MiM: K-Drama Ödülleri

Hayatımızı şenlendiren ve

        Buncacık insanı nette buluşturup kaynaştıran

                  K-Dramalarımız için hazırladığımız

                                 Ödül Törenine Hoşgeldiniiiiz 😀

Yine bana eğlence çıktı gördüğünüz gibi 😀 Pek muhterem kok Egosantrikrapsodyşi bana kalbi kadar temiz bu güzel mimi paslamış,  bende azıcık rötarlıda olsa kolları sıvayıp organizasyonumu yaptım. (EDİT: Utana sıkıla söyleyeyim geç de olsa Kore Delisi arkadaşım da yollamış bana bu güzel mimi :S Çok geç gördüm üzgünüm canım, mianhadaaaaa )

Cici bicilerinizi giyip umarım sizde bana katılırsınız, bakınız kırmızı halınız bile hazır 🙂 Korenin en yakışıklı 2.nesil varisleri yani dizilerimizin vazgeçilmez esas oğlanları da duymuş benim Ödül Töreni’ni, gece gündüz  demeden arayıp duruyorlar vay efendim ben sana şöyle sponsor olurum, en saygın terzileri ayağına getirir tek tek elceğizleriyle sana ipekten elbiseler diktiririm diye… Amma velakin, ben öyle müsrif insan değilim, sağolsunlar varolsunlar yine de amma ben blogumda mütevazi şekilde mim olarak yayınlasam yeter,  ha çok ısrar ederseniz bir akşam yemeği yiter dedim, nassı iyi demişim di mi? 😛 😀 😀 Hayali bile güzel şaka maka 🙂 (Dizilerdeki gibi 2.varislerin varlığına inanmıyorum tabi ehehhe 😀 bizim hoj aktörlerle yemek güzel olurdu diye şey ettim 😀 )

Neyse bu kadar laf kalabalığı yeter, ödüllerimize geldi sıra…

GİTTİ GİDİYOR…

En Şaşırtıcı Drama Ödülü… Mawang beni şaşırtan ilk kore dizisiydi, Kore semalarında acemice kanat çırpan bir kuştum o zamanlar belki ondandır diyeceğim ama cidden değişik bir diziydi 😀 Lost vari karakterlerin geçmişteki ilişkileri, sonra tarot kartları gibi gizem dolu bir kaç ayrıntısıyla beni içine çekmişti, üstelik ben o sonu hiç beklemiyordum yaf…  Belki sizin için bu diziden daha şaşırtıcıları da vardır ama benim için Mawang en ilginciydi…

En Sıkıcı Drama Ödülü : Kolay kolay sıkılmam ama Mary Stay Out All Night beni yedi bitirdi, Allahtan aydınlık sahne çekimleri ve şarkılar güzeldi de sonunu getirebildim ne diim, tamam tamam bir de Jang Geun-Suk’un bi tarafına özenle sabitlenmiş şeytan tüyünün de diziyi sonuna kadar izlememdeki payı büyük! İtiraf ettim tamam dağılabiliriz 😀

En Şeker Drama Ödülü : My Girlfriend is a Gumiho, Greatest the Love  ve Protect the Boss dizileri en şeker dizilerdi…

-Dok Go Jin’in askeri ceketine dikkat, siz de benim gibi bir Türk bayrağı görüyor musunuz? 😉

En sürükleyici Drama Ödülü: Cain and Abel, bu dizinin üstüne tanımam JiSub’ın dizisi diye de söylemiyorum, her türlü ekşın vardı yeminle 😀

 

En Klişe Yıkıcı Drama Ödülü: Coffee House ve  Coffee PrinceCoffee Prince’i Kore Dizilerine alıştırmak istediğim arkadaşlarıma izletiyorum, bu bakımdan tam bir klişe yıkıcı 😀 Evvelden İngilizce olmayan hiç bir yabancı diziyi izlemeyenler bu diziyle kendini aşıyor 😀 E bir de tabi Gong Yoo faktörü var 😀 Coffee House ise deli gibi güldüğüm bir dizi olmakla beraber hafiften çatlak esas oğlanlara hazırlık dizisi oldu benim için 😀 Daha başka ayrıntılarda var tabiki ama söylemem 😀 lütfen izleyin izletin diyorum 😀 

En Komik Drama Ödülü: Kore dizilerinin müptelaları çok iyi bilir ki her Kore dizisi kendi içinde komik olma potansiyelini taşıyabilir, kimisi kasten komik olma çabasındadır kimisi ise istemeden 😀 Bilerek ve isteyerek hazırlanmış komedi dizilerimizden bir 3lü seçecek olsam da ahanda bunları seçerim 😀  Coffee House, The Greatest Love ve  Protect the Boss. Ve bunlara ilaveten artık Secret Garden‘dan bahsetmeye başlayabilirim sanırım 😀 Aslında en klişe yıkıcıya da koymak gerekirdi ama zaten fantastik olduğu için dizi tee başından ben klişe yıkarım diye bas bas bağırıyordu. Diğer taraftan arıza esas oğlanımız ve onun arıza kuzeni Oska bizi yerlere yatırdığı için Komedi de üstüne düşüni layıkıyla yaptı kanımca 😀

En Acıklı Drama Ödülü: Misa (i’m sorry i love you), The Snow Queen, Mawang ve gidişata bakılırsa Scent of a Woman 🙂 An itibariyle 12. bölümdeyim de 🙂

En Yakışıklısı Bol Drama Ödülü: Açıklamaya bile gerek duymadan The Coffee Prince ve Boys Over Flowers (Kim Hyun Joong’un o hayalet hallerini saymıyorum, yan karakterler bile yakışıklıydı ama 🙂 ) 😀


En Güzeli Bol Drama Ödülü: Hikaru’nun seçimine katılmamak elde değil bende The Woman Who Still Wants to Marrydeki kadınların güzelliğine ve özgüvenlerine bayılmıştım (Bkz peşpeşe 3 fotoda ana karakterleri görebilirsiniz)  🙂 Bir de yine Boys Over Flowers diyorum ( Koo Hye Sun’u da bu kısımda görmezden geliyorum 🙂 Goo Joon Pyo’nun ablası ve nişanlısı hoş kızlardı 🙂 )… Son anda aklıma geldi Playful’daki bütün hatunlar güzeldi, esas oğlanın annesi bile 🙂


En Klasik Drama Ödülü:  My Fair Lady, şöförü ve aynı zamanda kahyası olan yakuşukluya  aşık zengin ve güzel bir kızın hikayesi… hmmm bence güzel bir klişe 😀

En değişik Drama Ödülü: Beethoven Virus ve  MiSa(i’m sorry i love you) Beethoven virus’ü izledikten sonra kendime acımaktan vazgeçmiştim 🙂 Üstelik klasik müzik hakkında çok güzel bilgiler veriyordu. MiSa ise müziklerle sahnelerin en uyumlu olduğu filmdi benim için, çok da güzel vurucu sahneler vardı…

En felsefik Drama Ödülü: : Hayatın anlamını sorgulattığı için 49 Days, toplumu ve yönetimi sorgulattığı için Sungkyunkwan Scandal, kendimizi ve hayallerimizi sorgulattığı için de Beethoven Virus

En gerçekçi Drama Ödülü: Dating Now, Triple, The World Within ve Beethoven VirusAdı üstünde en gerçekçi dizilerdi, sanki tanıdığınız biri oturmuş karşınıza kendi hayatını tecrübelerini anlatıyordu. Kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz çok güzel diziler bunlar.

En Masalsı Drama Ödülü:  Andersen masallarına gönderme yaptığı için My Girl Friend is a Gumiho ve Secret  Garden, eski Kore saltanatını günümüze taşıdığı için Goong ve My Princess

En tatlı çifti : Coffee Prince çifti 😀

En tatlı 1.erkek : Dugın dugın eden kalbi ile Dok Go Jin (The Greatest Love)

En tatlı 1. kız: Gumihoooo (My Girfriens is a Gumiho)

En tatlı 2. erkek : Oska Oska Oska! (Secret Garden)

En tatlı 2.kız :Tabiki  Seo Na-Yoon  😀 (Protect the Boss)

En Güzel Kostümler:Şimdi farkettim de ben hiç kıyafetlere fazla dikkat etmemişim. Hayal meyal hatırladığım kadarıyla My Princess‘deki ve Playful Kiss’deki kızların kıyafetleri güzeldi 😀

En Güzel Müzikler: Beethoven Virus OST, Winter Sonata OST, MiSa OST ve Scent of Woman OST, düşündümde say say bitmez bu liste 🙂… Son olarak  Mawang‘ın tema müziği JK Kim Dong Uk – Don’t Love Me (Sarangahaji Marayo), aynı amca Scent of a Woman dizisinde de Bucket Listi söylüyor.

En Başarılı Diziler (top 5):

1 – Beethoven Virus

2 – Mianhada, Saranghanda (MİSA)

3 – Coffee Prince

4 – Sungkyunkwan Scandal (SKKS)

5 –  49 Days

En Keyifli Diziler (top 5):

1- My Girlfriend is a Gumiho

2- Protech the Boss

3- Coffee House

4- The Greatest Love

5- Boys Over Flowers

Mansiyon :I’ll Teach You Love … Yoksa hala izlemediniz mi? 😀

-BİTTİ-

Sonunda bitirdim mi ne ? 😀 1 haftadır iki arada bir derede gidip gelip bu mimi yazmaya çalışıyorum 😀 Ama güzel oldu sankim 😀

Yayında ve yapımda emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür eder, keyifli bir hafta geçirmenizi dilerim 🙂

Bir sonraki mime kadar kendinize iyi bakın 🙂


Coffee House… Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır :)

Coffee House – 2010

Ailenizin işlettiği ufak kafeye bir gün karizmatik ve kibar bir yazar gelse n’aparsınız? Ağzınız beş karış kala kalırsınız di mi 🙂 Bu durumda bir imza alıp, bir pozcuk hatıra fotoğrafı da çektirdiniz mi sizden mutlusu olmaz sanırım.

Tabi bu şanslı gününüzdeyseniz olabilecek bir şey. Eğer her zaman ki gibi sakar ve şanssızsanız başınıza şöyle bir şey de gelebilir; barista olabilecek kadar iyi bir damak tadına sahip güzelim yazarınıza berbat bir cappucino hazırlarken eski erkek arkadaşınız dükkana dalıp size saç baş yoldurtabilir, kovmaya çalışırsınız yine de gitmez sizde kendinizi kafenin tuvaletine kapatırsınız. Böylelikle eski erkek arkadaş pes edip gider, ama o da ne tuvalet kapısı tutukluk yapmış, kaldınız mı öyle içerde, sevgili yazarınız da hala kafenizde sizden bir bardak cappucino beklemektedir hala 🙂 İmza almak için iyi bir gün olmadığını artık idrak etmişsinizdir, ama ondan yardım istemek gibi başta mantıklı gelen ama sonrasında pişman olacağınız bir fikir gelir aklınıza, altüstü kasanın yanında duran cebinizden babanızı olmadı, babaannnenizi o da olmadı kardeşinizi arayacak ve bütün her şey hallolacaktır.

Ama işte şanssız gününüzdesiniz ya, hiç biri telefona bakmaz, onun yerine bir çilingirci çağırtırsınız. Oh neyse ki gene yırttınız, çilingirci geldi mi sorun kalmayacaktır. Ve çilingirci gelir aynı anda da kafeyi teyzeler basar, kibar yazarımız mecburen müşterilerle ilgilenirken, siz gene şeytanın oyununa gelirsiniz. Çilingirci kapının dışında alet edavatını çıkarmışken sizinde birdenbire bağırsak faaliyetleriniz aşka gelir. Tam siz işinizi görürken, çilingircide kapı kulbunun işini görmüştür. “Tanrım bu bir kabus” dediğinizi duyar gibiyim, bu sahneye bir de yazarı eklerseniz, yerin dibine girmenin dayanılmaz hafifliğini bizzat yaşamış olacaksınız.

Dizimiz de işte aynen böyle başlıyor, 18 bölüm sonunda da birdenbire bitiyor, kahkahalarınızda yarıda kalıyor. So Ji Sub nedeniyle dramdan drama koştururken böyle komik bir diziyi izlemek çok iyi geldi açıkçası. MyDestiny sağolsun, bana bu diziyi o tavsiye etmişti. Harici diskimde sorun çıkıp bütün verilerim “raw”a döndüğü için bir an çılgına dönmüştüm, ama verileri kurtaracak programı bulduğumda SJS arşivimin yanında bir de bu diziyi kurtardığım iyi olmuş. Coffee Prince ve My Girl’e güldüğümden daha çok güldüm bu diziye … Dizinin oyuncuları sırasıyla;

Yazarımız Lee Jin Soo (Kang Ji Hwan)

Yazar Lee Jin Soo

Rough Cut’ta ilk defa izlemiştim kendisini, dramda iyi olduğu kadar komedide de iyi olduğunu bu dizide görmüş oldum. Bir de ilk defa Koreli bir erkeğin kıkır kırkır güldüğüne tanık oluyorum, normalde Koreliler hapşırıklarını tutar gibi kahkalarını içine ata ata güldükleri için, Kang Ji Hwan esaslı bir kahkaha attığında çok sevindirik oldum niyeyse, sanki Koreli değil de Türkmüş gibi geldi, hatta Tatar olduğunu bile düşündüm 😀 Sekreterini her defasında keklemesi de ayrı bir gırgır şamataydı. Yazdığı romanın taslağını okurken ayağa kalkıp tiyatro sahnesi gibi sergilediği bir sahne var, Allahım ne çok güldüm o sahneye, belli ki Ji Hwan bile gülmemek için zor tutmuş kendini 🙂

Sekreter – Radyo Yazarı Kang Seung Yeon (Ham Eun Jung)

Sekreter Kang Seung Yeon

Deli gibi güldüm bu kıza, yazarımız onu parmağında döndüre dursun, öyle bir an geldi ki “dinsizin hakkından imansız gelir” misali kızımız da onu sonunda çözmeyi başardı. Yine de çok zaman ağzı beş karış açık kaldı, gözümün önüne o sahneler geldikçe hala gülüyorum 🙂

Eun Jung’u Dream High dizisinden ve üyesi olduğu T-ara grubundan tanıyordum. Hello My Teacher’da bile oynamış ama ben hatırlamıyorum o ayrı 🙂 Coffee House’dan sonra Dream High’da rol alması popülerlik açısından iyi olmuşsa da yine de esas olarak Coffee House’daki rolü onu oyunculuk mertebesine taşımış, ben olsam oyunculuk kariyerime Dream High gibi şaşalı projeler yerine Coffee House gibi tecrübeli oyuncu kadrosuna sahip dizilerden devam ederim. Çok sevdim kendisini…

Sunbae Han Ji Won (Jung Woong In)

Sunbae Han Ji Won

İlk defa gördüğüm oyunculardan biri, dizinin olmazsa olmazı, esprilerinden çok kendisine gülüyorsunuz. Nihat Doğan’ın kore şubesi öyle söyliim, çok defa suratına yapıştırasınız geliyor.

Yayınevi Müdürü Seo Eun Young ( Park Si Yeon)

Yayınevi Müdürü Seo Eun Young

My Girl dizisinde oynadığı karakter çok uyuzdu ama o zamanda bana çok sempatik gelmişti, şimdi bu diziyle daha bi sevdim. Yüzüne yaptırdığı gereksiz estetiklere rağmen çok sempatik ve güzel kız, ses tonu da çok hoş. Sunbae ile olan sahneleri çok eğlenceliydi.

Seung Yeon’un Babaannesi Hong Bong Nyeo (Kim Ji Young)

Seung Yeon'un Babaannesi Hong Bong Nyeo

Yazarla olan diyalogları beni kırdı geçirdi, keşke benim babaannemde böyle olsaydı:)

Yayınevi Kafesinin Müdürü Kim Dong Wook (Park Jae Jung)

Sekreter : Jin Su bizimle dondurma yemeye gelir misin? - Dong Wook: (bakışlara dikkat yazara gelme sakın diye mesaj veriyor 🙂 ) - Yazar Jin Su: (arkası dönük ama mesajı alıyor 🙂 )

Sekreterimize aşık, kore dizilerinin vazgeçilmezi tipik 2. Esas oğlan 🙂 Zengin değildi ve ağır bir aksanla konuşuyordu ama çok kibar ve ağırbaşlıydı (daha ne olsun). Koreli kızlara göre şivesi kesin rahatsız edicidir, ama ben nerde köylü aksanıyla konuşan bir karaktere rastlasam acayip hoşuma gidiyor (Dream High’da Song Sam Dong ve annesi, burada da müdür).  Bir de bu müdürümüz öyle kıskanç ki, yer yer yazarımızı bakışlarıyla öldürdü resmen, 7. Bölümde süper üçlünün sinemaya gittiği bir sahne var, o sahnelerde yerlere yattım 🙂 🙂

Kahve ve Kupası

Kupaya dikkat 🙂

Yazarımız çok titiz, kendi yaptığı kahvenin dışında kimseninkini beğenmez, a bir de müdire yaparsa içer. Sekreterin hiç şansı yok o yüzden, kaç defa kızın yaptığı kahveyi geri tükürdü, ama tükürürken bile çok asil duruyordu, 😀 nasıl becerdi bunu bilmiyorum, iyy iğrenç demedim hiç ilginç yani 🙂

Kahve kupasına da bayıldım, acaba kahvenin soğumasını da önlüyor mu, internetten bir araştırmak lazım… hooop araştırdım ve bulamadım :S

Kalemler ve Kutusu

İşte o kalemler ve kutusu 🙂

Kurşun kalem deyip geçmeyin yazarımız için ayrı bir uzmanlık konusu bu, ayrı bir teknik geliştirmiş haspam, başkasının açtığı kalemleri kabul etmiyor, kızın canı çıktı tekniği kapana kadar, en son mikroskopta inceledi de öyle çözdü olayı 🙂 Bu kalem kutu seçimi ise Ji Hwan’a ait, oynadığı karaktere uygun olarak ordu memurlarının sıkça kullandığı bu kalem kutuyu kullanmak istemiş, hakkaten cuk oturmuş 🙂

Sarışın (nassı yani dediniz duydum 🙂 )

Sarışın!?!

Birileri Koreli-Japon-Çinli üçlüsünü birbirine karıştırınca, “yahu nasıl karıştırırsınız hiç benzemiyorlar bile” diyerek uzun uzun nutuk çekiyoruz ya, aynı şey onlar içinde geçerli sanırım, Korelilerde her sarışını güzel sanıyorlar 😀 Bunu “You’re Beautiful”da Jeremy’nin sevdiği İskoç prensesi diye gösterdikleri çakma güzel sarışın ile önceden fark etmiştim ama bu dizide bir kez daha bi dank etti 😀 Yahu hiç mi Hollandalı, İsveçli kız görmemiş bunlar cırt cırt 🙂

Müzikler

Dizinin müzikleri çok güzeldi, ama bir şarkı vardı ki beni çocukluğuma götürdü… New Kids on The Block’un Step by Step’i 🙂  ezberlediğim ilk İngilizce şarkıydı ve çok komik bir sahnede duyunca daha bir eğlendim açıkçası. Bunun dışında şu şarkıya da bayıldım.

Çok eğlendim izlerken, umarım sizde izleyip beğenirsiniz, Coffee Prince’den bile daha komikti, hatta My Girlfriend is a Gumiho’dan bile komikti. Diziyi izlemek için şu adresten faydalanabilirsiniz.

İyi Seyirler