So Ji Sub Haberler XI- 16. Busan Uluslararası Film Festivali (BIFF ) Açılış Günü

16. Busan Uluslararası Film Festivali BIFF

Busan’ın Haeundae Plajı geçtiğimiz hafta, 16. Busan Uluslararası Film Festivali dolayısıyla 9 gün boyunca dünyanın dört bir köşesinden yıldızları ağırlamaya başladı. Busan Film Festivali bu sene birçok yeniliğe ev sahipliği yapıyor.

Önceki yıllarda Pusan Uluslar arası Film Festivali(PIFF) adıyla anılırken bu sene Busan olarak bunu değiştirdiler, Böylelikle İngilizce adıyla bile Korecede olduğu gibi Busan International Film Festival(BIFF) olarak anons edildi bu yıl.  Yalnız bu da değil, festivale ev sahipliği yapan mekan bu sene açılışı yapılan ve devasa bir kültür merkezi olan Busan Cinema Center. Haliyle BIFF’in açılışıyla Busan Sinema Merkezi’nin açılışı da aynı tarih olarak düşünülmüş, uluslararası bir festivale yakışır şekilde de görkemli bir hazırlık yapıldığı çok belli. Buraya yalnız bir iki fotoğraf koyacağım, ama şu sayfaya girip bakarsanız, daha bir çok harika fotoğraf görebilirsiniz. Bkz

Busan Cinema Center

140 milyon $ değerindeki yeni merkez, ödüllü ve Avusturya mimarisi tabanlı Coop Himmelblau adlı mimari topluluk tarafından dizayn edilmiş. 30000m2’lik bir alana sahip Sinema merkezinde; bir futbol sahasının 1,5 katı büyüklüğündeki LED çatı altında 4000 kişilik bir açıkhava tiyatrosu ve ana binanın içinde yer alan 4 tane kapalı sinema salonu bulunmakta.

LED çatı aynı zamanda aydınlatmalı bir çatının tüm yüzeyini kaplayan dünyanın en büyük LED’si. Bu özelliğinden faydalanılarak, açıkhava tiyatrosunda yerlerini almış konukların üzerinde gökkuşağı gibi aydınlatma da hazırlanmış.

Önceki yıllarda Kurucu Yönetmen Kim Dong Ho tarafından yönetilen festival, bu yıl onun yerine ilk defa Lee Yong Kwan tarafından yönetilmiş. Her ikisi de, açılış gecesinde Busan  Belediye Başkanı  ve aynı zamanda festivalin Yönetim Kurulu Başkanı Hur Nam Sik yanında yer almışlar. Hur Nam Sik’in açılıştaki ilk sözleri “Busan Cinema Center, Busan şehrinin görsel medyanın bir merkezi haline gelmesini gösteren yeni bir çağın başlangıcına işaret etmektedir.” olmuş. Paraya kıydık abicim, siz de böyle merkez var mı diyorlar yani 😀

Bunun dışında fertival bu yıl ilk defa iki bayan aktrist tarafından sunuluyor, geçmiş yıllarda bir bayan bir erkek sunucu olurken bu yıl iki bayan sunucu ile festival sunulmuş. Bu iki şanslı bayan ise aynı zamanda adaş olan  Eom Ji-won ve Ye Ji-won. Her ikisi bir çok yeniliklerin yaşandığı bu önemli gecede sunuculuk yapmaktan dolayı onur duyduklarını söylemeyi ihmal etmemişler sahneye çıktıklarında.

Festivalde, 6-14 Ekim tarihleri boyunca 70 ülkeden toplamda 307 film gösterilecek, açılış filmi bildiğiniz üzere Always, kapanış filmi ise Yönetmen Harada Masato’nun Chronicles of My Mother olarak seçilmiş. BIFF’de gösterilen filmlerin tam listesini görmek için bkz.

Kaynaklar Chosun, Koreatimes, France 24, KoreanFilm

06.10.2011 Red Carpet & Opening Ceremony of The 16th Busan International Film Festival (BIFF) – KBS2

KBS2 kanalı festivalin açılışında 1 saatlik bir canlı yayın yaptı. Always tayfası haricinde festivalin konuklarına ait kısa görüntüleri bu programdan izleyebilirsiniz.  Programda öncelikle ünlülerin tek tek kırmızı halıdan geçip öncelikle basına poz verdikleri alana geldikleri görülüyor. Ardından BIFF’in ana sahnesinde düzenlenecek olan etkinlikleri izlemek için sahnenin önünde konuklar için ayrılmış yerlerine gidiyorlar sırayla. Yalnız festivalin açılış filmi Always olduğu için ana sahneye gitmeden önce, bizim elemanlar KBS2’nin sahnesinde kısa bir söyleşi verdiler sonra diğer konuklar gibi basına poz verip bu seferde ana sahneye çıktılar. Eveeet açılışa dair kısa kısa bilgileri verdiğime göre şimdi tek tek neler yapmış bizim elemanlar ona bakalım 😀

Kırmızı Halı

Bu fotoğraflar uzakdoğufan@facebook grubundan alınmıştır.

Kırmızı halıda ilerlerken sağlı sollu basın mensuplarına ve hayranlarına selam verdiler.  Bu sırada sağ tarafta kalabalığın içinden iki ajussi bağırış çağırış JiSub’ı yanlarına gelmeye razı etti. Hatta Jisub tokalaşmak için elini uzatma gafletinde bile bulundu ama kolunu kaptırıyordu neredeyse. Bu görüntüler televizyon kameralarına da takıldı tabiî ki, diğer taraftan elemanların solunda MBC kanalının kameramanı da var sanırım, onun görüntüleri de nete düşmüş. Yakından bakıldığında Ji Sub’ın hali çok komikti ama ajussiler ondan da komikti 😀 Hele Jisub’ın elini tutup tokalaştıktan sonra resmen mest oldular, yüzlerine bir nur indi ki sormayın 😀

Red Carpet -TV Daily Görüntüleri

Red Carpet -MBC Görüntüleri

KBS2 ile Kısa Söyleşi

Bu fotoğraflar uzakdoğufan@facebook grubundan alınmıştır.

Tüm kanallar içinde bir tek KBS2 kanalı canlı yayın yapıyordu demiştik, o yüzden So Ji Sub ve tayfası da BIFF’in ana sahnesine gitmeden önce ilk olarak bu sahneye gelerek kısa bir söyleşi yaptılar.

Sahnenin girişinde anons edilmelerini beklerlerken bir hayran kamerası tarafından çekilmiş videoları da var. Teknoloji sen ne güzel bir şeysin, anı anına herşeyi canlı canlı görüyoruz böylelikle 😀

KBS2 Kamera Arkası – FanCam

KBS2 söyleşisini ister yukarıdaki 1 saatlik videodan izleyebilirsiniz yada hiç uğraşmadan aşağıda verdiğim 5 dakikalık bağlantıdan o kısa söyleşiye  göz atabilirsiniz. Nette herhangi bir çevirisi yok ama genel olarak Always filminin konusundan ve  açılış filmi olması hakkında neler düşündükleri sorulduğu belli 😀

Not: Normalde KBS2 sahnesinde yapılan söyleşiden sonra JiSubgiller BIFF’in ana sahnesinde ikinci bir söyleşi yapmaya gidiyorlar. Ama youtube videolarında bu iki söyleşinin sıralamasını karıştırmışlar. O yüzden youtube’da bu videolara tekrar rastlarsanız öncelikle part2’yi sonra part1’i izleyin emi, benden demesi 😀

So Ji Sub & Han Hyo Joo @ BIFF(2011.10.06) – part2

BIFF’in Ana Sahnesinde Söyleşi

So Ji Sub & Han Hyo Joo @ BIFF(2011.10.06) – part1

KBS2 sahnesinden sonra BIFF ana sahnesine doğru yol alıyorlar. Daha sahneye gelmeden festival yetkilileri ile basına poz veriliyor.

Ardından festivalin ana sunucuları Eom Ji Won ve Ye Ji Won ile ingilizce çevirinin de yapıldığı kısa bir söyleşi yapılıyor.

Bu fotoğraflar uzakdoğufan@facebook grubundan alınmıştır.

Always filmi ve ekibi böylelikle festivalin açılış filmi olarak resmen anons edilmiş oluyor. İşte o kısa söyleşi;

So Ji-Sub  – Canlandırdığım karakter acı dolu bir geçmişe sahip, Jung Hwa ile tanışana kadar hayattan beklentisi yoktur.  Ve zar zor kalbini bu kadına açar. Ve hayatını ona adar.

Ye Ji-won Filmde seksi bir imajın var, yönetmenin bunu kullanmasına ne diyorsun?

So Ji-Sub  – Ben her zaman seksiyim 😀

Eom Ji Won – Sayın Han Hyo Joo bu gece çok güzelsiniz. İnsanlar iki şeyi çok merak ediyor. İlki, açılış filmindeki oyunculuğunuz hakkında, fragmanda gördüğümüz öpüşme sahnesi %100 oyunculuk olsa da sizin bu konudaki hisleriniz neler? İkinci olarak ise, filminiz 16.BIFF de açılış filmi seçildi. BU konuda ne düşünüyorsunuz?

Han Hyo-Joo – Bir aktris olarak… genç yaşta bir aktris olarak burada bulunmak benim için büyük onur. Hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Bu akşam buarada olmak unutulmaz bir an benim için. Öpüşme meselesine gelirsek, hoşuma gitmedi değil 😀

The Press Screening of “Always” at the Busan Cinema Center on October 6, 2011 in Busan

Bu fotoğraflar uzakdoğufan@facebook grubundan alınmıştır.

Festivale gelinmiş açılış da yapılmış madem, artık filmi izleyebiliriz değil mi? Yalnız film aynı anda hem BIFF Tiyatrosunda hem de 1 No’Lu sinema salonunda gösterime girecek, otteke?

  • Oct 6  – 20:00 – BIFF Theater
  • Oct 6  – 20:00 –  Cinema 1

 Bir tarafta Cinema 1‘de basın mensupları için gösterim diğer tarafta BIFF Theater‘da ana izleyicilerin için olan gösterim var. Ama hayranların gönlünü almadan olmaz. Yönetmen ve oyuncular, BIFF tiyatro salonuna gelip izleyicilere selam vermişler. So Ji Sub Dracula takımından vazgeçmezken Han Hyo Joo üstünü değiştirmiş bile 😀 Tiyatro salonuna geldiklerinde çığlık kıyamet kopuyor tabi 🙂 Bunu söylememe bile gerek yok  😀

BIFF Theater Fan Cam 1

BIFF Theater Fan Cam 2

 The Press Conference at the Busan Cinema Center on October 6, 2011 in Busan

Bu fotoğraflar uzakdoğufan@facebook grubundan alınmıştır.

Film gösterimi bittikten sonra uluslararası basın mensuplarının da dahil olduğu bir basın toplantısı yapılıyor. Han Hyo Joo yine elbisesini değiştiriyor ama Ji Subşi’de değiştirmiş bu defa 😀 Yalnız nette kaliteli bir çekim yok bu söyleşiyle ilgili, sadece 2 videocuk var. Birinde Han Hyo Joo’nun , diğerinde de So Ji Sub’un konuşmaları var. Buna da şükür diyerek o videoları da paylaşayım 😀

So Ji Sub @ the press conference at the Busan Cinema Center

Han Hyo Joo @ the press conference at the Busan Cinema Center

Neyse gelelim söyleşiye 😀

Song Il-Gon (yönetmen) – Film ilk defa gösterileceği için biraz gerginim, insanlar filmi nasıl bulacak merak ediyorum. Ben, So Ji Sub, Han Hyo Joo ve tüm ekip filmi yapmak için tüm yüreğimizi ortaya koyduk. Filmin burada sergilenmesinden büyük onur duyuyorum.

Han Hyo-Joo – Merhaba, ben Han Hyo Joo, filmde Jung Hwa’yı canlandırıyorum. Bende filmin ilk defa gösterilmesinden dolayı çok heyecanlıyım. Filmi yüreğimizi ortaya koyarak yaptık, umarım insanlar da sever filmi.

So Ji-Sub  – Merhaba, ben So Ji Sub, filmde Cheol Min’i canlandırıyorum. Filmi, kısa süre önce ilk defa izledim, bu yüzden hala etkisinden kurtulmaya çalışıyorum. Filmi gördükten sonra insanların tepkisi ne olacak çok merak ediyorum. Filmimiz klasik, hüzünlü bir aşk filmi ama aynı zamanda insanın içini ısıtan bir film. Teşekkür ederim.

Basının Sorusu – Soru yönetmene, bu film önceki filmlerinizden farklı görünüyor. Filmi yaparken, odaklandığınız şeyler nelerdi?

Song Il-Gon (yönetmen) – Orijinal senaryoyu yazmak bir haftamı aldı, ama sonrasında, filmi şehir odaklı atmosfere sahip bir aşk filmi olarak yapmak istedim. Charlie Chaplin’in “City Lights(Şehir Işıkları)” adlı filminden yola çıkarak bu fikir ortaya çıktı, Charlie Chaplin kör bir kadına aşık olup onun için her şeyi yapıyordu. Bu fikirde bu şekilde ortaya çıktı. The City Lights benim en sevdiğim filmlerden biridir. Filmin arka planında Seul’ün 2011 yılını yansıtan şehir manzaraları yer alıyor. Bir adam bir kadını seviyor ve onun için kendisini feda ediyor.  Kadın onu tüm kalbiyle bekliyor ve onu derinden seviyor. Film çok klasik ve basit bir hikayeye sahip ve benzer konu üzerine yapılmış uzun yıllardır çeşitli yapımlarda mevcut. Bu yüzden filmi işlerken karakterler üzerine eğildim (benzerlerinden ayrılması için karakterler üzerinden farkı ortaya koymaya çalışmış yani 🙂 ). Ana karakterler Han Jun Hwa ve Jang Cheol Min seyirciyi böyle etkileyecekler. Film daha çok bu iki karaktere bağlı durumda. Filmin her sahnesinde onlar (en azından hep bir tanesi) görünüyor. Karakterlerin geçmiş, şuan ve gelecekteki duyguları filmin temelini oluşturuyor. Burada en önemli şey her sahneye en gerçek ve samimi duyguları seçip koyabilmekti.

Basının Sorusu – Film, Busan Uluslararası Film Festivali’nin açılış filmi ve yeni açılan Busan Sinema Merkezi’nde gösterilecek ilk film aynı zamanda. Bu konuda ne hissediyorsunuz?

Song Il-Gon (yönetmen) – Ekibimle dün buraya geldik ve bizi çok şaşırttı. Busan Sinema Merkezi bana kalırsa çok önemli bir yer – Kore Sinema Tarihi için yeni bir sembol olacak. Buarada gösterilen ilk filmin Always olması benim için büyük onur.

Han Hyo-Joo – Filmin burada toplanmış kalabalık bir gruptan oluşan basın mensuplarına gösterilmesinden dolayı hem çok heyecanlandım hem de onur duydum. Diğer taraftan, çok gerginim ve büyük bir sorumluluk hissediyorum.

So Ji-Sub –  Onur duymakla birlikte bundan dolayı hissettiğim sorumluluk hissi daha ağır basıyor. Yine de anın tadını çıkamaya çalışacağım.

Basının Sorusu – Çok fazla romantizm olmayan filmlerin olduğu bir zamanda, gözyaşlarına boğulduğum romantik bir film seyrettiğim için müteşekkürüm size. Yalnız bu mutlu sonla bitmesi gerekmez miydi filmin? So Ji Sub ve Han Hyo Joo, çekimleri gerçekleştirirken canlandırdığınız karakterlere nasıl yakınlık kurabildiniz?

Song Il-Gon (yönetmen) – En başlarda, film mutlu son üzerine kurulmuştu. So Ji Sub’ın da dediği gibi insanın içini ısıtan bir film yapmak istedim. En önemli şeyin günümüzün film formuna uygun ve günümüzü yansıtan duygulara sahip olması. Son sahneden senaryonun son halini oluşturdum.

So Ji-Sub – Jang Cheol-Min’i canlandırmadan önce yönetmenimle konuştum. Görme engelli bir kadına aşık olan insanı nasıl canlandırabilirim diye. Fikir alışverişinden sonra aşkın, aşık olmanın hiç bir nedene bağlı olmadığı sonucuna vardım. Jang Cheol Min duygularını yansıtabilmenin yolunu bulmak zor oldu.

Han Hyo-Joo – Benim için açıklaması çok zor. Jung Hwa zor zamanlar geçirmiş. Bu şartlar altında, ağlamak yerine gülebilmek daha da zordur. Görme engelli olup yine de neşesini korumak… tüm bu şeylere rağmen zor. Ve bunu tasvir edebilmek çok zordu. Çekimlerde, Song Il Gon ve So Ji Sub beni yönlendirerek yardım ettiler, bundan dolayı çok çok müteşekkirim.

Basının Sorusu – Sorumuz Yönetmen Song Il Gon’a, önceki filmlerinizle karşılaştırdığınızda Always’in çekimlerinde size zor gelen herhangi bir şey oldu mu?

Song Il-Gon (yönetmen) – Hala genç bir yönetmen olduğumu düşünüyorum. İlk çıkışımı bundan sadece 10 yıl önce yaptım.  Hiçbir kısıtlama olmaksızın filmleri hayal ettiğim şeyler üzerine yaptığımı düşünüyorum. Always’de bunun bir devamı. Bu film, önceki filmlerimin tarzından belki biraz farklı olabilir. Düşününce, herhangi bir tarzda olması çok önemli değil. Asıl önemli olan Cheol Min ve Jung Hwa’nın ilişkisi ve onların bu yalın aşk hikayesinin izleyiciye ulaşabilmesi. İçeriğe göre tarzın değişebileceğini düşünüyorum.

Basının Sorusu1.) Bu Soru Han Hyo Joo’ya, melodramatik kısımlarda ve görme engelli bir kadını canlandırırken en zorlandığın şey neydi? Ayrıca, geçmişte yer aldığınız dramalardaki canlı ve neşeli karakterleriniz ile bu filmdeki karakteriniz arasındaki en belirgin farklar nelerdir (Ahiret sorusu mübarek 🙂 )?  2.) So Ji Sub’a, İlk defa bir melodramda rol alıyorsunuz. (Sanki kaç tane filmi varsa artık, Kore bazında bu 3.filmi zaten 😀 ilki komedi, ikincisi kara mizah, sonuncusu da bu film işte) Oyunculuğunuzda en çok yansıtmak istediğiniz şey nedir? Film aksiyon sahnelerini ve dövüş sahnelerini de içeriyor. Zor oldu mu?

Han Hyo-Joo – Görme engelli bir insanı canlandırmak hayal ettiğimden daha da zordu. Kendim görebiliyorken görme yetisi olmayan birini canlandırmak çok zordu. En ufak bir hata insanların oyunculuğumu beğenmemesine neden olabilirdi. Bu nedenle çok endişeliydim. Biraz zaman geçtikçe rolümü canlandırırken daha rahat olmaya başladım. Ve mutlu hissettim. Önceki rollerimle karşılaştırdığımda, Jung Hwa daha kadınsıydı. Aşıktı. Önceki dramalarımdaki karakterlerde aşıktı ama o sevgi içine aileyi de alıyordu. Bu film ise baştan sona birine aşk ile bağlanmak ile ilgiliydi.

So Ji-Sub – Melodram ve Aksiyon filmlerindeki oyunculuk aynıdır diye düşünmüştüm ama sonradan bir melodram filminde oynamanın nasıl da zor olduğunu fark ettim.  TV dramalarında, duyguları sadece kısa bir süre için sürdürmeniz gerekir ama bu filmde o duygusallığı tüm film boyunca canlı tutmam gerekti. Aksiyon sahneleri benim için çok zor bir hal aldı. Filmden bir ay önce hazırlıklara başladım ve bu süreçte her iki bileğimdeki eklem bağlarını (ligament) incittim (ee aferin sana, hiç antrenman yapmasaymışsın daha iyiymiş 😀 ) Ama şimdi iyiyim (tabi tabi yiğitliğe b*k sürmemek için böyle söylersin tabi 😀 )

Basının Sorusu – Charlie Chaplin’in City Lights filminden esinlendiğinizden bahsettiniz Song Il Gon. City Lights ile karşılaştırdığınızda, çıkan sonuçtan memnun kaldınız mı? Ve de iki film arasındaki farklılıklar nelerdir?

 Song Il-Gon (yönetmen) – Always, City Lights’dan farklı bir film. City Lights hayranı olduğum bir film. Ben bir kadın ve erkek arasında geçen bir aşk hikayesi yapmak istedim. Charlie Chaplin en çok saygı duyduğum yönetmenlerden biridir, o yüzden onun City Lights filmiyle bir karşılaştırma yapabilmem mümkün değil. Always’den ne kadar tatmin oldum emin değilim. İnsanların film hakkındaki düşüncelerini duymak istiyorum. Bir yönetmenin her zaman tatmin olmayan bir yanı vardır. Zaman, düzenleme vs … ama şunu söyleyebilirim ki So Ji Sub, Han Hyo Joo ve tüm ekip ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Filmin hikaye üzerinden gidişatı çok yalın ama filmin duygusal yanı  daha önemli (bu son cümleyi tekrar editledim, direkt bir çevirince anlamsız oldu, bende yönetmenin anlatmak istediğini yazdım).

So Ji-Sub – Çalıştığım sahneleri beğendim. Bir aktör olarak ise, hiçbir zaman oyunculuğumdan tamamıyla memnun olmamışımdır.

Han Hyo-Joo – Bir aktrist olarak, kendi oyunculuğumdan tatmin olmak çok zor. En çok öpüşme sahnesini sevdim. O sahne çok güzel ortaya kondu (görsel açıdan beğenmiş yani hatun, bir yanlışlık olmasın 😀 ).

Basının Sorusu – Filmde, bir çok yatak sahnesi var. O sahneler öncesinde prova yaptınız mı ve herhangi bir NG (çekim hatası) var mı (Çinli bir gazeteci sormuş bunu 😀 Bkz  )

Han Hyo-Joo – Bu çok provokatif bir soru(eferin Hyo Jin artık jeton erken düşüyor :D). Ortada herhangi bir prova yoktu. Yönetmenimiz iki insan arasındaki dokunaklı duygulara odaklanmıştı. Çekim planı hikayenin gidişatına göre kurulmuştu. Yatak sahnesinden önce bir öpücük sahnesi vardı. Kendimi garip hissetmeme sebep olacak yada durumu zorlaştıracak bir şey yoktu. Ve ortada NG’de yok.

Basının Sorusu – Birbirinizle çalışmak konusunda memnun olduğunuz şeyler nelerdir?

So Ji-Sub (actor) – Filmden önce, Han Hyo Joo’yu televizyondan biliyordum. Canlı ve sevimli bir karakteri olduğuna dair bende bir izlenimi vardı. Çekimler sırasında ilk defa oyunculuğunu görmüş oldum. Hyo Joo yaşına göre oldukça dikkatli ve oyunculuk hakkında derin düşüncelere sahip biri. Bu yanı bana göre iyi.

Han Hyo-Joo – So Ji Sub ile çalışmaktan dolayı onur duyuyorum. Çekimler sırasında beni çok iyi yönlendirdi ve bana çok yardımcı oldu. En zor durumda bile, bunu dışarı yansıtmadı. Umarım bende ondan bir şeyler kapabilmişimdir.

Kaynak İngilizce Çeviri : Ki Mun@asianmediawiki

1932 – City Lights  – Charlie Chaplin

Basın toplantısında sorulan sorular bildiğim kadarıyla bu kadar, peki biz ne öğrendik bu söyleşiden 😀 Çok düşünmeyin benim cevabım hazır 😀 Fragman yayınlandığında, blogger arkadaşlarla bu filmin konusunun aynısı bizim Yeşilçam filmlerinde de var diye muhabbete girişmiştik. Konuşulan mevzu özetle “ay çingum annemgil anlattıydı Ediz Hun’un da tıpkısının aynısından böyle bir filmi varmış yaağhaa…  ay çingum bana da dayıgilim anlattıydı Kadir İnanır’da yapmış aynı filmden tee fii tarihinde diye…” Şimdi biz bu muhabbeti en Türkçesinden burada konuşuruz da elin Hintlisi durur mu? Facebook’da okuduğum muhabbetlerde de Bollywood filmlerinden örnek gösteriyorlardı bu defa da 😀 Ama bu kadarı tesadüf olamazdı, noluyoruz hop dedik derken. Yönetmenimiz konuya bir açıklık getirdi sonunda.

Kendisi 1932 yılına ait bir Charlie Chaplin filmi olan City Lights’dan çok etkilendiğini söyledi. Sene 1932 yani siyah-beyaz sessiz filmlerin çekildiği bir dönem. Ve bu filmler sinemanın ilk örnekleri, Charlie Chaplin’de sinemanın duayeni olduğuna göre, Bollywood olsun Yeşilçam olsun bizim yönetmenlerimizde pek tabi ki bu güzide eserden etkilenmişler demek ki 😀 Ohhh rahatladım valla, zaten işim gücüm yoktu, bu filmin konusunu nerden bulurum diye kendime iş edinmiştim kaç zamandır 😀 Şimdi görev tamamlandı gene işsiz kaldım ama olsun JiSub’ım her şeye değer 😀 O kadar City Lights dedik bari buradan linkini de verelim 😀 Film 82 dakika, iyi seyirler olsun şimdiden  😀

1932 – City Lights  – Charlie Chaplin

Showbox Basın Toplantısı

Bitti sanıyorsunuz değil miiğ? Always filminin dağıtıcı firması  Showbox Şirketi içinde ayrı bir basın toplantısı yapılıyor daha doğrusu ben bunu bi tarafımdan böyle uydurdum 😀 Netta yalnızca aşağıdaki fotolar var ve arka planda Showbox firmasının logosu var. Yine de showbox toplantısı değilde festivale ait sayısız toplantılardan biri de olabilir 🙂 Showbox demişken firma Always’i daha şimdiden Japon firma Pony Canyon’a satmış bile 🙂

Gelelim günün o son toplantısına, So Ji Sub’ın o toplantıda giydikleri hayranlar arasında şaşkınlık yarattı biraz 🙂

Bu fotoğraflar uzakdoğufan@facebook grubundan alınmıştır.

Aman o etek mi? yok değildir… ben bunu bir yerde gördüm! ama nerde?... sorularıyla geçen kısa bir süreçten sonra daha önce nerede ilk olarak  giydiğinin bulunması da çok uzun sürmedi tabi 😀 Rough Cut filminin basın toplantılarında ve HelloTV dergisinin 2010 -Eylül sayısında  giymiş. Gerçi dikkatli bakılınca HelloTv’deki pantolon daha dar ama Rough Cut’daki ile tıpa tıp aynı 😀

Bu fotoğraflar So Ji Sub 소지섭 @ Soompi  grubundan alınmıştır.

Yaa işte böyle, bir tek ben mi böyle detaycıyım sanıyordunuz 😀 😀 Hayır efendim yalnız değilim ben, kişisel deneyimlerime dayanarak söylüyorum hangi ülkeden olursa olsun tipik Ji Sub hayranları detaylara önem gösteren bir profil çizmektedir, bu da böyle biline 😀 😀 (Hayır takıntılı manyaklar değiliz, sadece detaycıyız hıhh! 😀 )

-BİTTİ-

Festival 9 gün sürüyor ama en yoğun günlerden biri açılış günüydü , tek bir yazıya ancak sığabildi o yüzden.  Festival cuma günü bitiyor. Bittiğinde ikinci bir posta daha yazarım. Sonra siz sağ ben selamet, filmlerimi dizilerimi yazmaya devam ederim yine 😀 (İnandınız mı ?!! 🙂 ) Hadi ben kaçtım 😀

NOT: Yanarım yanarım böyle bir yazıyı şuana kadar kendi festivallerimiz için hazırlamadığıma yanarım :S Tamam So Ji Sub için ben de bu kadar araştırdım festivali ama işte! Bizim film festivallerini hiç böyle incelemedim diye de vicdan azabı çekmiyor değilim hani 😦

Kaktus Cicegi

ÖNEMLİ NOT: Lütfen kaynak göstermeden başka yerde yayınlamayınız. Bu lafım kişisel paylaşımlar için değil tabiki, haber ve magazin blog ve sitelerinden rica ediyorum…

So Ji Sub Haberler XI- 16. Busan Uluslararası Film Festivali (BIFF ) Açılış Günü” için 27 yorum

  1. Ellerine sağlık ..
    arada bizim gurubu da kaynak olarak göstermişsin teşekkürler 🙂
    Bir sonraki Festival yazın İnşallah so ji sub ında katıldığı İstanbul Film festivali hakkında olur 🙂

    1. Sağolasınnn 😀 😀
      ni dediiin , istanbul mu… so ji sub mıııı? nerdeee o günleer 😀 Ama Allah söyletti herhal, inşallah o günleri de görürüz 😀

  2. Anacım bu nasıl bir aşk:) Valla takdir ediyorum seni:) Araştırmacı Sojupçu seni:) Sojup’un kıyafet seçimi beni hep korkutuyor örneğin o çizgili acumma elbisesi kılıklı üstü direk bana gönderebilir. İtinayla giyip eskitilir:) Yalnız kız fazla hazır cevap, kıvrak zeka, güzel inşallah Jung woom ile bir filmde başrol sahnesi paylaşmaz. Kıza bk ya ben her zaman seksiyim demiş babababa hehe:) Helal doğrusu.

    Sojup enişteciğim bak burada aşk böceğin, pirinç kasen, üstü açık araba hatunen seni bekliyor:) İnşallah bir gün bu sayfaya da bir merhaba dersin.

    1. :))))))))))))) tamam tarihcim anlaştık , o zaman şöyle yapalım, jisubşi kapımda o çizgili hırkayla belirirse, hırkayı sana yollar ben içindekini alırım 😀 😀 nassı çok yahşi plan deggil miiğ 😀

      iltifatların içinde ayrıca teşekkür ederim 😀

      Han Hyo Joo, son 2 haftadır pot üstüne pot kırdıktan sonra, festivalde baya dikkatliydi 😀 😀 ya ben bu kızı hem kıskanıyorum hem de çok sevdim şimdiden 🙂 JiSub ne düşünüyor tahmin bile edemiyorum, neyse böyle şöyleri aklıma getirmeyeyim ben… kaktus neydi kaktus aşk böcüğüydü… pirinç kasesiydi.. üstü açık araba hatunesiydi 😀 çok şükür Hyo Jin’den eksiğim yok fazlam var bu özelliklerimle beraber 😀 😀 😀
      not: Jung woo’n her daim sana kalır inşallah 😀 hyo joo, şirinliğiyle tehlike saçıyor etrafa valla 😀 aman diim 😀

      1. koptum ya hehehe:) üstü senin içi benim sevdim bu mantığı:) valla kızı ben de sevdim aynı zamanda tırstım çok tehlikeli tez zamanda bizimkiler dışında bir oppaya aşık olup evlenir inşallah:)

  3. anacım bu ne güzel bir yazı olmuş böyle.. okumalara doyamadım.. 😀 ahan da bitti dediğim yerde senin “Bitti sanıyorsunuz değil miiğ?” yazını okuyunca güldüm bayağı.. 😀 hakikaten bitti sanmıştım.. 😀

    o sinema ne güzel bir sinemaymış öyle.. bayıldım.. o mimarları kıskandım.. ben de ilerde böyle olmak, böyle binalar yapmak istiyorum ulen! 😀 gerçi ben iç mimar olmak istiyorum ama olsun içini tasarlarım ben de.. 😀

    ay o kırmızı halıdaki adamlara ne diyeyim ben.. offf… ne gülmüştüm ilk gördüğümde.. kendilerinden geçmişler demiştim hatta seninle konuştuğumuzda.. 😀 Jisub’ın eli de değdi ya bunlara, artık sırtları yere gelmez.. 😀

    o kıyafeti sevmedim ya.. yine diyorum bu adamı giydirmeyi beceremiyorlar.. Jisub tiz stilistini değiştir.. 😀

    şu KBS2 fan kamerası görüntülerini izlerken heyecanlandım bana ne oluyorsa? 😀 hatta sonunda Jisub kızın yanından geçerken, benim yanımdan geçiyormuş gibi kalp atışlarım hızlandı.. deliriyorum tutun beni.. 😀 bu arada o ekibe de sinirlendim he.. zati adam film çekmiş, oradan oraya koşturuyor diye yorgun.. bir de bunlar bekletiyorlar ayakta falan.. ayıptır ayıp.. 😀 koskoca televizyon kanalı olmuşsunuz ama saygılı olmayı öğrenememişsiniz.. kaybolun gözümün önünden.. 😀

    ahaha o söyleşi de Jisub bir de “ben her zaman seksiyim” dememiş mi yerim yerim.. 😀 o ne özgüvendir öyle.. 😀 ama haklı da yani.. 😀 adam seksi beyler.. 😀

    Han Hyo Joo seni sevdim, iyi kızdır, terbiyeli gibi görünüyor dedim ama oldu mu şimdi bu laf? “En çok öpüşme sahnesini sevdim. O sahne çok güzel oldu.” ne demektir bu? paralarım kızım seni.. içimdeki yırtık pakizeyi çıkarttırma bana.. beni oralara getirtme.. yaparım bunu.. 😀

    ah o etek o eteeeekkk…. ne desem ki? olmuyor olmuyor olmuyor Jisub’cığım opjussi’ciğim.. olmuyor.. 😀 neyse giymişsin, giyiyorsun, giyeceksin.. bir şey diyemem.. en önemlisi sen seviyorsan bana bir şeyler yemek düşer afedersin.. 😀 kendine iyi bak.. öptüm.. 😀 ps: fötr şapka çok yakışiyür, hep tak.. 😀

    son olarak şu City Lights’a baktım verdiğin linkten.. konusunu okuyunca dedim bu bana tanıdık geliyor.. sonra aklıma aynen böyle bir filmin Yeşilçam versiyonu olduğu geldi.. hatta Kemal Sunal oynuyordu.. filmin adını hatırlayamadım, onu da sağolsun biri yorumunda belirtmiş.. En Büyük Şaban’mış filmin adı.. bizimkiler de araklamış yani.. yalnız değilsin kandomnim.. 😀 bu arada bu yönetmen bir filmde oynamış.. 😀 izliyiciğim en kısa zamanda.. bakalım napmış bizimki.. 😀

    oyhh amma yazdım he.. 😀 tabi senin destansı yazının yanında lafı bile olmaz.. 😀 sağol çingum bu güzel yazı için, verdiğin bilgiler için.. ellerin dert görmesin.. 😀 devamını beklediğimi bilmem söylememe gerek var mı? 😀

    1. bu arada unutmuşum yazmayı ama buradan o basın mensuplarına iki çift lafım var:

      bilmem farkında mısınız ama filmi bir tek siz şanslılar izleyebildiniz.. hala izleyemeyen benim gibi garibanlar var.. utanmadan “film niye mutlu sonla bitmedi yeeaa” diye sormuşsunuz.. yuhh!! fragmandan filmin bir tek sonunu çıkaramamıştım sayenizde onu da anlamış oldum.. hani filmi anlat deseler oturur kendim yazmış gibi anlatırım.. o kadar oldum sayenizde.. ya bi yürüyün gidin işinize.. sinirlindim.. 😀 bundan sonra beklediğim bir film olursa (ki Jisub’ın son filmi var) hiçbir şey okumayacağım hakkında.. fragman falan da izlemeyeceğim.. öhh bu ne yaa.. bir daha böyle bir şeyi kaldıramam.. 😀

    2. -BİTTİ- yazısını boşuna mı koyuyorum anacım 🙂 o yazıyı görmeden benden ümidini kesme 😀 😀

      seni şimdi JiSub’ın ajansını tasarlarken düşündüm bir an, oyy ne güzel olurdu 😀 Malum beyefendi ufak tek katlı eski yerinden şimdi villaya taşıdı ajansı 😀 bir el atsan güzel olurdu yani 😀 😀 içini bilmiyorum ama eminim sen dada güzel tasarlarsın eheheh 😀 😀

      ahhah bütün muhabetleri facebook grubunda yapıyoruz buraya bir şey kalmıyor bazen ama en çok güldüklerimizden bahsetmeden de edemiyorum 😀 o 2 amca bizi çatlattı resmen 😀 😀

      Jisub’ın gençlik halini bile seven ben, samuray etekli halini beğenmicem ayıpsıın 😀 😀 😀 “ps: fötr şapka çok yakışiyür, hep tak.. ” ay evet hep taksın 😀 bende bayılıyorum 😀

      KBS2nin kamera arkası süperdi zaten 🙂 bir de kullanılan kamera acaip kaliteli galiba, renkler çok canlı, benimde gözümün önünden JiSub geçse bende öyle görürdüm ahhahah 😀 😀 ay bana da heyecan bastı anlatırken o videoyu 😀

      Sakin ol şekerim, reklam bunların hepsi, nabız yükseltiyorlar işte aaa 😀 millet meraktan çatlasın diye söylüyorlar tabikisi de 😀 😀 😀 aynı lafı sokakta söyleyemez tabi o da ayrı, 2 dakka da parçalarlar kızı ahahahha 😀 😀

      Ediz Hun, Kadir İnanır derken Kemal Sunal versiyonunu da öğrenmiş olduk 😀 kandomnim bir filmde mi oynamış aaa, merak ettim bak 😀 izler izlemez yorumlarını bekliyorum senin blogda 😀

      bir sonraki filmde bu kadar şaşalı basın toplantıları olur mu bilmem, festivali dünyaya duyurcam diye bayaa basın toplantısı, etkinlik vs gırla yapmışlardı… bir de bunlar açılış filmi seçilmiş ya iyicene bir dikkat çektiler… gazetecileri pataklamadan önce fragmanı yapan amcaya da bir el atalım olur mu 😀 asıl ordan çözdük herşeyi 😀

      1. şok şok şok!!!! biraz önce Kore haberlerinde gördüm, bu sinema merkezi feci haldeydi.. yani sanırsam orasıydı çünkü Busan Film Festivali yazıyordu duvarında.. çok fazla yağmur yağıyordu ve buna dayanamayan binanın her yerinden içeriye su sızıyordu.. oyy ama ne sızmak.. resmen şarıl şarıl sular akıyordu tavandan.. hiç yakıştıramadım bunu mimar arkadaşlara.. 😀 güzelim bina demek ki sadece dış görüntüden ibaretmiş.. ya da belki de ben yanılıyorumdur orası başka bir yerdir.. festivalin yapıldığı başka bir bina da olabilir.. bilemedim şimdi.. 😀 accık Korece bileydim eyiydi.. 😀

        1. link ver nerden izlediiin aaa ?
          Allahtan JiSub önceki gün Seul’e döndüydü 😀 Festival binası can derdinde, Kaktus JiSub’ın derdinde 🙂

          üzüldüm ama bak olaya…

  4. Bu ne? Manas destanı mı? 🙂 Okuyamadım valla başından ortasından baktım biraz. Naçizane bir tavsiyede bulunsam sana? Bu yazıları iki ye üçe bölsen ayrı ayrı postlar halinde yayınlasan bizim için okuması senin için yazması daha kolay olmaz mı? Tabii yine de sen bilirsin alan senin alanın 🙂

    1. Nie öle dedinki o kadar da kısa tutmaya çalıştıydım hehee 😀 😀 sen de haklısın lafeam , yalnız tüm bu anlattıklarım sadece 6ekimde olanlar 😀 parça parça yazıp blogu şişirmek istemedim ne yalan söyliim, zaten sürekli jisub hakkında yazmaya başladım bir de yazı sayısıyla sarhoş etmeyeyim insanları, o yüzden tek seferde çıkardım gitti yazıyı 😀 bir de sanki parça parça yazarsam konu çok dağılıyor gibi geliyor… jisub yazılarını bilerek sıcak haber şeklinde değil de derleme şeklinde yazıyorum o yüzden. 😉 ama dizi ve film yazılarımı nispeten kısalttım bak, ona özellikle dikkat ediyorum 😀

  5. amaniiiin, bu ne güzel yazı olmuş makinocum?? bana diyosun ama sen de her seferinde aşıyosun kendini. ayrıca vicdan azabı çekmeye devam et; madem bu kadar güzel ve araştırmacı gazeteciler gibi yazabiliyosun, böyle bir yazı da altın portakal için hazırlamalıydın madem! (suçluluk duygusu uyandırabildim mi? ahaha) 😛 😀

    Başkanın sözlerini tercüme etmene bittim: ““Busan Cinema Center, Busan şehrinin görsel medyanın bir merkezi haline gelmesini gösteren yeni bir çağın başlangıcına işaret etmektedir.” Paraya kıydık abicim, siz de böyle merkez var mı diyorlar yani.” Evet, Türkçe anlamı bu! 😀

    Ji Sub’ın o eteğini ben hiç beğenmedim ama :/ Bu Koreliler de bazen tarz olucaz ayağına saçmalıyolar haa (kızma bana nolur…)

    Bi de Hyo Joo şıllığı en çok öpüşme sahnesini sevmiş he mi?? Piiii, terbiyesize bak sen! Cici kız dedik bağrımıza bastık, ama bu lafından sonra ben onu da gıcık olduğum aktrisler listesine alıyorum. (Zaten liste epeyce kalabalık; gıcık olmadıklarımın sayısı çok az :P) 😀 Ama Hyo Joo da artık hangi sorulara nasıl cevap vermesi gerektiğini öğrenmiş, aferin ona. 🙂

    Ellerine kollarına sağlık şekerim ^^

    1. valla içimdeki Türk, elin film festivalini tanıtırken bayaa bi beni ezdi sağolsun… bi de siz vurun anacağım vurun vurun 😀 😀
      o amcanın lafından sonra çok pis nazar değmiş binaya, aşırı yağmurdan su basmış merkezi 😀 şizomizo görmüş sel haberini http://www.centredaily.com/2011/10/13/2948546/maternal-love-is-closing-theme.html … yazık olmuş valla, neyseki jisub çoktan dönmüştü seul’e 😀 aman beyimize zeval gelmesin 😀

      etek olayına ne diye kızayım şekerim, benim ki kargaya yavrusu kuzgun görünür hesabı… her halini seviyorum – dating now daki çiroz hallerini bile sevdikten sonra o etek bana süleymanın kaftanı gelir 😀 😀

      hyo joo’ya kızmayın anacım, reklam kokan hareketler bunlar 😀 herkes merak etsin o sahneyi bölece sinemaya akın etsin istiyorlar… en azından ben kendimi böyle kandırıyorum yersen çingum 😀 ha yemem ben bunları diyorsan kızcağız hala öpücük şokunda da diyebiliriz, hayatının öpücüğünü aldı bee 😀 😀 😀

      😀 teşkür ettim teveccühünüz 😀 😀 😀

  6. Ellerine sağlık son dakika haberleri gibi gibisin (: Hiç bir şey kaçmıyor Sujiyle ilgili (:

    Bu binayı görüp aşık olan ben darısı Antalyamın başına diye içimden geçirmedim değil arkadaş (:

    Kılık kıyafetiyle beni hüsrana boğan sojıye sevgilerimi iletirken hatun kızımıza da kimse ses etmedi herkes bağrına bastı diye erken havalandı diyorum ^^ Yakındır saç baş yolan fanların saldırısı 😛

    1. Komaoo 😀 sağlam kaynaklarım var 😛 fb’da çok güzel gruplar buldum, çok tatlı insanlarla tanıştım, bütün taze haberleri onlardan alıyorum 😀 bir de oradaki muhabetleri görseniz ölürsünüz gülmekten, burada sadece özetini geçtim 😀
      Di mi ya, gül gibi Antalya’nın nesi eksik, bir gün daha da güzeli olur inş  ama içini su basmayanından 😀 busan sinema merkezini su basmış aşırı yağıştan, sizin oralarda kaç gündür sularla boğuşuyor bak. Neyse biz yaparsak sel filan hepsini düşünürüz artık, yani düşünürüz bence 😀
      😀 😀 ne giyse yakışıyor ama deggil miğ 😀 😛 röportajlarda çok güzel giyinmişti niye öyle yaptı bilmiyorum, gerçi sponsorlara da bağlı genelde 😀 … çevir gazı kaktüs isub yanmasın 😀 … öyle işte ben iyiyim ya sen 😛 😀
      Kızımız emin adımlarla ilerliyor valla, biz burada saçımızı başımızı yoluyoruz ama kızın da orda reytingleri yüksek, ideal gelin anketlerinde, Koreli ajumalar birinci yapmış kızı… 😀 puff filmde bir nete düşemedi ki, meraktan ölcez, halbuki bir filmi izlesek bütün gazımız gidecek, huzura ereceğiz, zaten 2012ye surda ne kaldı diğer filmi de çıkar jisub’ın, çok geçmeden romantik-komedi olan bir dramada oynayacağı haberini duyarız… bu arada da han hyo joo filan yalan olur diğer rol arkadaşlarına diş bilemeye başlarız ve bu böyle sürüp gider… biz evlenir çoluk çocuğa karışırız da zavallı jisubım hala rol arkadaşlarıyla takılır anca :S çok üzülüyorum ben bu çocuğa valla 🙂

  7. Neymişşş… Neymişşş… Öpücük hoşuna gitmedi değilmişşş efendimmm… hoşuna mı gittiii ;((( tabii giderr bulmuş yakışıklı sırma gibi oppayı tabii hoşuna giderrr 😀

    Haberler süper, ışık hızı gibi so ji sub son dakika haberleri gibisin makinosev 😀 Amaaaa var yaaa bu yazıyı da okuduktan sonra bunu seyretmeden duramam artık 😀 Özellikle bu öpücük olayı şu cadıyı nasıl mest ettiyse merak ettim doğrusu öhüü.. öhüü.. 😀 😀

    1. yav boşuna mı diyorum han hyo joo nun lafları hep bizi gaza getirmek için, millette senin benim gb düşünüp sinemaya akacak işte … o kızın tafrası ondan, sakın gaza gelmeyin rica edeceğim 😀 sonuçta onlarda işini yapıyor 😀 ama o öpücük güzeldir tabi, ben de olsam öyle derdim ahahhahah 😀 😀
      Daha bir dolu haber var ama hep karman çorman, toparladıktan sonra yine yazacağım bir posta daha 😀 😀 teşekkür ettim, çommal komao 😀

  8. makinocum bu ne şahane bir yazı olmuş böyle sen kendini aştın artık yahu, senin bu araştırmacı yazılarını görünce kendi yazılarımdan soğuyorum ehu ehu 🙂

    so jimizin elini tutmak isteyen iki ajusshiye koptum, aklıma da lee seung gi’nin Türk hayranı geldi, erkek fanlardan korkacaksın kardeşim 🙂

    Çalıştığım sahneleri beğendim. Bir aktör olarak ise, hiçbir zaman oyunculuğumdam tamamıyla memnun olmamışımdır. >> demiş so ji, yahu senin sırf misa’daki oyunculuğunu anlatmaya kalksak bloglar yetmez, ben şahsen anlatamadım, bi misa yazısı yazamadım istesem de.. çok mütevazı bu çocuk yahu 🙂

    hyo joo da işini biliyor çakal hatun, öpüşme sahnesini sevmiş, çok açık sözlü canım, aferin 🙂 o Çinli gazetecinin sorusundaki pisliği de çözdü hemen, so ji’den bi şeyler kaptı belli, öyle saf saf her şeyi anlatmıyor artık 🙂

    city lights’ın da linkini bile vermişsin annem sağolasın, bugün izlerim ben onu, sonra karşılaştırırız so jimizle charlie’yi 🙂 gerçi ben o kadar bizden esinlenmişler diye hava atıyordum herkese ama neyse adam sinemanın atası charlie’den gocunulmaz 🙂

    so ji’nin pantolonu meselesinde ise kaldım valla ayakta alkışlıyorum sizleri, o ne detaycılık, ne hafıza bravo 🙂 ben de etek zannetmiştim ilk gördüğümde aman aman değilmiş rahatladım 🙂

    artık bir altın portakal yazısı bekliyoruz senden makinocum sen onu da halledersin ben eminim, yazının 2. kısmı merakla beklenmekte diyerek bu uzun yorumu bitiriyorum 🙂

    1. komaooğ ^^ aman haa sakın ola soğumayın kendinizden, işim gücüm jisub oldu ilaçlı tedaviye başlamam an meselesi, haliyle yazarken biraz abartıyorum 😀 kimse örnek almasın rica edeceğim, ehhehe 😀
      o amcalara gül gül öldüm ben, kaptılar jisubı bırakmadılar da bir türlü, en sonunda topuklayıp seke seke kaçtı jisubım maralım 😀 “aklıma da lee seung gi’nin Türk hayranı geldi, erkek fanlardan korkacaksın kardeşim” ahahha iyi hatırlattın, bizim cüsseli hayran daha febaydı sankim 😀 omzu çıkacaktı seung gi’nin 😀
      İvet çok mütevazi ve akıllıdır bizim oğlan, yirim 😀 bende hala yazamadım onun yerine jisub’a anlattırdım ama heheh (Jisub’In ağzından diziden sevdiği sahneler yazısını bulmuştum, biyografiyede onu koyup o misyonumu halletmiştim) 😀
      😀 reklam anam bunlar, önceden de diyordu ki ben oppa demem ajussi o benim için, şimdide o sahne çok güzeldi diyor tam da filmin görücüye çıktığı bir zamanda 😀 ayrıca gizlice flört etmek varken kendini niye ateşe atsın ki hatun 😀
      City lights beni de ters köşe yaptı valla 😀 ama Charlie babadan gocunulmaz tabiside 😀 so ji’nin pantolonu süperdi ama üstüne az geyik yapılmadı fotoların nete düştüğü akşam 😀 😀 neyse ki eteğin gizemi çözüldü de biz deliler bir rahat nefes aldık, ay bi Dakka deli mi dedim, detaycılar demek istedim 😀
      Altın portakala çalışamadım hocam sel vardı, seneye artıkın 😀 valla bak söz 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s