Ordasın Biliyorum…

Bir buçuk seneden fazla olmuş uğramayalı ama beni buralara kadar sürükleyen ve hayatıma çok değerli insanlar katmamı sağlayan iç sesim hala duruyor biliyorum. Peki sen neredeydin diyenler olacaktır tabi 🙂 Hemen cevap vereyim insan içine karışmaya, toplum içindeki yerimi anlamaya çalışmakla meşguldüm. Ama yok bana göre değilmiş 🙂 Malum iş hayatına atıldım… amme hizmeti, geçim derdi derken bir kişilik deformasyonuna uğradım sanırım. Halbuki dağlar kızı Heidi gibi koşarak gitmiştim buralardan …

august-landmesser-1936

Ne mi oldu sonra, bir bakmışım ki Hitler Almanyasında Nazi selamı vermeyen o meşhur  August Landmesser’ın fotoğraf karesinde görülen kalabalıktaki değersiz bir insan olup çıkmışım, nasıl sinmişsem artık. Belki yanlış mesleği seçtim bilmiyorum. Ama bazı konularda hayal kırıklığı yaşadığım gibi çok büyük dersler de çıkardım. Hayattan zevk almak mı istiyorsun? evinde yurdunda arayacaksın mutluluğu, iş ortamında o iş olmuyor. İdealist yanımı da kaybettim sanırım ya da nadasa çektim onu da bilmiyorum. Ama şu fotoğrafta kendimi dairenin içinde değil de dışındaki ezik kalabalıkta buldum ya, bundan daha büyük bir hayal kırıklığı olamaz benim için.

Bu duruma kendi kendime çareler arıyorum tabiki, bir ömür depresyonlu kalamam ya… Kafayı ıslah etmek lazım, ruhu dinlendirmek, yine yeniden kendini sevmek lazım. İnsan kendini kaybettiğinde okuduğu her kitapta, izlediği her filmde kendini arar oluyor. Sahi ben nelerden hoşlanırdım, neye üzülür neye kızardım? Bunları tekrar keşfetmem gerekiyor.

Neyse ki iç sesim tamamen susmadı…

Ordasın biliyorum. Hadi biraz da bana beni sen anlat!