısı benim liseden kankama çok çok benziyor 😀  Bakıyorum bakıyorum her iki el yazısına, yav bu kadar mı benzer!!! İki tip “y” harfi kullanmış, benim diğer kankamda aynı şekilde 2 tip “y” kullanıyor yeminlen… e peeesss diyorum 😀 😀 neyse 🙂

Buradan Hikaruivy’ye sonsuz teşekkürler, ellerin dert görmesin 😀 Bu güzel hediyeni hiç unutmayacağım 😀 Çommal komao ^^

Aa bir de Öğretmenler Gününüz Kutlu Ola…

Not: Bu benim 100. yazımmış 😀 😀 😀


Namnamnam’dan Mim Gelmiş, Hoşgelmiş :D

Pek sevgili Hikaruivy çingumdan mim gelmiş bana, bu sefer kolay yerden sormuş sağolsun 😀 Gerçi istesem ben bunu 13 bölümlük yazı dizisi yaparım ama çok şanslısınız ki sizi de kendim kadar çok seviyorum, tez elden mimi bir defada yazıp postalayacağım ( hadi gene iyisiniz 😉 )

Hayalindeki meslek nedir?

Üniversitede hoca olmak, bence gençliğin iksiri kampüs toprağında mevcut, bir nevi neverland orası hatta 🙂  Şuan için kamuda çalışmak istiyorum ama asıl hedefim bu ne yalan söyleyeyim. İnşallah ben bu hayalimi elde edene kadar memleket elden gitmez 🙂 Yeri gelmişken lise 2’de bizi gaza getirmek için Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’ne götüren fizik hocama burdan saygı ve selamlarımı iletirim, hocam çok hayır duası aldınız benden umarım dualarım yerini bulmuştur.

Newton’un Hareket Kanunlarını sizden iyi anlatan yoktur herhalde, o konuyu anlatmak için tahtaya tank, bilardo topu vs gibi bilimum hayal gücü gerektiren her türlü nesneyi çizmiştiniz, hatta ben de yıllarca o fizik defterimi saklamıştım başkasına lazım olur diye ama kaybolup gitti sonunda ( 😦 ) İşin komik tarafı çevre mühendisi oldum fizikçi değil, tamam mühendis olduğum için fizik gene lazım ama kimya ve biyoloji şuan hayatımda daha büyük bir yer kaplıyor. Yine de teşekkürler hocam sağolun varolun 🙂

Yazın sürmeyi en sevdiğin parfüm?

Mümkünse buram buram deniz ve kum kokmak isterim ama nerdeee. Parfüme bir kimyasal gözüyle baktığım için pek bana sevimli gelmesede bir ihtiyaç olduğunu kesinlikle kabul ediyorum 🙂 Kuzenimin hediyesi Avon Fergie’s Outspoken, sürdükten sonra mis gibi kokmanın yanında sesiminde Fergie gibi olduğunu hayal ediyorum, bir taşla iki kuş 😛

En önemli makyaj hileniz?

Hikaruivy ile ortak bir hilemin olduğunu öğrendiğim gündür bugün, o yüzden başka bir hileye geçeyim. Efendim benim dudaklar en şekilsizinden etli bir dudaktır.  Neden şekilsiz derseniz, dudak çizgim belli bile olmayacak şekilde açık  renktedir, kalem sürmeyi de hiç sevmem böğğğ :S Vaktiyle bir arkadaşım da bana şöyle bir tüyo vermişti; açık renk ruj sürdüğünde… mesela bu renk pembe olsun bir de pembenin koyu bir tonu olan (vişne çürüğü gb) bir rujla dudağının iç kısmını hafif fırça darbeleriyle boyarsam dudağımın daha belirgin ve hacimli gözükeceğini söylemişti.  İç kısımdaki koyu ton dudağa daha derin bir izlenim veriyor bu yöntemle. Olurda lipstick dışında ruj süresim gelirse bu yöntemi uygularım her daim 🙂

Çay mı kahve mi? Şekerli/şekersiz,Sütlü/sütsüz?

Pek tabiki çay çay çay! Bana kolayı unutturan yegane içecektir çay, çok da akıllıdır kerata, uykum kaçsın istediğimde uykumu kaçırır, “uykum gelsin, dinleneyim azıcık” dediğimde de uykumu getirir 🙂 ama pasta benzeri bişi yiyorsam kesinlikle nescafe, ya da falım geldiyse Türk kahvesi 🙂

Tam şu anda kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkiniz olduğunu söyleseydi, ne olurdu?

Gölgelerin gücü adına deyip hop havaya kaldırırım önce cin de korkudan “dile benden ne dilersen” der zaten 🙂

1. Dileğim

Temiz bir dünya istiyorum desem 🙂 Düşünseniz İstanbul Boğazı’nda yüzüyorsunuz, kıyılardaki tüm belediyelerin “Belediye Plajı” var 🙂 Ohhh süper olurdu 🙂 Ji Sub’um da her sene gelip “Kıtalararası Boğaziçi Yüzme Yarışı”na katılırdı ne güzel 🙂

2. Dileğim

Üniversitede hoca olmak istiyorum ben 🙂 istiyorum istiyorum istiyorum 🙂

3. Dileğim

Bir sürü yabancı dil öğrenip, şakır şakır konuşmak isterdim. Ferzan Özpetek filmlerini dublajsız izlemek, Rus klasiklerini orjinal dilde okumak, fransızca şarkılar söylemek, So Ji Sub’a kahve falı bakmak isterdim o dillerle 😀

Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve tatli. Bu öğünlerden ömrünüz boyunca yalnızca bir tanesini seçmek zorunda kalsanız,hangisi olurdu?

Kahvaltı tabiki 🙂 Hikaruivy’den kopya çekmek gibi olmasın kahvaltı sarayı benzeri yerlerin hastasıyım… zeytin, peynir ve yumurtadan hayatta şaşmazdım, simiti de untmayalım 😀 Oh mis gibi..

Eğer Hello Kitty olsaydınız, kurdelanız ne renk olurdu?

Gluk Gluk, hello kitty derken 🙂 bi düşüniim pembe olsun bari, aslında canlı yeşil rengini çok severim ama kurdelada güzel durur mu bilmem, pembe diyorum ben 🙂

Eğer ömrünüz boyunca yalnızca bir tane takı takma seçeneğiniz olsaydi bu ne olurdu?

Valla bu soruyu soran kaşındı, bu da bir takı sonuçta hem de tam takım 😀

Sahip olmak istediğiniz bir yetenek ?

Piano çalmak isterdim ben, hatta mümkünse Aslı’da çalsın birlikte şöyle Piano Battle yapalım sonrasında 🙂

Bitince almaya devam edeceğiniz bir kozmetik ürünü?

Diş macunu ve şampuan olmazsa olmazım, ama katı el sabunu olmaksızın yaşayamam, el sabunum kirlenmesin(!) diye önce sıvı sabunla yıkayıp sonra el sabunuyla yıkarım her daim. Huyum kurusun bende böyle bir insanım işte 🙂

Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse tam olarak neyi görmek isterdiniz?

Ya ben korkuyorum bu sorudan, bilmek istemiyorum desem, şahsen çok çalışıp sabredilince istediğimiz şeylerin gerçekleşebileceğine inananlardanım ben ama çalışmak şart, burnundan kan gelmezse olmaz yani 😛

Gizli ünlü aşkınız kim?

Gizli derken 😀 So Ji Sub… So Ji Sub… So Ji Sub…

Neden blog tutmaya başladınız?

Sevgili arkadaşım Gizlidenbirdeyiş ısrarla bana blogspot’ta blog açmamı önerdi hatta ilk yazılarımı onun gazıyla yazdım, sonrasında Aslıcım beni wordpress’e transfer etti, sonra bir gün bir mavi bana misafir geldi, dediki yalnız değilsin bizde varız 🙂 böyle böyle blog camiasına adım attıım 😀

Bu mimi de Aslı ve winpohu‘ya paslıyorum çingular 🙂 Kolay gelsin size 🙂