Dating Now/ We’re Dating Now/지금은 연애중 2002

Bir So Ji Sub dizisi ile daha karşınızdayım. İnanmazsınız bu defa hem gençlik hem de romantik komedi kıvamında çok güzel bir diziden bahsedeceğim.

“So Ji Sub ve romantik komedi! Hemi de gençlik dizisi! Voaa nasıl olabilir ki” dediğinizi duyar gibiyim.

Ama bu hayatta Misa’dan başka Ji Sub dizileri de var bunu bilesiniz 😀 Misa’yı çok sevmeme rağmen dramda en çok sevdiğim Thousand Years Of Love’dır ki bu diziden bahsederek misyonumu çok önceden tamamlamıştım.

Şimdi sıra geldi Ji Sub’un bir çok röportajında özellikle belirttiği Dating Now dizisine 😀 Ji Sub’a şu zamana kadar dünya kadar benzer soru gelmiştir “sana en çok benzeyen ve kendine yakın hissettiğin rol hangisiydi?” diye… Dizi film seçerken özellikle kendisinden değişik karakterlere bürünmeyi sevsede bu soruya hep “Dating Now”daki rolü diye cevaplamıştır.

Umarım doğrudur, çünkü dizideki Choi Kyo-In karakterine bayılmıştım. 2002 yapımı olmasına rağmen, Onun o smallville tarzı giyimi (Bkz: Clark Kent’in tshirt-ceket-devasa spor ayakkabısı 🙂 ), içine dönük olsa da ailesine ve arkadaşlarına olan bağlılığı ve de esas kızımızla didişmeleri bana tuhaf bir şekilde bizim eski Türk Dizilerini hatırlatmıştı.

Sıcacık bir dizi bu, daha ne diyeyim 😀  Hani çocukluğumuzun yerli dizilerinde, karakterlerin hepsi içimizden biri gibi olurdu, o yüzden daha bir severdik o insanları. Kimse aşırı zengin değil,  yalnız düşük gelirli ve orta direk zenginler vardır, işte bu yüzden olsa gerek, seyrederken kolaylıkla kendimizden bir şeyler bulabildiğimiz dizilerdi belki de. Şimdiki yapımları da seviyorum ama o dizilerin havası bir başkaydı. Bu dediğim 90ların dizileriydi gerçi, Dating Now ise 2002 yapımı ama içinde sıcacık karakterler var burda da 🙂

Bu arada hala konusundan bahsetmemişim dizinin piii bana 😀 Hemen özetleyeyim, şu yukarıdaki çift var ya, heh işte o ikisi hikayemizin ana çifti oluyorlar. Ama aslında dizi kadrosu bayaa bir kalabalık, benim ki algıda seçicilik bir yerde 😀 Konumuz ise şöyle…

Taksi şöförü! bir anne, ev hanımı! bir baba, arsız bir erkek kardeş ve anlayışlı bir anneanne ile büyüyen ve hayattaki tek gayesi hayatının aşkını bulmak olan esas kızımız Ho Jung(Chae Rim)’un büyüyüp olgunlaşmasını anlatan 16 bölümlük sevimli bir gençlik dizisi 🙂 Tamam annesinin taksi şöförü olması babasının ev hanımı olması pek bir içimizden biri gibi değil ama hemen alışıyorsunuz, valla bak 😀

Ho Jung, hayatının aşkını bulacağım diye saçma saçma şeyler yaparken ona destek olan iki de kankası var. Biri şapşallıkta Ho Jung ile yarışan ama çok da çalışkan bir öğrenci olan çirkin ördek yavrusu Choi Kyo-Sun(Kim Na Woon), diğeri ise hem zeki hem güzel hem de aklı başında olan Kang Cha-Hee (Choi Yoon Young).

Bu üçü kızlar çetesini oluştururken, birde dizide daimi kadroda bulunan erkekler çetesi var. Üst komşumuz ve de esas oğlan Kyo-In’i canlandıran So Ji Sub ve esas kızımızın erkek kardeşi Yoon Ho-Jae rolünde  Kwon Sang Woo var bu defa karşımızda. İkisi de çok gençler, gerçi top yekün bu saydığım oyuncuların hepsi burda çok gençler ama ben özellikle So Ji Sub ve  Chae Rim’in gençlik hallerine bayıldım.

Chae Rim’i ilk Oh My Lady’de görmüştüm çok sempatikti evet ama Siwon’un yanında pek olmamış demiştim, meğer hatun cidden şeker gibiymiş. Oyunculuğu da süper, izlerken yüzünde binlerce mimiğe tanık oldum desem yalan olmaz, Lee Da Hae yanında halt etmiş resmen 😀 Bir de kızımız hayatının aşkını bulacak ya sözde, bu uğurda bir sürü çakal ama bunu çaktırmayan erkeklerle tanışıyor hemen her bölüm, burnu sürte sürte en sonunda doğru yolu buluyor tabi  ama sırf bu açıdan bile dizi çok eğlenceli ve öğretici.  Bir de her bir erkeğe bir etiket bulmuyor mu? Beni öldürdü güldürmekten, aldığı derslerden sonra “Bundan bunu öğrendim, şundan da şunu…” diyerek birde bize özet geçmeyi de ihmal etmiyor 😀

So Ji Sub ile Chae Rim’i birarada çok sevdim demiş miydim? 😀 😀  Peki ya Ji Sub’un canlandırdığı Kyo-In’in ne kadar sevimli olduğundan? 😀 😀

Ji Sub dramı bırakıp romantik komedilerde oynamalı tekrardan, senaristler heyooo size sesleniyorum 😀 😀

Bu kadar anlattım, bari diziye ulaşabileceğiniz istikameti de göstereyim 🙂 İşte burdan 😀 Müziklerine ise şurdan ulaşabilirsiniz 🙂

İyi Seyirler Herkese…

So Ji Sub Biyografi – Bölüm 2: 1997-2000 yılları

Kore Dalgasının medar-ı iftiharı So Ji Sub, 1997’de aldığı ilk rol teklifiyle kendisini drama endüstrisinin kocaman kıyısında bulur, gerçekten büyük kulaçlar atmadan önce ayaklarını şöyle bir suda gezdirecektir. Başta ayağına çarpan bu irili ufaklı dalgalardan korksada her dalgada şekillenen yeni hayatı, onu daha büyük dalgaların peşinden sürükleyecektir.

The Model (SBS, 1997)

So Ji Sub’un ilk oyunculuk denemesi olan The Model,  97 Nisanında SBS’de yayına başlar. Bir mankenin iş ve özel yaşamını anlatan dizi çeşitli moda gösterilerini tüm şatafatıyla göz önüne getirmekle birlikte, şirketler arası rekabete ve seks pazarlarına eleştirel bir bakış sunar. Komedi öğelerini içinde barındırsa da dizi yer yer insan psikolojisini irdeleyen melankolik bir havaya sahiptir. Hali hazırda zaten bir manken olan Ji Sub için iyi bir başlangıç olur bu dizi (1) (2).

The Model (SBS, 1997)

Oh Happy Day (KBS, 1997)

So Ji Sub’u, dramatik rollerden tanıyoruz ama ilginçtir aktörlük kariyerine peş peşe sitcomlarda oynayarak başlamış. Bir grup gencin başından geçen komik olayları anlatan bu sitcom da onlardan biri. Ji Sub’un bu ilk dönem dizileri nerden bulunur nasıl izlenir, bulamadım açıkçası ama bazılarının NG kayıtları(çekim hataları) nette mevcut. Oh Happy Day’in de NG videosu çok komik, 20 yaşındaki o toy Ji Sub’u izlemek zaten bir keyif, bir de üstüne onu çocuksu ve komik bir rolde görmek ayrı bir deneyim oldu benim için 🙂 (3) (4)

Oh Happy Day (KBS, 1997)

Sunday March (KBS, 1997)

Bu dizinin konusunu bilen varsa beri gelsin çok aradım yine de bulamadım. Ama Hikaruivy’den aldığım mim’in gücüyle hemen yazarım bir şeyler 🙂   Şöyle ki; esas oğlan Ji Sub, pazar yürüyüşlerini seven, eli yüzü düzgün bir oppadır. Yine bir pazar günü Han nehrinin kıyısında yürürken bir kız görür ve aşık olur. Çaktırmadan peşine takılır, kızımız da nefis cappucinolar yapılan bir cafede çalışıyordur ve cafenin sahibine körkütük aşıktır. Söylememe gerek var mı bilmiyorum ama Ji Sub küçükken Avusturalyalı bir aileye evlatlık verilmiştir. Başta ona evlatlık olduğunu söylemezler, ama Ji Sub ne zaman aynaya baksa bu işte bir kıllık var deyip önce annesini sonra sütçüyü kıstırır. Sütçü de halis muhlis Aborjindir ama yine de konduramaz kendisine.. Eeee erkek çocuğu, tam da delikanlı çağı, bir sinirle gidip genetik haritasını çıkarttırır. Sonuçları, anne ve babasının önüne fırlatır “Ben %0,000001 oranda Avustralyalıyım, ama gerisini bilmiyorum. Siz söyleyin, ne iş?” der. Anne ve babası, dayanamayıp onun Koreli ve evlatlık olduğunu söylerler. Bunu duyan Ji Sub önce kabullenemez, burnu kanar. Annesi “oğlum bak Korelisin işte, burnun nasılda kanıyor. Hem ben sana kaç defa dedim eve ayakkabı-sız girme diye, üşüteceksin o olacak” der. Ji Sub, düşünür taşınır ve sakinleştikçe annesinin doğru söylediğini kabul eder. Mevsimin ilk kar çiçeklerini görmek için Kore’ye gider. Bütün kışı orda geçirir, 3 ayda koreceyi söker. Ama Avusturalya’daki alışkanlıklarını bir anda bırakamaz, en büyük tutkusu pazarları atıyla dıkıdık dıkıdık sahilde dolaşmaktır. Teeee Sidney’lerden getirdiği atı Maggie ile Seul’de bunu yapamaz onun yerine bol bol drama izler ve  “Şu Koreliler dizilerdekine hiç benzemiyor doğrusu, neyse ki artist gibi adamım, önceki hayatımda bir ülkeyi kurtarmış olmalıyım” der ve Maggie’yi otoparkta bırakıp pazar yürüyüşleri yapmaya başlar. Esas kızımızla da orda karşılaşır. Görür görmez içinden bir ses “Aigoo, ne paspal kız, benimle at sırtında dolaşmak ister mi acaba, olmadı ben sırtlarım, belim kırılacaksa o kızdan olsun” der. Yine bir dürtüyle kızın yanına gider ve bileğinden kavradığı gibi onu kendine çeker tam çıkma teklif edecekken kızın patronu gelir. Kızı hışımla kendi tarafına çeker. O anda jeton düşer  “Ayyşşş Bu bir kore aşk üçgeni, ben bunu şehir efsanesi sanıyordum, dizilerde niye böyle şeylere rastlanmaz ki, önceden bilseydim hemen geri tapuklardım tüh” der. Ve olaylar gelişir… Bir rivayete göre ise bu dizi “1. esas oğlan – esas kız – 2. esas oğlan” aşk üçgeninin kullanıldığı ilk dramadır (çok pis salladım, idare edin 😀  )

Ji Sub Jr ve Ji Sub 🙂

Velhasıl Ji Sub, ufak bütçeli dramalarla aktörlük kariyerini yavaş yavaş şekillendirmeye başlamıştır. Sessiz yapısı nedeniyle kamera karşısında rahat tavırlar sergilemesi zaman alacaktır ama işin içine girdikçe aktörlük konusunda daha ciddi düşünmeye başlar.

Three Men Three Women (MBS, 1998)

1998 yılına gelindiğinde, Song Seung Hun Kore’nin ilk gençlik dizisi olan 3 Men & 3 Women’da haklı bir şöhret yakalamıştır. Ama yoğun çalışma programından dolayı diziden ayrılma kararı alacaktır. Ji Sub’da, “3 kadın”dan biri olan Lee Eu-Jung’un liseden sınıf arkadaşı Kim Chum-Soo olarak diziye  misafir olmuştur zamanında. Seung Hun, bunu da düşünürek ayrılmadan önce dizide boşalan yeri için So Ji Sub’a teklifte bulunur. Ji Sub, tabiki hemen reddeder, dizinin reytinglerinin en yüksek olduğu dönemde, Seung Hun’dan boşalan yeri dolduramayacağını düşünür. Olurda kabul eder ve reytingler birden düşerse insanlar onu suçlayacaktır çünkü. Diğer taraftan kabul ederse çok yetenekli bir komedyen olan Shin Dong Hyup ile çalışma fırsatını yakalayacaktır. Bir cesaret, teklifi kabul eder. Bu değişim başta izleyicilerin hiç hoşuna gitmezken, Ji Sub, canlandırdığı Kim Chum-Soo karakteriyle tatlı ve komik bir profil çizer ve kendisini sevdirmeyi başarır. Reytingler de düşmez, üstüne bir de Ji Sub’un popülaritesi artar (5)(6)

Three Men Three Women (MBS, 1998) (5)

95 yılında Kim Sung Jae hayranlığı nedeniyle katıldığı Storm elemeleri nasıl ki hayatını bir anda değiştirir Ji Sub’un, aynı şekilde Shin Dong Hyup hayranlığından 3 Men & 3 Women’a katılması da kariyerinde bir kırılma noktası olur onun için.

What You Keep Is Unforgettable (MBS, 1998) (Best Theater]

Aynı sene MBC için bir de tv filminde oynar. Oyunculuk bir kenara tüm bu işler ekonomik olarak da Ji Sub’u rahatlatır (7)

Edit: bu filmin öyle çok ingilizce adı var ki sırf bu isimler yüzünden filmi bulamamıştım vaktiyle. Ama “Cherished Memories” adıyla güzide sitemiz yeppudaa çoktan yayınlamış bu filmi 😀  izlemek isterseniz işte adres

What You Keep Is Unforgettable (MBS, 1998)

Today is Saturday (KBS-TV, 1998)

Today is Saturday, adı üstünde cumartesi günleri yayınlanan bir müzik programıdır. Ji Sub mankenlikten aktörlüğe güç bela cesaret edip geçmişken bir de eline mikrofon alıp sunuculuk yapmaya başlar. Teklif ilk geldiğinde her zaman ki gibi kaçacak delik arar. Ama çivi çiviyi söker misali onun gibi konuşkan olmayan biri için bu eğitici bir çalışma olacaktır.  Dolaylı yoldan da olsa müziğe de bulaşmış olur.

Hate or Like (SBS,1999) ve 8 Love Stories (SBS, 1999)

İngilizce kaynak sıkıntısından mıdır nedir, bu yazıyı hazırlarken Ji Sub’un oynadığını bildiğim ama ne konusu ne de oyuncuları hakkında bilgi edinemediğim birkaç dizi-film oldu. Ji Sub’un aktörlüğe adım attığı SBS kanalının yapımlarından bu iki dizi de onlardan. Büyük ihtimalle Ji Sub’un küçük birer rolü olduğu ve geriye dönüp baktığında aktörlüğünü geliştirmek için değil de, paraya ihtiyacı olduğu için oynadığını söylediği yapımlar bunlar sanırım.  Dizilerde ünlülerin hayatı çok şatafatlı gösterilir ya, en sevdiğim aktör vasıtasıyla işin aslının o kadar da toz pembe olmadığına yeri gelmişken bir değineyim dedim. Tek bir filmle uluslar arası ünü yakalayan oyuncular bile zirveyi fethetmeden önce zirveye giden tüm o yolu tırmanmak zorundadır.  Aynı şey Ji Sub içinde geçerli, üstelik yazının şuraya kadar ki kısmını okuduysanız bile, Ji Sub’un kendini doğuştan bir star olarak görmediğini anlamışsınızdır. Özellikle onun yükselmesini sağlayan hemen hemen her yapımda, önce teklifi korkusundan geri çevirmiş, “Yapamam, başaramam” diye içi içini kemirmiş. Ama hemen akabinde korkusunun üstüne giderek onu zirveye çıkaran o önemli adımları atmaya cesaret edebilmiştir. Her zaman her işi oyunculuk için yapmamış, bazen de işte böyle geçimini sağlamak için yine o ufak ama diğer yapımlar kadar önem taşıyan bu yapımlar da yer almış. Profesyonel olmayı da bu şekilde tecrübe etmiş sanırım. O yüzden sırf adını bildiğimiz bu yapımları önemsiz deyip geçmek yerine, bir de bu açıdan bakarak yorumlamak sanki daha doğru olacaktır.

Choice! Pop Music(KMTV, 1999) ve Music Camp (MBC, Oct 1999-Apr 2000)

Müziğe bir kere bulaşmıştı demiştik ya.. Today is Saturday’den sonra sırasıyla Choice! Pop Music ve Music Camp’da bir kez daha elinde mikrofonla topluluklar önüne geçer. İlginç bir şekilde ne zaman sahneye çıkıp mikrofonu eline alsa işler iyi gider. Tüm korkusu, kameranın ona döndüğü andan itibaren uçup gider, başka bir adam olur sanki. İnsanlar onu şovmen olarak çağırmaya başlar. İlerleyen yıllarda ise sunuculuğu zevkli bulmasına rağmen oyunculuğunun önünü tıkayacağı için reddetmeye başlayacaktır.

Music Camp'daki partneri Chae Rim. Bu programdan 2 yıl sonra "We'ra dating now" da yine birlikte çalışaklardır.

Edit: Music Camp programına ait bir kaç video buldum sonunda 🙂

Miss Hiphop & Mister Rock (SBS, Ocak 2000)

Ji Sub, bu televizyon filminde Samuray tipi saça sahip, sürekli sorun çıkaran, üstünden başından koca koca aksesuarlar sallanan hippi bir karakteri canlandırır. “Şahsen kendimle gurur duydum” bile demiştir bu rolüyle ilgili olarak (8) (9).

Miss Hiphop & Mister Rock (SBS, Ocak 2000)

Wanglung’s Land (SBS, Ocak-Nisan 2000)

Resimdeki diğer aktörü de tanıdınız mı? Jang Hyuk ile birlikte tam 32 bölümlük bu dizide oynamışlar. Jang Hyuk ve abisi So Ji Sub, şu ortadaki kızı görüp beğenmişler. 32 bölüm sonunda Ji Sub’u seçmiş sanırım, fotoğrafa bakarak sevimli ve akıllı bir kıza benziyor dedim ama 32 bölüm sonunda mı seçer insan, ben ilk bölümden hangisini seçtiğimi söylerdim size 😀 Şu kız deyip durduğumda Choonhyang/Delightful Girl dizisinde kötü kızı oynamış. Bu arada, bu diziden sonra So Ji Sub ve Jang Hyuk’un önü açılmış diyorlar ki doğrudur. Ji Sub 2000 yılından resmen bir patlama yapar, aynı sene oynadığı iki dizide gösterdiği performans ile SBS kanalının en yeni aktör ödülünü kapar(Seviyorum şu SBS’yi 🙂 ) (10)

Wanglung's Land (SBS, Ocak-Nisan 2000)

Good Good (SBS, Nisan 2000)

Cuma sabahları yayınlanan bu drama Ji Sub’un ilk başrol oynadığı yapımdır(Bana oynadığı tüm roller başrol gibi geliyor ya neyse). Kim Sun Ah adlı bencil bir hukuk öğrencisini canlandırması için dizi yapımcısı güçlü bir imaja sahip olduğunu düşünerek Ji Sub’u seçer. Dizideki rol arkadaşlarından biri Kim Sun Ah, diğeri ise Kwon Oh-Joong’dur ki kendisi Ji Sub için gerçek bir öğretmen olur.

Çekimleri çok eğlenceli geçer bu dramanın ama beklenen reytinge ulaşamadığı için vaktinden önce yayından kaldırılır. Ji Sub’un diziyle ilgili görüşleri şöyle olur;

“Reytingleri belki düşüktü ama ekip içinde inanılmaz bir bağlılık vardı. Çekimlerde çok komik anlar yaşanıyordu, ekip cidden kaynaşmıştı. Düşük izlenme oranına bakmaksızın her anından zevk aldık.  Diğer taraftan, insanlar oyunculuğumun giderek iyileştiğini söylemeye başladı. Buna rağmen, reytinglerin düşmesi nedeniyle dizi tahmin ettiğimden de daha önce yayından kaldırıldı.

Karakterim Park, görünüşte iyi niyetli ama kendine rakip olarak bellediği adam tarafından sürekli bozguna uğratıldığı için kendini sürekli dışlanmış ve haksızlığa uğramış gibi hisseden biriydi. Bu söz de kötü adamı ise (Kwon) Oh-Joong hyung oynuyor. Karşılıklı olarak iki karakter sürekli birbiriyle yarışır durumdalar ama her defasında zeytinyağı gibi üste çıkmayı becerir Oh-Joong hyung. Bu tür sahnelerde sürekli komik anlar yaşadık durduk. Dramanın Ng’si bile kendisinden daha komik bulundu nette haliyle.

NG’lerin çoğu, gülmekten kendimizi alamadığımız zaman oldu, hatta bu konuda rekor kırdığımı bile söyleyebilirim. Bir kere gülme tuttu mu kendimi durduramıyordum. Böyle bir ortamda rol yapmanın benim için çok daha kolay olduğunu fark ettim. Başlarda oynayacağım karakterin tarzını düşündüğümde ister istemez bakışlarım sertleşip omuzlarım daha gergin durmaya başlıyordu. Ama giderek tüm gerginliğim azaldı ve kendimi hafiflemiş hissettim. Oh-Joong Hyung’un yardımları sayesinde istediğim zaman kendimi rahatlatmasını öğrenmiş oldum. Dramanın hazırlık aşamalarında, prodüktör tarafından her bir rol hakkında kritikler yapılmıştı. Wangloong’s Land’deki mesafeli hukuk öğrencisi imajımın onlar için fazla ağır olduğunu söylediler. Oh-Joong hyung bile aynı şekilde düşündüğünü söyledi. Ama bir kere onunla çalışmaya başladığım da tüm bu ağır imajım dağılmaya başladı. Rol yapmanın en rahat ve eğlenceli yollarını öğreterek bana koçluk yapmış oldu. Dahası, bana yeni bir yönümü keşfedip ortaya çıkarmamda yardım ettiği ve oyunculuğu sevdirdiği için ilk sunbeam olmuştur.” (11) (12)

Good Good (SBS, Nisan 2000)

Because of You (MBC, Nisan-Ekim 2000)

Ji Sub burda yine yan rolde sanırım, zira mbc’nin hazırladığı şu absürd sayfada kendisinin bir fotosuna rastlamadım, sadece orda oynadığından eminiz 😀 Söylemeden edemicem Coffee House’dan bildiğimiz Kore’nin Nihat Doğanı Jung Woong In’de bu dizide oynamış 🙂 (13)

Because of You (MBC, Nisan-Ekim 2000)

Evet çingularım bugünlük de bir  Ji Sub’un Biyografisinin sonuna daha geldik 🙂 1 yazıda bitirecektim sözde ama her defasında başka bir yazıya daha sarkıyor gördüğünüz gibi 🙂 Velhasıl 3. Bölümde bitecek inşallah, o zamana kadar kendinize iyi bakın…

Sıradaki yazı;

3. Bölüm: 2000 – 2011