Mim: Bir Tutam Korece?

Bu seferki mimin konusu en sevdiğiniz Korece kelimeyi seçip aynı konseptte dizi, şarkı, resim bulup gerekirse aranjman yaparak siz sabırlı okurlara sunmak olacak 😀    Mimin yaratıcısı Oh-Yoon-Joo nam-ı diğer B-Cadısı, ahanda yazımız budur 😀  Başlıyoruzzz….

En sevdiğiniz KORECE kelime hangisi?

보고싶다 – Pogoşipda

보고싶다 – Pogoşipda – I miss you/I want to see you: İngilizceye genellikle “birini görmek istemek” şeklinde çevirselerde aslen “özlemek” fiiline tekabül ediyor 😀 Sık sık şarkılarda, dizilerde, repliklerde duymak mümkün.

Seçtiğim Şarkı

İlk kez Mawang OST’inde dinlediğim JK Kimdonguk amcayı bu defa da Scent Of Woman dizisinde dinledim bu yıl.  Bucket List adlı şarkısında bir “pogoşipıl” demesi var insanı derbeder ediyor 😀

Seçtiğim  Dizi

Shut Up Flower Boy Band 2012

Son izlediğim dizi Shut Up Flower Boy Band… Serminece‘nin tavsiyesi ile izledim, dizi liseli bir grup arkadaşın müzik tutkusu etrafında dönsede ağırlıklı olarak gerek aşkta gerekse arkadaşlıkta “sadakat”ı ön plana çıkarıyor. Başroldeki esas oğlan ve esas kızın arasındaki ilişki, her zaman birlikte olamayışlarından gelen özlem duygusu çok masumane şekilde işlenmiş. İzleyenler için diziden ufak bir bukle, henüz izlememişler amman dikkat SPOLIER!

Kwon Ji Hyuk (Sung Joon 성준) – Today 오늘은

Seçtiğim Resim

Bu yıl bir Japon dizisi beni çok şaşırttı, Rich Man Poor Woman’dan bahsediyorum 😀 Senaryoda sıkıntı yaşamasalarda dizileri görüntü açısından hep sönük kalırdı Japon dizilerinin ama bu defa Kore Usülü dizi çekerek gözlerimi yaşarttılar. Alışveriş sahnesi bile vardı o derece 😀 Hoş kötü çekseler ne olacaktı, dizide taş gibi Oguri Shun oynuyor, ben yine de izlerdim diziyi 😀 Oguri Shun demişken evlilik yaramış bu çocuğa, çok güzel aşık rolü yaptı bol bol gülümsedi sonra 😀 yemede yanında yat yani 😀 Aşağıdaki tüm giflerde dizide sevdiği hatunu özlediği sahnelerden bir bukle 😀 Yirim ben oni 🙂 (Credit Gif: amatteroftiming)

Oguri’cim bizde seni özlemiştik, bu diziyle karşımıza çıkman çok süper oldu bu yıl 😀 Darısı romantik komedi çekeceğim deyip bizi kandıran So Ji Sub’ın başına 😀

Şimdi geldi sıra mimi paslamaya 😀 2.kez de olsa Şizomizo‘ya paslıyorum gari 😀

Herkese İyi Haftalar…

Mim: 5 Şey

Makino’nun Çantasındaki 5 şey

Ahanda çantam budur! Sevgili Elipi Kore’den bizzat getirdiği için parçalanana kadar kullanmayı düşünüyorum 😀  Bakalım içinde neler var 🙂

Çin malı 🙂 ufak el çantam ki  5 fermuarlı gözü vardır kendisinin; flash bellek, anahtar, akbil, yedek  kulaklık ve  B (1,6,12) vitamini haplarımı içine koyuyorum. Vitaminleri yaz sonu 2 kere üst üste soğuk algınlığı geçirdiğim için “çok çalışıyorsun, dinlenmeye de vaktin yok galiba” diyen doktorum vermişti ama hastayken çok içmemiştim daha yeni kutuyu bitirmeye çalışıyorum 🙂 Cüzdanım olmazsa olmaz tabiki! Bir de ajandam ve küçük  hello kitty defterlerim 😀 İşle(!) ilgili herşeyi bu defterlere yazıyorum.

Saydım 5’i geçti ama biri olmazsa diğeri de olmazdı idare edin 😉

Odandaki 5 favori şey!

Odamı abimin odası ile değiştirdiğimden beridir, bir türlü şekil veremedim, eskiden bir karakteri vardı sanki 😦  artık benim için sadece uyuma yeri oldu :S  Sevdiğim şeyleri de hep dolapların yada çekmecelerin içine koydum. Arkadaşlarımdan aldığım hediyeler, notlar,  mektuplar, günlüklerim büyük bir çekmecenin içinde durur. Bir de uzakdoğu ruhunu hapsettiğim bir dolap var, Elipi’nin Kore’den aldığı Always OST’u, JYJ In Heaven albümü, SuJu’nun SPY albümü, JiSub takvimi, notluğu, JYJ çorabı(!), foto albümü 😀 vs , Hikaru’nun Amerika’dayken yolladığı Agatha Christie romanı Cat Among the Pigeons (Uzakdoğu ile bağlantısı Hikaru’dan gelmiş olması 😀 ), birde Carrefour’da indirimde gördüğümde aldığım Kore yapımı filmler var, sayısı şimdilik 3, tek bir tanesini duymuşluğum var o da The Good, the Bad, the Weird filmi ama daha izlemedim 😀 Bu arada bir ara Kore’den gelen ganimetlerimle ilgili bir yazı yazmak istiyorum 😀

Upss yine 5’i geçti 😀

Bu ay yapmayı planladığın 5 şey?

Bahtsız bedevi gibi iş yerinde bayram seyran haftasonu demeden nöbet tutmaya devam edersem büyük ihtimal 2013’e giremeden kendimi atacağım bir yerden 😀 Değil bu ay ne yapacağımı, akşam işten kaçta çıkacağımı bile kestiremiyorum artık. Ama içime “carpe diem” perisi kaçtı  son günlerde, misal geçen gün otobüs durağında Twilight Breaking Down part 2‘nin afişini gördüm(linkteki başka bir afiş), twilight filmlerini her zaman liseden arkadaşım S ile izlemişimdir, ertesi hafta işten ilk erken çıkabildiğim gün pat diye onunla buluşup sinemaya gittik. Kendisi spor salonuna gitmeyi planlıyordu ama beni karşısında görünce dayanamayıp sinemaya geldi 😀 Tatlı tatlı veda ettik Edward’a 😀

Almak istediğim 5 şey

İhtiyaç duyduğum çok şey var, yeni laptop, gardrop vs ama bir yandan da hiç bir şey istemiyorum.  Bu yıl başıma çok güzel şeyler geldi asla tahmin edemeyeceğim şeyler, çok güzel arkadaşlıklar kurdum, başıma gelen bu güzellikler  için şükrediyorum Allah’a.

Ama son zamanlarda üst üste hayal kırıklıkları yaşıyorum, başarmayı istediğim şeyler vardı fakat hayat kavgasından onlara yeteri kadar ulaşmayı deneyemedim. Şimdi elimden kayıp gitti ve tekrar başa döndüm.  Eskisi gibi enerji dolu da hissetmiyorum, tekrar baştan başlamak bu defa daha yorucu olacak. Mevcut elimde olan şeyleri de iyileştiremiyorum, sadece bekliyorum, bakalım hayat bana ne verecek? Dilerim 5 güzel şey verir en yakın zamanda  🙂

Seni mimleyen kişiden etkilendiğin 5 şey

Bana bu küzel mim’i bez cadılarından B Cadısı pasladıydı 😀 Onun en sevdiğim yanı kimseyi unutmaması. Blog içinde diğer tatlı cadılarla olan ilişkisi, benim gibi blogla arası açılan bloggerları tek bir mimle tekrar bu sıcak  ortama davet etmeyi unutmaması her defasında içimi rahatlatıyor. Kendimi hiç uzaklaşmamış gibi hissediyorum çok iyi geliyor 😀

Bunun dışında blogu sürekli güncellemene acayip imreniyorum, eski kafa kalmadı bende oturup şurda iki satır yazarken saatler geçiyor biliyon mu 😀 Neyse ben yine ağlama moduna geçmeden bu mimi birine paslayayım 😀

Şizomizo orda mısın gıızzz, bu mim sağaaa gelsin 😉