So Ji Sub Haberler XIV – Esquire Eylül’11

Bu yazıyla birlikte Esquire dergisinin eylül sayısına geri gitmek istiyorum. Ji Sub çekimlerde New York menşeli Thom Browne markasının 2011-2012 Kış tasarımlarını üzerine geçirmiş şekilde kameranın başına geçmiş. Amerikan Klasik Twist tarzı diye de adlandırılan ve 50-60-70lerin modasından esinlenmiş tasarımları ile ünlenen Thom Browne markası, 26 Ağustos 2011’de Kore’deki ilk mağazasını Apgujeong’da açmış. Hemen akabinde de Ji Sub Esquire dergisinin eylül sayısında bu tasarımlardan bir kaçı ile poz vermiş. Söz konusu markadan bahsederken sürekli giyim markası demek yerine tasarım diyip duruyorum çünkü aşağıdaki videoyu izlerseniz, bu çalışmaların giymelik değil daha çok seyirlik olduğunu göreceksiniz. Çekimlerde kullandığı saatler de Cartier’denmiş. (1)(2)(3)

Fotoğraflar Keiko Nakashima@facebook

Modayla iç içe olmamama rağmen, Gossip Girl’deki meşhur Chuck Bass karakteri gözümün önüne geldi bu videodan sonra 😀 Ama videodaki mankenlere bakıp korkmayın, JiSub’ın saçına başına çok dokunmamışlar çekimler sırasında 😀

Fotoğraflar Keiko Nakashima@facebook

Yer yer biraz fazla tasarlanmış takımlarda giymiş tabi gördüğünüz gibi, ama JiSub’daki ağır havadan mıdır nedir? Sanki pitikare piknik örtüsü değil de şövalye zırhı giymiş gibi pozlar atmış 😀 Özgüven de böyle bir şey olsa gerek, tabi promosyon için aldığı güzel paralarda onu havaya sokmuş olabilir. Kazandıklarında gözüm yok tabi ki, kazansın hayta 😀 Daha Kingdom adında otel açacak ileride, haliyle böyle güzel çekimlerden yada reklamlardan bol bol kazanmasını canı gönülden isterim 😀 (Ulen sanki bana kalcak o otel, onun yerine seviniyorum birde 😀 )

Neyse efendim dergi çekimlerini bitirdik şimdi de söyleşisine geçeceğiz.  Zaten benim de asıl anlatmak istediğim oydu, onun yerine çakma bir moda yazısına döndü burası 😀 Öhöhöö hemen gülümsemenizi dondurun, birazdan ciddileşeceğiz çünkü.

So Ji Sub’ın ailesinden biyografi yazısında kısa kısa bahsetmiştim, kendisinden büyük bir ablası var ve soompi’de verilen bir bilgiye göre evli ve Kanada’da yaşamaktadır. Sıkıntılı bir çocukluk geçirmiştir, babası dini sebeplerden ötürü evi terk ettiğinde ailenin bütün yükü annesinin üzerine yığılmıştır. Liseyi bitirir bitirmez o da annesine yardım için kolları sıvar ve çok şükür ki şimdiki konumuna kadar da yükselir.

Babasının dini nedir değildir, nette çok bir bilgi yok ama JiSub herhangi bir semavi dine mensup değil ama budist ya da şaman da değil. Babası semavi dinlerden olsaydı dini sebeplerden ötürü evi terk etmezdi diye bir tahmin yürütüp, galiba budist yada şamandı diyebilirim ama. İzlediğim bazı dizilerde (protect the boss, hello my teacher) hep de esas kızımızın babası keşiş gibi şehirden uzakta yaşar ama esas kızımızın gıkı çıkmazdı. Bir türlü hangi dinden olduklarını da çözemedim üstelik. JiSub’ın babasının yaptığı da böyle bir şey diye tahmin ediyorum o yüzden (Bu konuda bilgisi olan varsa ben aydınlatsın lütfen 🙂 )

Esquire dergisi ile yaptığı söyleşide ilk defa babasından bahsetmiş Ji Sub, hemen o söyleşiye kısa da olsa göz atalım.(english translation 한초하@fb)

“Paranın illa ki gerekli olduğunu düşünüyorum. Birkaç yıl önce, babam neredeyse akciğer kanserinden ölmek üzere iken geri döndü. Eğer param olmasaydı, şimdi ölmüş olurdu. Ameliyat olması çok çok tehlikeliydi, doktorlar bile tavsiye etmiyordu. Ama babamın elinden tutup “lütfen ameliyat ol” dedim. Öncelikle bunu söyleyecek cesarete sahiptim tabi ama ameliyat ve tedavi için gerekli param da vardı”

Ben bu satırları bilmem kaç kere okuyup-okuyup durmuşumdur. Her defasında da kendilerini yokluk içinde bırakan babasına mı kızayım, adamcağızın hasta oluşuna mı üzüleyim, yoksa JiSub’ın böylesine hayırlı bir evlat olmasına mı sevineyim bilemedim. Gerçi keşke babası hiç hasta olmasaymış da JiSub’da böyle zor bir kararla zor duruma düşüp üzüntülü günler geçirmeseymiş. Bir erkek için baba figürü olmadan büyümek elbette çok zor olmuştur, daha çocuk gibi davranamadan evdeki tek erkek olmak zor olmuştur onun için kesin.  Ama işte ilahi takdir, Allah herkesin kalbini bir şekilde sınıyor yeri gelince. JiSub’ın çocuk kalbinin babasını affettiğini hiç mi hiç düşünmüyorum ama böyle zor bir durumda üstüne düşeni yaptığı için kendisiyle gurur duyduğuna da eminim.

Şimdi bir de işin para yönüne bakalım, JiSub paranın da önemli  olduğunu söylemiş. Bu cümlenin altından da başka bir dram çıkıyor sanırım. Geçen sene 30 Haziran’da intihar eden arkadaşı Park Yong Ha da aynı yollardan geçmiş bir şekilde. Park Yong Ha’nın da Ji Sub gibi kendine ait bir şirketi varmış ama son zamanlarında mali sıkıntı içindeymiş, üstelik onun babası da kanser hastasıymış. İntihar etmeden bir süre önce babasına keşke senin yerine ben hasta olsaymışım dediği bile olmuş Park’ın. İntihar ettiğinde babası hala hastanede yaşam mücadelesi veriyordu. Oğlu intihar eden ve eşi kanser olan Park’ın annesine ise JiSub el uzatmış, bütün cenaze masraflarını hatta Park’ın borçlarını da kapatmış. Budist olan Park’ın borçlu bir şekilde uğurlanırsa bir sonraki hayatında da acı çekeceğini dahası beklenmedik bu ölüm karşısında arkadaşı için son görevini yapmak istemiş sanırım. Aradan çok geçmeden Park’ın babası da kansere yenilip vefat etmiş bu arada.

Esquire dergisine yaptığı bu samimi itiraftan sonra para mevzusunu açmasının bir nedeni de Park’ın başından geçenleri aklından geçirmesidir diye düşündüm o yüzden.

Aslında bugün ki yazımda JiSub’ın son 2-3 gündür medyaya düşmüş haberlerinden bahsedecektim. Bunlardan biri de Tayvan markası HTC smart phone reklamı ve Kore kültürünü tanıtanlar için düzenlenen bugün ki resmi ödül töreniydi ama sonraki yazıya bırakıyorum bunları.

Sonraki yazıya kadar kendinize çok çok iyi bakın.

Sevgilerimle…

So Ji Sub Haberler XIV – Esquire Eylül’11” için 8 yorum

  1. helal doğrusu adam gibi adammış, bir kere daha takdir ettim. İntihar haberlerini çok net hatırlıyorum hatta şimdi gözümün önüne geldi sojupun göz yaşları üzücü malesef.

    1. kendimi onun yerine koyuyorum da cidden çok zor olmuş olmalı, yufka yürekli ve mert biriymiş cidden. Ben ilk blogumu açtığımda jisub’ı filan bilmezdim, winter sonata hakkında yazmışım bir tek, yazının sonuna da intihar haberini eklemişim. Çok tuhaf hissettiri bana hala o yüzden…

      Bir de senin bahsettiğin o ağlarken ki hali çok feci cidden, bütün dizilerinde ağlamış ve insanları gerçekten ağladığına inandırabilmişken, gerçek gözyaşlarının daha da acıklı olması çok daha kötü… düşündükçe kötü oluyorum…

      neyse ki kendisi, intihar düşüncesine çok uzak biri, üstelik gençler içinde çok iyi bir örnek , fırsat buldukça hayranlarına hayatı sevin mesajı veriyor 🙂

  2. gerçekten diplerdeyim şu an o nasıl kıyafetler tasarım diye ne hale çevirmişler adamı:)
    tabi çocukluğuda ayrı bir handigap ne kadar tatlı.ve o beğenilmeyen gözleri aslında ne kadar karakteristik ….

    1. jisub yine iyi idare etmiş, toparlamış hatta kıyafetleri 😀 çocukluğu cidden çok tatlı, ve hemen anlıyorsunuz onun jisub olduğunu çok da değişmemiş yüzü 😀 malum estetik de yok, hala kendine benziyor o yüzden 😀

      o konuda ayakta alkışlanmalı ji sub, ben de bir kez daha takdir ettim 😀

  3. Yine harika bi yazi olmus ellerine saglik.okurken hem guldum hem agladim. Adam nerden nereye geldi .Bu azimle daha cok kazanir insallah her gununu dolu yasiyo
    cocuklugunu da once okudugum halde yine agladim. Azmiyle buralara kadar geldi dahada cogunu hakediyo bence.

    1. Sağolasın ^^ 🙂
      Onun hakkında öğrendiğim her detay onun ne kadar yufka yürekli olduğunun ıspatı oluyor bir şekilde.

      Ona bakıp ben de umutlanıyorum, hiç kimsenin hayatı güllük gülistanlık değil ama gün gelir Allah herkesin yüzüne gülüyor işte böyle, Jisub da artık geride bıraktı o günleri, (ağlama duvarına döndürdüm sankim ama mevzu ciddi ben ne yapayım 🙂 ) Darısı bizim başımıza inşallah 🙂 Allah herkese önce sağlık versin sonra da uccundan accık da olsa dünya malı 😀

      Güzel yorumun için teşekkür ederim 😉

  4. Makinooo naaptın yav 😦 Hüzünlere boğdun beni, eski bahisleri açmanın hele de So Ji’nin gerçek gözyaşlarından bahsetmenin ne alemi vardı 🙂 Ben bu adamı bu yüzden seviyorum yaa, çok içten ağlıyor, hele dizilerdeki o ağlayışları bize o kadar gerçekçi yansıtıyor ki, rolüne girmiş-oynadığı adamı gerçekten hissetmiş kelimeleri yetersiz kalıyor onu anlatmaya, ayrıca hayat hikayesi yüzünden de daha bir ayrı seviyorum 🙂 kıyafetleri de nasıl güzel taşıdığından hiç bahsetmiyorum bile, lüleli halleri de güzel ama benim en beğendiğim 2012 takvimi için verdiği pozlar oldu, daha bir önceki çok yönlü blogger ödülleri yazına bile yorum yapamamışken ardı ardına So Ji yazıları geliyor, demek ki Allah muhafaza blog yazmaya falan kalksam yazıların arası çook uzun olacak 🙂 Neyse hem bilgilendik hem gözümüz gönlümüz açıldı, ellerine sağlık çingu yine çok güzeldi 🙂

    1. Valla bahsetsem bir türlü bahsetmesem bir türlü :S

      Bende başlarda yalnızca bu adam kimdir böyle… diye araştırmaya başlamıştım, ailesi ve hayatı ile ilgili ayrıntıları öğrendikten sonra daha çok sevdim daha bir benimsedim, herkes gibi yaşamın zorluklarını görerek kendini yetiştirmesine bende hayranım. Düşününce her işte bir hayır var diyor insan, halden anlamasa o dram dizilerinde bizi kendisine nasıl inandırabilirdi ki değil mi 🙂 🙂

      ben de en çok 2012 takvimini beğendim, tam mıncırlamalık, o çekimlerde olacaktım ki yanaklarını sıkmadan bırakmazdım 😀

      yazılar üst üste bindi evet 😀 ama hem yazılacak mimler vardı ( mim = blogçular arasında dolanan bir nevi kompozisyon ödevi, biri bir konu seçip onun hakkında yazıyor sonra başka bir blogçu arkadaşına paslıyor 😀 ) hem de jisub yerinde durmadığı için sürekli yeni yeni haberleri düşüyordu fb grubuna 🙂 😀

      kendi blogun için endişe etme, ben ilk 5 ayımda ay da 2 defa yazmışım 😀 😀 😀 yavaş yavaş açılıyor insan 😀

      asıl ben teşekkür ederim çingum 😀 benim için büyük zevk biliyorsun 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s