İçimden geldi…

Anyonghaseyooo Yorobunnnn… (Özetle herkese selam :D)

Aylardır sırtımı mim’lere dayamış şekilde yazı yazıp duruyordum,  baktım ki 2 haftadır gelen giden mim yok, kendim kolları sıvayıp yazmaya karar verdim, eee tembelliğin alemi yok  😀 Anlatacak çok şey var aslında ama nereden başlayacağımı bilmiyourm…

Geçtiğimiz 14 Şubat Sevgililer Günü’nde işe girdiğim haberini almıştım, o gün bugündür düşe kalka vatana millete hayırlı olmaya çalışıyorum. Kamuda iş buldum ama henüz ne sözleşmeli ne de memurum haliyle KPSS sınavı açmış akbaba kanatlarını beni bekliyor şuan, tek şansım KPSS’de yüksek puan alıp bir de beni bağrına alacak bir devlet kurumu bulmak, bu noktada kollarımı havaya kaldırmış devlet kuşunun gelip tepeme tezek kadar mıçacağı anı bekliyorum 😀

Yalnız bir sorun var, iş yerinde mesaiye kalıp kalıp durduğum için henüz sınava çalışma gibi bir atraksiyon yapamadım 😦

Kim derdi ki memur olmak için yanıp yanıp tutuşacağım 😀 Kriz üstüne kriz yaşanan devletlümde özel sektörün hali belli, krizin acısını körpe mezunlardan çıkarıyor. İnsan olduğumuzu unutturacaklar bize neredeyse, başıma geldi oradan biliyorum Bkz

Ama işte Allah bir kapıyı kaparsa diğerini açarmış. Kamuda çalışmaya başladım sonunda. “Oh ne rahat giriş çıkış saatlerin belli, yemek yol parası var , dünya sana güzel” diyorsunuz şimdi eminim. Ama hiç öyle değil, devlet kurumlarının da borçlusu olabiliyormuş, tamam özel sektördeki gibi batmıyorlar ama sürünüyorlar pekala! Dolayısıyla kısıtlı teknik imkanlarla mühendisliğinizi konuşturmak zorunda kalabiliyorsunuz. Mühendislerin teknolojik araç vs olmadan bir hiç olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde. – Ayşş düşündükçe ağlayasım var böhüüü –

😀 Çok mağdurum yav öyle böyle değil. Benim böyle hüngür şakır ağladığımı görmek istemeyen arkadaşlar vardır şimdi bilgisayar başında,  hazır sizin gibi yufka yürekli çingularımı yakalamışken bir ricada bulunacağım. JiSub eniştenizi görürseniz eğer ona şöyle deyiverin;

“Makino doğum gününde şöyle bir hediye istiyor. “

^__^ Pastaya dikkat! Çok pis kıskanıyorum seni Sean!!!

Doğum günümde JiSubcığımın ellerinden böyle bir hediye alırsam çok makbule geçer ama biraz zor sanırım, olsun bende yeni başlayacak dizisiyle sevindirik olur çocuklar gibi hop hop zıplarım 🙂

30 Mayıs da başlayacak “Ghost” adlı dizininde yeni fragmanları nete düşüp düşüp durmakta Bkz 1 Ghost2 Ghost3 Ghost 4 Ghost (posterin çekim arkası)

Farkındaysanız JiSub ile ilgili artık öyle çok ayrıntılı film yada dizi haberleri veremiyorum,  benimde miladım buraya kadarmış 😦 Blog yazmak cidden çok zaman alan bir şey, hele ki salt bir konu hakkında sürekli yazmaya çalışıyorsanız o daha da zor. Şu zamana kadar beni sırf JiSub haberleri için takip eden arkadaşlarıma yeri gelmişken buradan teşekkür ederim. Bir şeyi yaptım mı tam yapmak istiyorum ama şu durumda tüm güncel haberleri takip etmem çok zor. Sürekli bahsettiğim Facebook grubunu takip etmeyi ihmal etmeyin ama, ne varsa o grupta var hem yeni yeni arkadaşlar edinirsiniz.  Yabancı üyeleri olduğu gibi hatırı sayılır Türk üyesi de var 🙂 Buradan tekrar linkini vermek farz oldu sanırım 😀

So ji sub hot forever ( join us )@facebookgroups

Ghost dizisine ait son gelişmeleri de bu gruptan takip edebilirsiniz,  grupta aktif olarak paylaşım yapan arkadaşlar soompi’de de yazıyor, hatta önce bu grupta paylaşıp sonradan soompi’de paylaşıyorlar. Gözüm kapalı tavsiye ederim 🙂

Ghost’un afişindeki oyunculara dikkat ettiniz mi peki? Ji Sub dışında da bir çok sevilen oyuncu var. Bunlardan biri de Lee Yeon Hee… Kendisi Hyun Bin ile “A Millionaire’s First Love” filminde oynayıp bizi gözyaşlarına boğmuştu.

Onun yer aldığı ve benim beğenmediğim hiç bir çalışma olmadı şuana kadar. Ji Sub’ımla da ilk kez kamera karşısına geçişi değil, U-Turn adlı 4 bölüm mini dizi çevirmişti 2008 yılında. JiSubı şirin mi şirin bir o kadar da heybetli görmek istiyorsanız mutlaka izleyin derim o mini diziyi de.

Lee Yeon Hee kızımızın, Hyun Bin, So Ji Sub,  Kang Dong Won,  Jung Il Woo ve de Gong Yoo ile kamera karşısına geçmişliği var. Gong Yoo’yu Coffee Prince dizisinde keşfeder etmez, Lee Yeon Hee ile rol aldığı One Fine Day dizisini de indirmiştim bir hışımla 🙂 Tipik bir aşk dörtgeni dizi ama sonuna kadar izletiyor kendini. Korelilerin her dizisinde bize ülkelerindeki turistik yerleri gösterme politikası bu dizide de kendine yer bulmuş ve Busan Akvaryumu’nu gayet güzel tanıtmışlardı. Aslı ile birlikte o akvaryuma bayılmıştık.

Dün de uzun zamandan sonra ilk defa üniversiteden arkadaşlarla buluştum, okuldaki mezunlar toplantısı sonrasında birlikte Forum İstanbul’daki Turkuazoo Akvaryum’una gittik 😀 Busan Akvaryum’u kadar büyük olmasa da çok çok etkileyiciydi. Akvaryumlara has o su altı tünellerden de vardı.  Sağınızdan solunuzdan balık sürüleri geçerken yürüyen platformda ağzınız açık ilerliyorsunuz, yalnızca balık sürüleri değil köpek balıklarını ve vatozları da tepenizden süzülürek geçerken görüyorsunuz 😀

İnanılmaz huzurlu bir ortamdı, akvaryuma ait tek eksiklik gördüğümüz balıkların %50’sinin hangi tür olduğunu gösteren bilgilendirme tabelalarının olmamasıydı. Bunun dışında benzerleri gibi devasa olmasa da sizi bambaşka bir dünyaya götürmesi sebebiyle benzersiz bir yer kesinlikle.  Yanımda fotoğraf makinası olsaydı bir de tam olacaktı 😦 Akvaryumun kendi sitesinde de fotoğraflar var ama en iyisi gidip kendi gözlerinizle görün. Biletler 28TL(Tam) den başlayıp indirimin türüne göre(öğretmen, öğrenci vs) yarı yarıya düşüyor. 28TL çok fazla gibi duruyor ama verdiğiniz paraya acımıyorsunuz kesinlikle.

Forum İstanbul’da yalnızca akvaryum yoktu yalnız, adrenalin pompalayan etkinliklere meraklıysanız sizin için süper bir mekan orası. Mesela açık otoparkında mobil coaster vardı, 10 Haziran’a kadar da olacakmış. Bungee jumping evet yanlış okumadınız! Bungee jumping ve GMAX adında manyak bir alet vardı, yanımdaki arkadaşlarım korktukları için onlardan ayrılıp tek tek deneyemedim hiç birini, kafa dengi çatlak bir arkadaş bulursam ve de vaktim olursa tekrar gidip tek tek denemek istiyorum 😀 Bungee jumping ve mobil coaster geçici etkinlik galiba ama GMAX hep duracak sanırım, en azından bu yaz hiç kaldırılmayabilir. Deneyecekseniz GMAX’i deneyin sizi sapan gibi havaya fırlatıp, aynı hızla aşağı çekiyor 😀 Astronotların füze fırlatılışında hissettiklerinin bir benzeri olduğunu söylüyorlar, ben denemedim ama söyleyenlerin yalancısıyım 😀

Biraz daldan dala yazı oldu galiba di mi? Bir ordan bir burdan derken içimden ne geliyorsa onu yazdım bugün. Dünkü akvaryum deneyimi bana dışarıda akıp giden ama benim sırtımı döndüğüm bir hayatın olduğunu bana tekrardan hatırlattı.

Eğer sizde eve yada işe kapanmışsanız ve arkadaşlarınız sizi bir yere davet ettiğinde nazlanıp gitmeyenlerdenseniz, lütfen kafanızı en yakın duvara vurun ve kendinize gelin. Hiç haliim yok ıhhh filan demeyi de bırakın, ömür dediğiniz bugün var yarın yok, imkanlarınız doğrultusunda en küçük fırsatta kendinizi dışarı atın ve insanların içine karışın!!!

Anlatacaklarım bugünlük bu kadar, kendinize iyi bakın 😉

So Ji Sub’ın yeni dizisi mi başlıyor ne!!!! ^___________^

Bloglardan uzak kalmış olabilirim, bu dizi hakkında aksiyon olması dışında hiç bir halt bilmiyor olabilirim ammaaa velakin mutluluk gözyaşları içinde bu diziyi beklediğimi buradan herkese duyururum 😀 Aşağıdaki sayfadan da sıcak haberleri takip edebilrsiniz dostlar 😀

Yayınlanma Tarihi – 30Mayıs 2012