MiM: Geç Kaldığım Cevabını Bekleyen Sorular…

Herkese Merhaba,

Yıllardır bloga yazmamış gibi hissediyorum, dizi veya filmlerden uzun uzun bahsetmeyeli çok oldu ama mimler sağolsun blogun tozunu atmama yardımcı oluyor. Blogları artık takip edemediğim acı bir gerçek ama henüz unutulmamanın verdiği dayanılmaz hafiflikle mim yazmakta ayrı bir güzel.

Elimde şuan 3 devasa mim var, hepside tam bir soru yağmuru, tüm soruları cevapladığımda herhalde içiniz dışınız kaktüs olacak 😀 Blogumu da bu yazının akabinde kapatacağım zati 😛

Şaka bir yana ilk röportajım geliyor…

Blog Röportajları

Kore-Delisi çingum teeeeğ haziranda bana paslamıştı bu mimi amma velakin benim şaftım kaymıştı o aylarda 27 temmuzdaki blogumun 2.yıl yazısını bile yazmayı unutmuşum siz düşünün gerisini 😀

Neyse efendim, geç olsun güç olmasın… Başlıyoruz.

Sorular

1. Blog deyince aklına ne geliyor?
Terapi… Dizi, film seyredip üzerine konuşmak gibisi yok, 2011 bu açıdan benim altın yılımdı her halde, kendimi çok kötü hissettiğim bir dönemde yeni bir çevre yeni arkadaşlar kazandırdı. Bunu sürekli dile getiriyorum belki ama olayı rekabete dökmediğiniz takdirde burası sizin için tam bir terapi noktası olabilir.
Saatlerce bloglarda dolaşıp yorum yapmayı çok özlediğimi de belirteyim :S
2. Sence bloglarda en çok ne paylaşılıyor?
Dönem dönem değişiyor, eğer bir blogger zincirinin içinde iseniz kendi kendinize bir konu bulup yazmak yerine ortak merak saldığınız şey üzerine yazmak çok eğlenceli, meksika dalgası gibi bir blogdan diğerine koştururken zamanın nasıl geçtiğini de anlamıyorsunuz.
takeasmile
3. Paylaşımda bir sınır olmalı mı?
Kendinizi nasıl özgür hissediyorsanız öyle yazmalısınız aslında ama şahsen aşırı bunalım takıldığımda yazıyı baştan sona tekrar gözden geçirip sanki üzerine yazdığım konu beni hiç etkilememiş hiç sarsılmamışım gibi yazıyı toparlamak yada araya komik şeyler sıkıştırmak gibi bir  tavır takınma ihtiyacı duyuyorum. Yalandan da olsa o an herşeyin üstesinden gelmiş gibi davranmak iyi geliyor, kendimi daha güçlü hissediyorum.
4. Sence neyi paylaşırsa bir insan aşırıya kaçmış olur?
Herşey paylaşılabilir fakat üslup önemli burada. Saatlerce oturup rakı şişesinden de bahsedebilir insan ama ” rakı şişesinde balık olsam” cümlesini kurabilmek daha önemli sanırım. Sıkmadan yazabilmenin yanında bir de günlük sıkıntılarından uzaklaşmak için blogunuza sığınan insanları düşünmenizde de yarar var, iç sıkan bir konuda bile olayı olumlu bir noktaya taşıyıp yazıyı bitirmek en iyisi kanımca.
5. Blogunun ismi nereden geliyor ve hangi konularda yazıyorsun?
Blogumun ismi Pasta(2009) dizisinin 9.bölümünde geçen bir replikten alınma, Alex Choi’nin canlandırdığı Kim Sam karakterinin kaktüslere olan ilgisi ve bu özel ilgisini anlattığı bölüm çok güzeldi 🙂

Kaktüslerin çiçek açması, birkaç yıl alır.

Neredeyse kendini öldürecek bir kuruma sürecine girer,son anda çiçeklerini açar.

Ne için var olduklarını bilir, sonuna kadar hayatta kalırlar.

İlk yazmaya başladığımda özellikle k-dizilerinden ve nostaljik şarkılardan bahsetmeyi seviyordum, sonra ne olduysa So Ji Sub kitapçığına evrildi blog, derken biraz biraz normale dönüyordum-ki iş hayatı blogumu ezdi geçti, şimdi mimden mime terapi görüyorum okadaa 😀

blogging

6. Benim blog yazarlığım hakkında ne düşünüyorsun? 7. Blogumu takip ediyor musun? İtiraf et. 😉

Bu mimi kore-delisi pasladıydı demiştim, kendisi aslında wordpress’den blogspot’a transferdir. WordPress amcanın çıldırıp blogları tek tek kapattığı bir dönem vardı, kore-delisi’nin de bir anda kapandı blogu, hiç açmamayı bile düşünürken son bir kararla blogspota geçti diye hatırlıyorum o dönemi, benimde hikaye blogumun başına gelmişti aynı durum, hal böyle olunca herkes 1-2 ay blog spota yedekledi wordpressdeki yazılarını ama zamanla tembellik baş gösterdi ve o sinir bozucu durum unutuldu gitti. Kore delisi’nin blogu wordpress’deyken daha çok takip ediyordum, blogspota geçtikten sonra araya kopukluk girdi malesef ama gördüğünüz gibi mim gibi konsept yazılar sayesinde bağı koparmıyoruz 🙂

8. Bloguma 10 üzerinden kaç puan verirsin? Gelecek için bana tavsiyelerin neler?

Kendi bloguma 1 veriyorsam sana 10 veririm, ben daha bannerimi bile kendim yapamıyorum böhüüü :S Halbusem ne küzel mydestiny’den ders almaya başlamıştım, yalan oldu banner filan 🙂 Şaka maka blogspotı bir ben kullanamıyorum galiba, şekilden şekile sokuyorsunuz bloglarınızı en çok buna imreniyorum.

Soru-Cevap 9 (Ödül Mimi) / Liebster Award

Bu mim’de hem Harmony’den geldi hem de Nefertiti’den 🙂 Konsept şöyle efennim ; “Sana sorulan 11 soruyu cevapla, kendin hakkında 11 gerçek yaz, yeni 11 soru yaz ve bunu takipçi sayısı 200’in altında olan 11 bloggera pasla.” Bunu yaparken mutlaka ama mutlaka Liebster Logosunu da yazımızda kullanmalıyız 😉
liebsterawards
1) Bir arkadaşın (A) başka bir arkadaşının (B) arkasından kötü şeyler konuşuyor ve bu konuşmaya sen de şahit oluyorsun. Ve A, B’nin en yakın arkadaşı. Duydukların karşısında ne yaparsın?
Arayı yumuşatmaya çalışırım ama ne olur ne olmaz diye kötü konuşan kişiyle arama mesafe koyarım. Malum bugün yakın arkadaşının arkasından konuşan yarın benim hakkımda da konuşur.
breakfastclub
2) Oyuncu-şarkıcı vs. olmak istiyorsun ve o alanın uzman kişilerinden biri seni keşfetti, ünlü olma konusunda seninle ve ailenle konuşmak istediğini söyledi. Tepkin ne olur?
Bu kadar çok dizi-film izlemeyi bırakırım zira hayal dünyam bana bir oyun oynamaya başlamış…. Oyuncu-şarkıcı olmalar birinin beni keşfetmesi filan… Olacak iş değil bu 😀
hero

3) En çok hayalini kurduğun şey ne?

Gamsız bir hayat istiyorum 🙂 Düzenli bir gelir, iyi bir iş ve anlamlı bir hayat! daha sayayım mı? 😀

life

4) Rüyanda gördüğün şeylerin gerçek hayatta da karşına çıktığı oldu mu?

Bire bir çıktığı hiç olmadı ama, şuandaki işime başlamadan önce rüyamda denize bakan bir yerde işe başladığımı görmüştüm ve sonra gerçekten denize bakan bir yerde işe başladım 🙂

5) Şu an hangi şarkıyı dinliyorsun?

3-4 gündür sabahları sürekli bu şarkı dilime dolanıyor. İlk kez boys over flowers’da Geum Jan Di‘den dinlemiştim, sonradan araştırınca öğrendim ki bu şarkı Kore’de bir nevi Sezen Aksu şarkısı vari bir etkiye sahipmiş. Orjinalini Sim Soo Bong adlı bir bayan söylüyor, o versiyonu da çok güzel. Ju Ji Hun’un kendine fransız söylediği bir versiyonu daha var hatta,  The Naked Kitchen filminde bu şarkıyı fransızca okumuştu, bayılmıştım ilk duyduğumda.  Nette fransız bir arkadaş şarkının sözlerini Fransız olmama rağmen zor anladım diye yazmış gerçi ama bilmeyen için Ju Ji Hun’un sesi kulağa çok hoş geliyor Bkz  😀 Aşağıdaki de benim en çok sevdiğim versiyonu, Horan seslendirmiş.

Horan – I don’t know anything but love (Boys Over Flowers OST)

6) Yabancı bir ülkeye çıkacaksın, bavuluna kıyafetler dışında 3 şey koymana izin veriliyor, onlar ne olur?

Aklıma laptop ve fotoğraf makinası dışında hiç bir şey gelmiyor.

7) Asla yapmam diyip yaptığın şeyler neler?

Büyük konuşmayı sevmediğim için bu tarz bir şey başıma gelmedi ama bu işi de mi ben yapacağım diye hayıflandığım bir ton şey yaptım (eşek gibi) 😀

8) Canın çok sıkkın, dün aldığın çikolatayı yeme ümidiyle dolabı açtın. Ama yerinde değil! Ne olacak şimdi?

Biraz sinirlenebilirim ama biraz 🙂

dont say no to panda

9) Yolda sakin sakin yürüyorsun. Karşıdan gelen bir çocuk seni parmağıyla göstererek gülmeye başladı. Neden olabilir?

Memlekette deli çok, ben de ona güler geçerim 🙂

10) Mektup arkadaşın var mı, yoksa olmasını ister miydin?

Yok ama onun yerine nette tanıştığım arkadaşlarla muhabbet ediyorum 🙂

Veeee son olarak;

11) Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan? Sevincli

Ne olduğun önemli değil ne olacağın önemli, her halukarda ikisi de afiyetle yenir 😀

1- Sevdiğin hoşlandığın birisi var. İlgisinin farkındasın. Ama ilk adımı bir türlü atmıyor. Dayanamıyorsun artık. Ne yaparsın?
İşlerine gelince öyle bir kararlı adım atıyorlar ki şaşarsınız(siz istemeseniz bile), o yüzden hiç müdahale etmem,  çok istiyorsa elbet bir gün açılır 🙂
dare
2- Sihirli bir lamba buldun. Tek bir dilek hakkın var. Ve bunlar sonsuz dilek hakkı ve maddi anlamda zenginlik olamaz.
“Şans benden yana olsun” diye diledim mi gerisi de gelir 😀 Çok mu uyanığım ne 😀
magic
3- Zamanda yolculuk etmek için tek bir hakkın var. Hangi zamana neden gitmek isterdin? Yada gitmek ister miydin?
Üniversite dönemime gitmek isterdim, şöyle bir güzel kendi kullağımı çeker, akıllı ol cesaretli ol der geri dönerdim 😀
4- Çok önemli bir iş görüşmesinde, yemekte yada misafirliktesin. İstemeden gaz çıkardın? Ne yapacaksın?
Neden bahsettiğinizi bilmiyorum (direkt inkar 😀 )
smile
5- Çok sevdiğin ve görmek istediğin aktör, şarkıcı yada ünlü birisi bilet sırasında önünde dikiliyor. Ve hiç kimse onun orada olduğunun farkında değil. Ne yaparsın?
Anyonghaseyooooooooooo diye başlar, kardeş ülke, imza vs muhabbetleriyle ortalığı canlandırırdım tabiki 😀
6- Çok lüks arabası olan çok çok zengin ve bekar birisi sana arabasıyla hafifçe çarptı. Ne yapacaksın peki. Şu videodaki gibi mi yapacaksın  yoksa birşey olmamış gibi mi davranırsın?
Bu nasıl bir sahnedir 😀 Sizde farkettiniz mi bilmiyorum ama amcaya zaten çarpmışlar galiba aksak aksak yürüyürdü sahnenin başında bile 😀 filmin çekimlerinden sağ salim kurtulmuştur umarım 😀
Sorumuza dönersek… Trafik canavarının  zengini fakiri olmaz, hiç torpil yapamam oracıkta ağzıma geleni sayarım 😀 Lüksmüş zenginmiş pehh, canımdan kıymetli mi aaaağğ
7- Çok kalabalık bir mekanda cadde yada büyük bir cafe gibi bir yerde birden etrafından SWAT polisleri uzun namlulu silahları suratına doğrultup hep bir ağızdan ‘Eller yukarı’ ‘yat yere yat yere’ diye bağırmaya başladı. Ne yapacaksın?
Kamera ne tarafta 😀
8- Eğer teknoloji televizyonların içinden istediğimiz dizi yada filmin içine girmemize imkan verecek kadar gelişseydi hangi dizi yada filmin içine girmek isterdin?
9- Çok önemli biriyle yemektesin mesela başbakan. Yediğin yemekte kıl var. Tepkin ne olacak?
Tabakları değiştiririm 🙂
10- Tam babanla okula, işe yada gezmeye giderken önüne adamın-kadının biri fırlayıp sana ilan-ı aşk etmeye başlıyor. Açıklamanı duyalım. Babana yani 😀
Yaş 30 olunca pek de bir kriz olmuyor böyle bir durum biliyor musunuz? 😀 Tanıdık biri değil ise güler geçeriz büyük ihtimal 🙂
smilee
11- Bir sabah uyandın ve artık internet ve telefon diye birşey yok. Sonsuza kadar yok olmuş. Tepkin ne olur?
Batsın bu dünyaaağğğ 😀
lifegoeson

Kaktüs Hakkında 11 Gerçek…

Not: Ben  bu kısmı yazmayı unutmuşum beya 🙂 Hatırlattığı için Sonbahar’a teşekkürler 😉

1- Ailenin en küçüğü benim, ben hariç ailemdeki herkes lider ruhludur. Bu durumla iyi başa çıkabildiğimi düşünüyorum, dolayısıyla sosyal çevremde de girişken insanlarla  çok rahat anlaşabiliyorum. Liderlik yarışına girmeden grup çalışmasınada çok çabuk adapte olurum (iş hayatında çok işime yarıyor).

2- Belirsizlikten hiç hoşlanmam, anı yaşayan bir insan da olamadım hiç bir zaman. Bir işe başlarken o işin sonunu iyi görmezsem, bütün motivasyonum kırılır, halbuki bu hayatta  gözü kara insanlar her zaman kazanır, benim gibi sürekli temkinli olanlar değil! 🙂 Aynı  şekilde çalışmayı sevmeyen insanlarla uğraşmayı da sevmem, zorla onlara iş yaptırmakla da zaman kaybetmem kendim yapmaya çalışırım.  Başkasının hatasından dolayı başarısız olacağıma kendi yaptığım hatadan dolayı başarısız olmayı tercih ederim.

3- Kolay kolay kimseden yardım istemem, birisinden yardım aldıysam ve sonradan bütün işi kendi yapmışçasına yüzüme vurursa deli olurum çünkü.

4- Eskiden motivasyonum hep yüksekti, hayal ettiğim bir şey var ise onu elde edene kadar işin ucunu bırakmazdım. Kolay bir hayatımda olmadı ama bu huyum nedeniyle hep ileri baktım ve istediğimi elde ettim. Fakat son yıllarda bu durum bayaa bir değişti. Sürekli kendime bir A bir de B planı yapıyorum, hayat karşısında sürekli manevra yapıp ayaklarım üzerinde durmaya çalışıyorum ama nafile yine yerlerdeyim arkadaş. Bune beeğğğ :S

5- Aşırı arkadaş canlısıyımdır, insan sarrafıymışçasına herkesin iyi-kötü yanlarını bir bakışta görür ve onları öyle kabullendirim. Sonuç!? İyi niyetim çok kere suistimal edildi 😀 Artık iyilikten maraz doğar diyenlerdenim 🙂

6- Bir de galiba depresyondayım ama size bunu çaktırmamam lazım, buraya her şeyi unutmak için yazıyorum çünkü 🙂

7- Ekşi yemeklere içeceklere bayılırım. Turşu ve şalgam suyuna, üzüm yaprağından yapılmış zeytinyağlı sarmaya bayılırım, çiğ çiğ bile o yaprakları yerim 😀

8 – İşkoliğim, sakız gibi uzayan bir işim varsa o günün sabahında rüyamda bile o işi yaparak uyanırım. İşin kötü tarafı tam işi bitirdiğimi sandığımda kendimi tekrar yatakta bulurum( Zeyna’da da böyle bir bölüm vardı bkz zzz aynı ben :)), makyajdan belli olmasada çukur çukur olmuş gözlerle işi gitmemde cabası 😀

9- İzlediğim her diziden filmden bir ana fikir çıkartmaya çalışırım.

10- Çabuk sinirlenmezdim eskiden ama artık barut fıçısı gibiyim. Her an Medusa gibi  bakışlar fırlatırken görebilirsiniz beni 🙂

11-Zorbalığı sevmem, atarım geliyor!!! 🙂

BİTTİ

Ben bu mimi yazana kadar bütün arkadaşlar bu mimleri cevapladı galiba, o yüzden bir başka arkadaşa paslayamıyorum 😀 Zaten benim hazırlayacağım sorular iş  mülakatı soruları gibi olurdu 😀 Çok bir şey kaybetmediniz 😀

Bir sonraki görüşmeye kadar kendinize iyi bakın…

MiM: Geç Kaldığım Cevabını Bekleyen Sorular…” için 10 yorum

  1. Yeni gibi olmuş blog (: Yeni yazıyıda bulmuşum benden iyisi yok. Önce bir itiraf dönüp dönüp yeniden okudum yazıyı. Nasıl özlemişsem uzun uzun yazmanı. 😥

    Yokluğunda büyük olgunluk çökmüş üzerine 😀 Noluyor oğluum burada tepkisi koyar insan üç beş yerine (: Hep bir ben kendimden eminim, hayat bana güzel havası 😛

    Çikolatanın yerinde olmadığını gördüğünde hainin en yakının olması acısı çok derindir bilirim 😥 Senin verdiğin sakinlikte(!) tepki vermeyi isterdim bende. Oysa sadece “Amaa Anne yeaa” diyebiliyorum Bak acısı çöreklendi yeniden içime 😥

    Uzun uzun yaz hep yaz, kaktüsüm

    1. :))))) Anyonnnngggg
      Görüşmeyeli bayaa bir atraksiyon yaşadım yalan yok 😀 “Herkes çok akıllı bir ben salağım” dediğim çok oldu, o yüzden yukarıda bahsi geçen olaylar gerçekte de başıma gelse kılım kıpırdamaz yeminlen 😀 (Ve kaktüs burada bir eliyle ak sakalını burup, diğer eliyle alır asasını, başlar hayatın anlamını anlatmaya 😛 )
      Bizim evde ufak bir yiğen var, çikolatanın artıklarını bile vermeye tenezzül etmiyor, kızamıyorsunda yavrucağa 😀 ama abim filan yapsa acımam, yıkarım ortalığı, yüzüm kratere döndü son zamanlarda gerçi ama ossun, çikolata candır 😀

      😦 gündemi takip edemiyorum artıkın, ben bi yazı yazana kadar o konu eskiyor çoktan :S (ezik ben, yitik ben! ) yitip gideceğim bu yaban ellerde o olacak 😦 İnşallah şu blogun tozunu sağlam bir şekilde attırabilirim yine de, siz arkamda oldukça benim sırtım yere gelmez bilyorum 🙂

  2. merhaba sizi yeniden buralarda görmek ne büyük saadet anlatam 😀 takip ettiğim bloglardan bitaneside sizinki yalnız bişe dikkatimi çekti 11 li sorular miminde kendiniz hakkında 11 gerçeği yazmamışsınız neyse daha çok yazılarda görüşmek üzere hoşçakalın 🙂

    1. Merhaba Sonbahar 😀 Unutulmamak çok daha büyük saadet benim için, güzel sözlerin için çok teşekkür ederim o yüzden 🙂 Uzun bir aradan sonra yazmak bana da çok iyi geldi, bir de o 11 ayrıntıyı gözden kaçırmasaydım iyiydi 😀 ama yazıya ekledim sonradan 😀
      Tekrar teşekkür ederim, görüşmek üzere ^^

  3. selam nasılsın bana hakkındaki gerçekleri yazmadan önce teşekkür etmişsin rica ederm ne demek insanlık görevimdi 😀 yalnız ben senn geri dönüşün bi so ji sub yazısıyla falan olur diye düşünmüştm ama galiba sizin gibi yoğun blogerların kısada olsa geri dönüşünü mimler sağlıyor sanırm neyse umarım en kısa sürede uzunca bi postta görüşürz kendine çok iyi bak sevgiler 🙂

    1. Eskiden So Ji Sub’ı izlemek için 7/24 fan kulüplerinden çıkmıyordum, malesef şimdi internete bile zor giriyorum 😦 nerde eski makino be tey tey!
      filmlerini kliplerini izliyorum gerçi ama ben onlar hakkında yorum yazana kadar haber çoktan eskiyor 😦 o yüzden eskisi gibi ji sub haberleri hazırlayamıyorum, üzgünüm :S

      Tekrar görüşmek üzere, sen de kendine çok iyi bak, yine beklerim 🙂

  4. Özlemişim çingu yazılarını okumayı. 🙂 Ne zamandır nete giremedim, kendi blogum dahil takip ettiklerimi de feci boşladım.
    Daha da renklenmişsin, seviyorum böyle sevimli temaları. Çok güzel olmuş. 🙂
    Vakit bulup bol bol yazman dileğiyle. 🙂

    1. hepimize bir haller oldu, iş güç okul sınav derken perişan olduk 🙂 bende mim dışında yazı yazmaz oldum, ama tema değiştimek iyi oldu, bi tozunu atmışım gibi geldi yalandan da olsa 😀 😀
      inşallah şöyle arkamıza yaslanıp güzel güzel muhabbet ettiğimiz günlere geri döneriz bu yıl ne diyeyim, muhabbetlerin gerisinde kalmak çok dokunuyor biliiğ misin 😀
      çok öpüyorum oxoxo

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s