Mim: Bana Soranlar Olmuş ^^

Herkese cümleten merhaba…

Yazmayalı yine çok oldu, o arada “nen var, nasıl gidiyor hayat?” dercesine 2 tane soru-cevap mimi geldi 2 güzel arkadaşımdan 🙂 Sırayla bu iki mimi cevaplayıp, blogun tozunu alayım istiyorum. Başlıyoruz…

SORU-CEVAP 5

Sevgili Harmony‘den geldi mim, hafif yaz müzikleri eşliğinde cevaplamaya çalıştım 😉

Günün Nasıl Geçti?

Bu sabah ÜDS’ye girdim,  KPSS’de kapak açmamıştım bu defa 2 gün çalıştım Allah için, çok farketti çoook :S daha yeni hastalıktan çıktığım için mendil getirmiştim yanımda ama sınav yasakları gereği sınava sokamadım,  ÖSYM’nin verdiği 2 yaprak saçımdan ince peçetelerle yetinmem gerekti 3 saat boyunca, ha bir de kocaman bir anfide sınava girdiğim için öksüremedim de (malum eko süper ötesi oluyor orda)! düzenli aralıklarla yudum yudum su içtim onun yerine :S  Ben bunların hesabını yaparken bir yanda da soruları çözmeye çalıştım, özetle benim için sınav perisine dua edin emi, bir kıyak yapsın bana 😀

Bunun dışında birde kronik yorgunluk var, insan hep mi yorgun olur, nerde eski makino be tey tey…

İsim Vermeden Bahset?

Üniversite yıllarımı özledim ben! Tamam, bu dediğim sorulan soruyla pek bağdaşmıyor biliyorum ama tekrar üniversite sınırlarında yaşamak istiyorum… İçimde kalmasın, soruyu da şu üstteki resim ile cevaplıyorum 😉

Neden Hep Cam Kenarı?

Bilmem neden 😀 Yalnız olduğunu farketmezsin, rahatlıkla dışarıyı seyredersin ve  kimseyle zırt pırt gözgöze gelip rahatsız olmazsın… Bildim mi bildim mi? 🙂

Bugün kendin için ne yaptın?

Başka Türlü Bir Şey – Yeni Türkü

Mim yazıyorum şuan, onun dışında biraz uyudum biraz yemek yedim, galiba ot gibi yaşıyorum, işim bütün zamanımı alıyor 😀 Neyse buna da şükür, daha beter zamanlarımda olmuştu 😀

Twitter ana sayfasını aç gözüne ilk takılan?

Yorumsuz…

Bu mimi geçen hafta yazmıştım ama twitterda güncel olan ne var diye baktığımda bu acı tweet’i gördüm, Şanlıurfa’da kamu hizmeti veren arkadaşımız Hayal‘in tweeti herşeyi çok net ortya koyuyor. Savaşa girdiğimizi kabullenemeyenlere duyurulur 😦

Düşün ki O bunu okuyacak?

5 yıl önceki bana sesleniyorum! “Biraz daha cesaretli olsan ölmezsin!”

Kahkaha atmana yol açan karikatürler.

İşin daha komik yanı ben de kendimi hergün bu halde buluyorum 🙂

Klavyeye bakmadan bir şeyler yaz.

Alt parmak yazan b.rş şmşn ıkdyjöa ötğyum.   (Altı parmak yazan biri için oldukça kötüyüm)

Bir cümle düşün ve sonra kelimelerin yerini değiştirerek yaz.

arkadaşım giden ganimet Kore’ye bana getirmiş, na nomu Elipi, nomu hemboke bir sürü ^^

MİM: Rehberlik Sorularıymış

Egosantrikrapsody oldukça ciddi bir mim yollamış 😀 Onun cevaplarını okurken yerlere yattım. Mimi paslayan kişi olarak bu tutumu bana çok kötü örnek oldu, uyarmadı demeyin.

1-      Kendini seviyor musun?

Şu soruyu sorana kadar sevdiğimi düşünüyordum ama cevaplarken şöyle bir tekledim, seviyor muyum gerçekten! Seviyorum tabi ya neden sevmeyeyim diye nokta koyayım ben 🙂

2-      Yapmaktan Hoşlandığın Şeyler.

Şimdi şöyle bir durum var Egocuğum öyle güzel cevap vermiş ki aynen kopyala-yapıştır yapasım var. Yapmaktan hoşlandığım şeylerin çoğu henüz yapamadığım şeyler.  Neyse ben yine de yapabildiklerimden  gideyim;

Mesleğimi yapmaktan çok hoşlanıyorum yoksa tam bir delilik aslında (Ve yazar burada kendine hakim olup, çöp araçlarından, geri dönüşümün faydalarından ve ülke şartlarından bahsetmekten vazgeçer 😀 ).

Bilgisayar başına oturup artık sanallıktan çıkıp gerçekten tanıştığım arkadaşlarımla muhabbet etmeyi seviyorum.

Sabahları vapurda ya da motorda radyo dinlemeyi seviyorum.

Gariptir ki her seferinde doğru düzgün çalışamadığım o ÖSYM sınavlarına girmeyi seviyorum 😀 KPSS, ÜDS gibi sınavlara girerken kendimi hala üniversitede sanıyorum hatta … (Deli miyim neyim tey Allahım yaa 😀 )

3-      Hedeflerin Neler?

Memur olmak yada doktorayı yurt dışında yapmak! Birinden birini başarabilirsem çok mutlu olacağım, başım göğe erecek, bilgi deryasında kurbağalama yüzeceğim, hatta iddia ediyorum “hayatın anlamı ne usta” diye bana geleceksiniz, ben de size sakızlı Türk Kahvesi ikram ederken hayat hikayemi anlatacağım 😀

4-      Kendini bir cümle ile tanıtır mısın?

Yok öyle yağma, oldu olacak hap yapıp vereyim isterseniz 😀

5-      Nefret ettiğin şeyler varsa nelerdir?

Zorbalıktan nefret ederim, hayatıma müdahale edilmesinden, benim yerime karar verilmesinden hiç hoşlanmam. Amman diyeyim çok hassasum bu konuda 😀

6-      Favori şarkın, filmin, kitabın.

Bu soruyu bugün ki ruh halime göre cevaplıyorum yoksa dünya kadar sevdiğim şey var 😀

Son zamanlarda en çok dinlediğim şarkı; Wonder Girls – Nobody. Bez Cadısı Oh Yoon Joo’nun gönderdiği K-pop miminden sonra acaba ben en çok neyi seviyorum diye bir araştırmaya girişmiştim, bu şarkıyı da o sırada keşfettim.

Film derseniz, şuan ki ruh halimle; Hoshi No Koe- Voices Of a Distant Star (Anime)

Kitap olarak ise en son Şeker Portakalı‘nı okudum, Hikaru ve diğer arkadaşlar son zamanlarda çok bahsetmişlerdi dedim okuyayım hemen. Küçükken okumamıştım, iyiki okumamışım da zaten kahrımdan ölürdüm herhalde. Şeker portakalı, küçük yaşta hayattan nasibini alan bir çocuğun hikayesi  – hala okumayanlara- özetlemek gerekirse.  Ağlamaktan içim dışıma çıktı okurken,  Şeker Portakalı’ndaki Zeze 1, Uçurtmayı Vurmasınlar’daki Barış 2, bu ufaklıkları nedense birbirine çok benzettim.  Zeze çok zeki bir çocuktu, Barış ise çok çok masum ama yine de benzettim işte.

“İnci: Burda uçmaz Barışcım, çok küçük gelir bu avlu ona.

Barış: Küçük uçurtma uçururuz.

İnci: Yine uçmaz. kocaman çayırlarda uçurmak gerekir.

Barış: Kocaman çayır nasıl olur İnci ?”

7-      İlham aldığınız kişiler

Gülmezseniz So Ji Sub diyeceğim 🙂 Tırnaklarıyla kaza kaza şuanda geldiği noktaya gelmiş olması, çekingen biri olmasına rağmen hayatını etkileyen çok kritik anlarda cesaretli davranması, işinde çok profesyonel olması bana ilham veriyor. Bunun dışında ağzında gümüş kaşıkla doğmamalarına rağmen çok çalışarak başarılı olan tüm insanlardan  ilham alıyorum.

8-      Death Note’u sen bulsan ne yapardın?

Gıcıklığına zaten ölmüş birilerinin ismini yazardım, belki tam tersi etki ederdi. Atatürk’ü yazdığımı ve geri geldiğini düşünsenize, o zaman olay olurdu işte 🙂

-BİTTİ-

 2 Mim birden cevapladım bugün çok mutluyum, bir sonraki yazımda (gelecek sene filan olur takriben :P) B-cadısının yolladığı K-pop mimi ve Kore’ye gidip gelen arkadaşım Elipi’nin getirdiği ganimetlerden bahsedeceğim 😀

Kendinize İyi Bakın…

MiM: Anket Defteri Hazırlasan Ne Sorardın? :)

Bir Mim ile daha karşınızdayım, önce herkes gb önyargılı yaklaştım ama zevkli be mim hazırlamak, blog burnumda tütüyor zaten, güzel geldi yine burada bir şeyler yazmak 😀 Bana bu keyifli mimi paslayan harmony ve narsistprenses‘e de çok çok teşekkür ederim o yüzden.

Not: Sorular tipik 90lardan kopma anket sorusu 😀 o yüzden mimin başlığını farklı açtım 🙂

***


 

Yemek olsan hangisi olurdun?

Valla tencereler dolusu yaprak dolması olurdum ama etsiz ve  üzüm yaprağı olması şart 😀 Çiğ çiğ bile yerim kendimi 😛 😀

Müzik aleti olsan ne olurdun?

Piano olurdum, beyaz ve kuyruksuz 🙂

Araba olsan hangi araba olurdun?

Vosvos olurdum ama bildiğiniz gb pek bir kullanışlı değiliz, bende seyretmelik bir vosvos olurdum 😀 Oturduğum yerden para kazanırdım hem, oh ne güzel 😀 (konuyu nasıl buraya getirdim ben de bilmiyorum 😀 )

Aylardan hangisi olurdun?

Haziran çocuğu olarak yaz mevsiminin kendini belli ettiği, hanımeli çiçeklerinin açtığı Haziran ayı olurdum.

Ayakkabı olsan hangisi olurdun?

Neden bilmem buz pateni olurdum 😀

Kıyafet olsan ne olurdun?

Bir çevre mühendisi olarak gözüm öyle yükseklerde değil 😀 fakir ama gururlu bir çöpçü ne giyiyorsa o olabilirim 😀

Renk olsan hangisi olurdun?

Mavi ve yeşili çok severim, iki rengide bünyesinde taşıyan su yeşili de tam benlik 😀

Hayvan olsan hangisi olurdun?
Sığırcık olurdum, sürüler halinde gezerler ve tek başına yemek yemezler 🙂 Öncelikle aralarından bir kaç arkadaş mıntıkaya çıkar, yemek bulununca da bütün sürüyü yanlarına çağırırlar 😀 Ayrıca çok da şirinlerdir. Yumurtaları bile şirin şunların, bakar mısınız?
Şu an okuduğun kitabın 137. sayfasında ne var?
Bu mim bana ilk geldiğinde zaman ki okuduğum kitabı yarım bıraktım açıkçası, çok maymun iştahlı oldum son 1 yıldır, zaten kafamı da toplayamıyorum, yeni bir şeyler okuduğumda yarım bırakıyorum ama canım fena halde eski okuduğum şeyleri tekrar okumak istiyor, bu sabah da The Doors’un solisti Jim Morrison’un Çiviyazıları kitap evinden çıkmış Tanrılar Yeni Yaratıklar kitabını elime almıştım ama kitabın 137. sayfasını yazamıyorum çünkü 96 sayfalık 😀 Bende 37. sayfasını yazıyorum izninizle 🙂
“Filmler, yapay olarak döllenmiş ölü fotoğraflar bütünüdür.
Film seyircileri sessiz vampirlerdir.
Film, bir çeşit sahte ölümsüzlük bahşeder.”
-BİTTİ-
Anket sorularımız bittiii, bir sonraki yazıya kadar hoşçakalın 😉