So Ji Sub Haberler XII – Only You/Always Günlüğü II :D

Valla ne yalan söyleyeyim çabuk çabuk yazıp aradan çıkarmak istediğim bir yazı oldu, o kadar çok etkinliğe katıldı ki Ji Sub ve film ekibi, izlerken ben yoruldum, onların haşatı çıkmıştır her halde… Yazmasan ölür müsün diyenleriniz olabilir, Allah korusun denemek bile istemem diyorum onlara 😀 😀 😀 Riske girmeye gerek yok ben yazayım da aradan çıksın, zorla yazmıyorum tabi ki ama bahsetmesem çatlarım o yüzden bu yazıya da kaldığımız yerden devam ediyorum 😀

Eylül ayında başlayan promosyon etkinlikleri son sürat devam ederken, filmin bir de VIP galası yani ünlülerin de katıldığı bir gösterimi yapılmış. Aynı TV Report ile çok da güzel bir söyleşi yapılmış, takdir ettim Ji Sub’ımı yine 🙂

17 Ekim 2011

TV Report  – [Article] So Ji Sub

Reporter : Wee Geun-woo. 매거진팀 Photographer : Chae ki-won. 사진팀

Editor : Jang Kyung-Jin. 매거진팀 Editor : Jessica Kim. 영문뉴스팀

Source

Always, BIFF’in açılış filmi, hem medya hem de izleyici tarafından iyi karşılandı. Gala aynı şekilde iyi geçti.

So Ji-sub:Açılış günü bende aynı şekilde ilk defa izleme şansını elde ettim. İnsanların tepkileri beni bir nebze memnun etti. Bunu yönetmenle de konuştum ama bir filmin başarılı olduğuna karar verilmesi cennete gitmek ile aynı, bu yüzden izleyicilerin hiç değilse kalpten gelerek bir damla yaş akıtacağını umut ediyordum. İstediğim gibi gittiği için rahatladım o yüzden.

İzleyicilerin arasında filmi izlemek nasıl bir duyguydu?

So Ji-sub: Objektif bakamadım. İzlerken gözyaşlarıyla tıkandım kaldım çünkü aklıma çekimlerde geçirdim zor zamanlar geldi. Fiziksel ve psikolojik olarak zorlu bir işti.

Karma bir dövüş sporu oyuncusunu canlamdırmanızın fiziksel olarak da zorlu bir iş olduğunu anlamak zor değil. Ama psikolojik çöküntüye sebep olan neydi?

So Ji-sub: Duygusal yoğunluğu sürekli kılmak zordu. Bu nedenle drama çekmekten farklıydı. Drama çekilirken sahneler hızlı hızlı çekildiği için duygusal yoğunluğu kaybetmeden bir sonraki sahneye devam edebiliyorsunuz. Ama filmlerde sahneler arasında 3-4 saat beklemek durumunda kalabiliyorsunuz. Bu nedenle mecburen tüm gün aynı duyguyu bozmadan korumak için çaba sarf ediyorsunuz ve bu cidden yorucu bir şey. Bununla birlikte oynadığım karakter yüzünden zor zamanlar geçirdim ama şansıma Only You biter bitmez başka bir projeye başladım. Sonrasında başka bir projem olmasaydı zor olurdu benim için.

Bahsettiğin bu duygusal yoğunluğu sürdürmek için panterinle de iyi bir uyumun olması gerekir öyle değil mi? (Çakala bak yav 😀 )

So Ji-sub: Geçmişte Han Hyo Joo ile yalnız bir kere bir ödül töreninde karşılaşmıştım. Ve onu daha çok cıvıl cıvıl biri olarak beklerken o tamamıyla zıt bir karakterde biri çıktı. Çok ciddi, oyunculukla ilgili bir çok düşüncesi var ve kendisine çok fazla stres yükleyen tipte biriymiş. Ama bana çok yardımı dokundu.  Eğer oradan oraya oynayıp duran biri olsaydı işime konsantre olmam mümkün olmazdı. Karakteriyle ilgili bir çok fikre sahip olduğunu görmek bana fazlasıyla yardımcı oldu.

Ama görme engelli birisini oynayan biriyle rol partneri olmak zor olmuş olmalı.

So Ji-sub:Oyuncular duygularını karşı tarafa gözleriyle yansıtılar ama onun öyle bir imkanı yoktu bu yüzden başta çok kafa karıştırıcıydı bu durum. Odaklanamıyordum ve sürekli nasıl rol yapmalıyım diye düşünüyordum. Ama bu duruma bir hafta da alıştım. Bu insan beni gerçekten görmüyor duygusuna kapıldığım andan sonra daha rahat hissettim.  Oyunculuk böyle tuhaf bir şey.

Filmin cidden romantik olması bir yana, barındırdığı öykü öyle çok yeni bir konu değildi. Peki seni bu filme yönelten sebep neydi?

So Ji-sub: Bunun gibi bir aşk öyküsü yapmak istemiştim. Filmi izleyenlerin geçmişlerini ve ilk aşklarına yada yanık oldukları kişilere karşı hissettikleri heyecanı düşünmeleri oldukça hoş olacak diye düşündüm.

Peki böylesi duyguları yansıtmada başarılı olabildiğini düşündün mü?

So Ji-sub: Hayır. Ben o tarz düşünen biri değilim, “ben bu konuda iyiyim bu yüzden bunu insanlara göstereceğim” demem. Ben kendine bu konuda baskı yapıp işkence yapan tipte biriyim. Oyunculukta kötü olduğum yönlerin kesinlikle farkındayım ama iyi olduğum yönlerden çok da emin olamam. Oyunculukta kendime güvenerek yapacağım şeyler de emin değilimdir  yüzden.

Yine de, Always’de Chul Min’i oynarken bana düşündürdüğün şey, “Evet So Ji Sub bu tarz rollerde çok iyi bir aktör.”

So Ji-sub: Sanırım, bu insanların beni nasıl gördüğünü yansıtıyor.  Bu şekilde hafızalarında yer edebilmeye  başadım. Bedenen sağlıklı ama düşüncede henüz önemli değil.  Bence daha fazlası var çünkü bu tarz rolleri oynadığım filmler yada dramalar hemen insanların aklına geliyor ve bunu bekliyorlar benden.

Peki bunu bir kısıtlama olarak mı görüyorsun?

So Ji-sub: Bunu aşmam gerekiyor çünkü bu imajın içinde tıkılı kalıp duramam. Farklı yönlerimi gösterebileceğim farklı karakterleri oynamaya ihtiyacım var. Henüz aktörler sözlerle yada fiziğiyle rol yapabilir ama bence yaşlandığımda bu kadar fiziksel yönümü ortaya koyarak rol yapamayabilirim, o yüzden hala sağlıklıyken daha çok böyle şeyler yapmak istiyorum.

Belki bu durum yaşının getiridiği bir şey ama daha önce takım elbise giyilip caka satılan rollerden hoşlanmadığını söylemiştim.

So Ji-sub: Bence  şu ana kadar henüz oynamadığım bir çok rol var ama takım elbise giyilerek hava atılan karakterler hiç eğlenceli değil. Rahatça rol yapabildiğim rolleri seviyorum.  Karakterler yere oturabilmeli hatta yerden yemek yiyebilmeli. Ama zengin ailenin çocuğunu oynarken nasıl davranacağınız ile ilgili belli sınırlarınız vardır.

Eğlenceden bahsetmişken, rol yaparken ne zaman eğlenirsin?

So Ji-sub: Bu tüm aktörler için geçerlidir ama kendi karakterime büründüğümü hissettiğimde bir rahatlama oluyor. Olduğum kişiyi, oynadığım karaktere dönüştürmeye ihtiyaç duyduğumda kendine işkence eden bir insanım ama bir kere rol yapmaya ve konuşmaya başladığımda içimdeki kişi gidip yerine oynadığım karakter geliyor ve bu ban heyecan veriyor.

Sonuçta, So Ji Sub oynadığı karaktere dönüşüyor, artık kendisi değil. Ama başka bir düşüncem de var bu konuda. İnsanlar seni hep hayatta kaybeden tarzda karakterlerde mi görmek istiyor? Onlar seni hep bu tarz rollerde görmek istiyor.  

So Ji-sub: Bu bir kısıtlama getirebilir. Ama şimdi çok önemli bir dönemde olduğumu düşünüyorum. Kendime şöyle bir dönüp baktım ve farkına vardım ki ben sadece insanların olmamı istediği bir So Ji Sub’tım. Evde bir başınayken, kendime sordum “ben kimim, neyim?” Ve fark ettim ki insanların olmamı istediği So Ji Sub olmaya çabalamışım ve öyle birinde dönüşmüşüm. Artık kendim gibi değildim. O zamandan bu yana bu nedenle zor zamanlar geçirdim. Oyuncu tabiriyle bir çöküntüdeydim.

Psikolojik olarak mı bir çöküntü?

So Ji-sub: Demin de dediğim gibi, kendimden bir şeyler söküp aldım ama son 15 yılda tek yaptığım kendimi bir şekilde şımartmaktan kaçınmak oldu. Bu yüzden çekimlerde zor zamanlarım oldu ve içten içe çok boş birine dönüştüm. Ara vermeye ihtiyacım var belki ama şuan benim için aktörlüğümde çok iyi bir dönem ve hangisini yapsam diye karar veremediğim kadar çok proje elime geçiyor.

Eğer ara verip kendini şımartabilseydin, ne yapmak isterdin? Yalnız kalmayı mı yoksa topluluk içine karışmayı mı tercih ederdin?

So Ji-sub: Kesinlikle yalnız kalmak daha iyi.  Hala hiçbir şey düşünmeden oturup durmayı severim. Önceden, insanların sesini duymayı severdim bu yüzden televizyonu açardım ama televizyonun sesinden de hoşlanmadım. Bu yüzden bir zaman geldi sırf duvara konuştuğum. Şimdi ise hiçbir şey düşünmeden oturup durmayı seviyorum, zihnimdeki her şeyden kurtuluyorum.

Kendini düşünüp hoş tutmak yerine nasılda içini boşalttığından bahsettin az önce?

So Ji-sub: Bu kendimi düşündüğümdendi. Kendimi şımartmaya/hoş tutmaya çalışmak stresli oluyor yine de buna izin verdiğimde kazandığım şeyler de var.  Önemli olan kendinize sindirmek için aman vermek, ne kadar uzun sürerse sürsün.

Bundan kurtulmak gibi bir şansın var mı?

So Ji-sub: Evet. İnsanların benim hakkımdaki görüşlerinin dışında farklı roller canlandırmayı deniyorum. Bu yüzden komik video klipler yapıp, kendime dövmeler yaptırıyorum. Bu şekilde davranmaya devam etmek kesinlikle eğlenmenin başka bir yolu.

Eskiden fotoğraf çekmekten de hoşlanırdın.

So Ji-sub: Evet öyle ama zorunluluk haline geldiğinde bıraktım. Uğraşmayı seviyordum insanların gittikçe bu konuda beklentisi arttı ve bu bende bir baskı haline geldi. Bu yüzden özel ve iş hayatımı bir birinden ayırmaya karar verdim. Bundan sonra yapmaktan hoşlandığım şeyleri söylemiyorum.Çünkü söylediğim andan itibaren iş haline geliyor.

Belki de bu bir yıldız olan So Ji Sub’ın, model olan So Ji Sub karşında sözlerinin ağırlığının farklı olmasıdır..

So Ji-sub: Bundan çok memnunum ama bununla birlikte baskı ve acısı da var. Tabi ki acıdan başka bir şey olsaydı şu anda yaptığım şey bunu yapmayı da sürdürmezdim.

O zaman şöyle diyebilirz, bu bir iş ama buna rağmen bir yandan da Hallyu Star olarak  bir imaja sahip oldun.

So Ji-sub: Hallyu Star etiketini sevmiyorum. Oyuncu So Ji Sun denmesini tercih ederim.

Belki nedeni  budur ama öyle görünüyor ki yurtdışındaki çalışmaları hakkında çok az şey duyuyoruz.

So Ji-sub: Çin’de ve Japonya’da düşünülen bazı projeler var ama şimdilik Kore’deki işlerime yoğunlaştım çünkü yurtdışına odaklanırsam, Kore’deki işlerim aksayabilir ve projeler arasındaki süre uzayabilir. Fırsatım olursa yurtdışında çalışmak isterim, ama çalışma programımı Japonya yada Çin’deki  çalışmalar uyacak şekilde programlamam.

Ama Hallyu yıldızı konumunu bir kenara bırakırsak bir oyuncu olarak küresel projeler senin için eğlenceli olmalı,

So Ji-sub: Hallyu yıldızı olsam bile O ülkelerde çalışmanın eğlenceli tarafı, beni tanımayan kişilerin tanıyanlardan daha fazla olması. Bu nedenle bu projelerde daha çok eğleniyorum, Kore üzerine kritik yapmamı da sağlıyor. İşte bu yüzden Kitaro’da bir goblini oynayabilir ve Sophie’s Revenge’de kendi imajımı ters yüz edebilirim. Dil sebebiyle belki engeller çıkabilir ama bundan korkmuyorum.

Bu büyük ihtimalle oyunculu olarak harcadığın zaman da bağlı. Yine de buna rağmen, seni korkutan şeyler yok mu?

So Ji-sub: Hala kamera karşısına geçtiğim zaman geriliyorum. Ama yapacak bir şey yok. Bütün hayatım boyunca bunu yaşayacağım. Ve beni böylesine heyecanlandıran bir şey olmasaydı bunu yapmaya devam edebileceğimi düşünmüyorum.  Kamera karşısında irademe sahip olup kendime çok fazla güvenir  hala gelirsem bunun bir şaka olduğundan endişelenmeye başlarım sanırım.

Tv Report’un yine yayınlanan başka bir yazısında ise kısaca Ji Sub’ın düşüncelerinden bahsedilmiş.

“Kırkıma gelmeden önce evlenmek istiyorum. Song’ın ise mümkün olduğunca kısa sürede evlenmesini ve onunla ilgilenecek birisini bulmasını isterim.”

 “Ama onun evlenmekle ilgili herhangi bir kaygısı yok sanırım, hala çok çalışmaktan hoşlanıyor.” So ve Song model olarak çıkış yaptıklarından beri yakın arkadaşlar.

 “Düğünümün yalnızca aile arasında olmasını isterim. Büyük ve gürültülü bir şekilde kutlamaktansa aileyle yapılan mutlu ve dışarıya kapalı bir düğünü tercih ederdim.”

Only You/Always VIP Galası @ COEX Megabox Salonu  20:20

Bir çok ünlünün katıldığı gala güzel geçmiş belli ama JiSub’ı bu seferde tam bir araboci gibi giydirmişler o yüzden foto koymak istemedim, onun yerine sizi Jang Geun Suk ile başbaşa bırakıyorum 😀 Aaa  birde video var 😀

2011 ABD Güzeli Jang Geun Suk 😀
Vazgeçtim Ji Sub’ımda fotosunu koydum 😀
Bu fotoğraf  So Ji Sub 소지섭 @ Soompi adresinden alınmıştır.
VIP konuklarına tekrar bir göz atalım 😀

Daha kimler gelmiş gitmiş görmek istiyorsanız, sevgili Jum’un blogundaki 1.bölüm,2.bölüm,3.bölüm yazılarına bakmanızı tavsiye ederim 🙂

Kaktuscicegi

ÖNEMLİ NOT: Lütfen kaynak göstermeden başka yerde yayınlamayınız. Bu lafım kişisel paylaşımlar için değil tabiki, haber- magazin blog ve sitelerinden rica ediyorum…

So Ji Sub Haberler XII – Only You/Always Günlüğü II :D” için 2 yorum

  1. valla bu film nasıl bilemesem de iyi reklam yaptılar hala da devam ediyorlar:)

    Allahım Jang Geun Suk kuluna akıl ihsan eyle yine iyi salak bayrak sarınmış mazallah onu sırt dekolteli taytlı da görebilirdik.

    Yalnış mı gördüm nedir aşkım davetli mi değil yoksa dizi çekiminden fırsat mı bulamıyor nedir?

    sojup gayet sağlıklı şekercim bend e çok yoğun çalıştığım zamlarda sıfır ses tek başıma hiçbir şey düşünmeden saatlerce sessizce oturmaktan zevk alıyordum doğal.

    1. ilk zamanlar ooo ne güzel diyordum her haberi görünce, şimdi ise ben bunları nasıl yetiştireceğim nasıl düzene sokup yazacağım diyorum 😀 😀 içimde kalmasın tek tek yazayım dedim yine de 😀 Yoksa bende artık filmin haberlerini değilde kendisini görmek istiyorum 😀 😀
      Jang Geun Suk’u transparan vari sütyenle de gördük ya şu üstteki foto benim için fazlasıyla şirin kaçıyor 😀 😀 😀
      Canım senin ki gala da yok evet ama kesin çekimler yüzündendir, Jung Woo Sung da kim bum da o da yoktu hem :S
      evet di mi, bence de gayet aklı başında 😀 baen çok duygusal konuşmalar yapıyor, ve tasvirleri yada anlatma şekli biraz fazla etkili oluyor bende 😀 yoksa bana da normal geldi ben işin şakasındayım 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s