Dahi miyim neyim! Belki de değilim, bilemedim şimdi :D

Gizlidenbirdeyiş dün bana ve Aslininguncesi‘ne  bir şablon göndermiş. Gül gül öldüm😀 Şablonu gördüğümde önce çözemedim😀 Kim nerede kime nasıl bakıyor ama inceledikçe gül gül öldüm, her kim yaptıysa ellerine sağlık, kesinlikle doğru tespitlerde bulunmuş😀

Konu şu; hayatını üniversitenin demir parmaklıkları arasında… pardon! kampüsünde geçiren herkes bilir ki her bölümde öğrencisinden hocasına kadar belirgin bir kast sistemi vardır.  İşte bu kast sisteminde kim kimi nasıl görüyor, aşağıdaki şablonda bir güzel anlatılmış😀

Birde birlikte inceleyelim isterseniz😀

Undergraduate/Lisans öğrencisi:

Tipik öğrenci milleti, zorlu bir sınav dönemi sonrası üniversiteye kapat attıya ilk olarak kendini bir salar bu tayfa🙂 Haksızda değil hani, ösym’nin kahrını çekmek kolay mı? Ama son gülen o olmuştur işte, nanik naniiik! Artık o bir üniversitelidir, Ösym başkanı gelse tanımaz o kadar yani😀 Orda gördüğünüz Einstein fotoğrafı bunu temsilen konulmuştur😀

Sırasıyla o satırda soldan sağa gittiğimizde bu defa da, lisans öğrencimizin doktora yapanlara bakışları görülüyor, onlara göre lisans ve y.lisans’da hızlarını alamayan öğrenciler iş hayatından kaytarıp günlerini gün ediyorlardır😀 Belli ki baba parası yiyorlar pehhh😀 Saf ya bu öğrenciler valla bak😀

Biraz daha ilerleyince postdoc yapanlar  için görüş belli; “b*k gibi paraları var ya oku babam oku :D”

Ciddiye aldıkları kişilerde var tabi, profesörler!!!!😀 Yani hocalar, sebep belli notu veren düdüğü çalar kardeşim😀

“Hocam, n’olur beni geçirin” “Hocam tek bir dersden okulum uzuyor, aileme yazık değil mi böhüü!”  “Hocam, askere çağırıyorlar, okulum uzarsa yandım”… Bilmem anlatabildim mi😀

Teknisyenlere bakış açısı ise beni en çok güldüren fotoğraflardan😀 Özellikle derslerin yarısı laboratuarlarda geçen bir bölümdeyseniz ve bitirme tezi için deney vs yapmanız gerekiyorsa, her türlü kimyasal, lab malzemeleri, bilimum deney föyleri için laboratuar teknisyenine ihtiyacınız mutlaka oluyordur. Tüm değerli kimyasallar ve lab. malzemeleri, genellikle lisans sonrası çalışmalarda (master, doktora vs) kullanıldığı için sizin o malzemelere dokunabilmeniz bile mucizedir bir yerde😀 Bir de babanızın malı gibi ortalığı kırıp döküyorsanız laboratuara korumalar olmaksızın girmeniz mucize😀 Ama gül gibi teknisyen bir anneye sahipseniz o ayrı😀 Sizin için hep bir yerden, bir malzeme vs bulabilir😀 Söz konusu deneyler olduğunda lab malzemelerini anlıyorum da insan önlüğünü de mi getirmez e be öğrenciii, teknisyen n’apsın!!! Öhöm ıhım sakinleştim temem😛

PhD Student / Doktora Öğrencisi:

Doktora yapanlara göre tabiki lisans da okuyanlar daha bebedir, bunu açıklamaya bile gerek yok😀

Doktora yapmak ise başlı başına bir delilik, doktora yapan kişinin akıl sağlığı bir süre sonra aşırı doz stres ve panikten tehlikeye bile girebilir dikkat😀

PostDoc yapmak ise tamamen paraya bakar, çünkü doktorayı zaten memleketinizde yapmışsınız, amacınız yeni yeni şeyler görüp öğrenmek ise yurtdışı şart! Hadi bakalım elinizi cebinize atın! Aaaaa paracıklar nereye gitmiş, cep delik cepken delik! Burs filan bulamadınız mı o da hayal😦 Ama millet ne güzel postdoc yapıyor di mi, para onlarda gıcır tabi!😀😀 Hehe bu da doktora yapanların postdoc yapanlara bakışı oluyor😀

Profesörlerin hayatlarındaki yeri belli, anca onları azarlasınlar, olur olmadık çemkirsinler işte!!! Ama n’oldu yavrim sana, lisans okurken çok başka düşünüyordun😀

Teknisyenler bu noktadan sonra ayrı bir önem kazanır, deneyler için yeterince malzeme tabiki yoktur varsa da nasıl temin edilir bilinmez ama teknisyen kesin biliyordur. “O nerde, bu nerde?” soruları başlamıştır, bir de şöyle bir durum vardır, durduk yere lab. malzemeleri yer değiştiriyordur😀 (Lisans öğrencileri sağolsun🙂 ) “TKN tüpleri bu kadar mıydı, bunlar bana yetmez unniii😀 ” “Diğeri nerde? şu nerde, bu nerde!” “Hadi, hadi sen iyi bilirsinnn yeme beniiii :D” :D  Bu kadar örnek yeter, artık anlamışsınızdır😀

Sıradaki…

PostDoc / Doktora sonrası eğitime devam edenler:

Hehee “hey sen lisans öğrencisi! Benden öğreneceğin çoook şey vaar”😀 İlk foto bunu anlatıyor işte🙂

Doktora yapanlar ise daha yeni yeni öğreniyorlar bu işleri! Onlar da daha bebe😀

Bütün PostDoc yapanlar ise eşekliklerine doymasınlar!😀😀 Evet bu fotoğraf öyle çok şey anlatıyor ki, kelimeler yetersiz kalıyor inanın😀😀

Ama benim en çok koptuğum fotoğraf PostDoc’ların hocalara bakışı tabiki😀😀 “Kesinlikle bütün profesörler iblis!” fotosudur bu!  nıhahaha😀

Teknisyenler artık farklı bir konuma yükselmiştir, bölümde neler oluyor, son havadisler nelerdir? Teknisyenlerin yeni yeni kabiliyetleri gün yüzüne çıkar artık! Eee teknisyen deyip geçme, yılların memur tecrübesi var onlarda! Kast sistemi ondan sorulur😀

PI/Professor/Sevgili Profesörlerimiz:

😀 Bizde de böyle midir bilmem ama Amerikan dizilerinde sıkça gördüğümüz profesör-öğrenci ilişkisi(!)ne parmak basılıyor burda, ben yorumsuz bırakıyorum😀

Sonraki sıralama çok yerinde ama sırasıyla kölelerimiz belli😀 Sürünenler kategorisinde en başı doktora öğrencileri alıyor, 2. sırada sendika haklarını kazanabilmiş ve nispeten daha iyi şartlarda çalışan postdoc elemanlarımız var😀

Profesörün kendi seviyesindeki kişilere bakışı malum😀 Bilime hatta dünyaya onlar yön veriyor😀 Ahanda bakın plaketleri de var, senin vaaar mıııı?😀😀

İşte bir diğer bomba😀 Teknisyenlerin insan olduğunu hiçe sayıp, lambadaki cin misali herşeyi yapabileceklerini sanan dahiyene bir görüşleri var! Ne de olsa onlar birer dahi😀😀

Tecnician/Teknisyenler yani Lab vb yerlerden sorumlu insanlar,bir nevi memur:

Son satırı yorumlamaya bağırsaklarım yetmeyecek galiba, zira gülmekten altıma bıraktım😀😀😀

Sol baştan ilk 3 sıra, tabiki anaokuluna giden velet topluluğundan başka bir şey değil, eee normaldir tabi!😀 Teknisyenler ki sizin laboratuara ilk adım attığınız günü bilir😀 Hatta sönmüş kireç (kirecin ağırlığının 3’te 1’i kadar su ilave ettiğinizde ortaya çıkan görüntü🙂 ) gördüğünüzde ilk kez konuşup “hocam bu ne? rakı mı? ehühühee” dediğiniz o salak günleri daha dün gibi hatırlarlar! Yıllar ne çabuk geçiyor değil miii😀😀 Yaa yaa evet😀

Sıra geldi Teknisyen-profesör ilişkisine, ne geliyorsa başlarına hep profesörlerin yüzünden geliyordur zira, onlar için profesörler kesinlikle “VARYEMEZ AMCA”dırlar, bu da böyle biline😀 Yoksa laboratuardaki bu malzeme trafiği başka türlü açıklanamaz sayın izleyiciler😀😀

Son olarak bir teknisyenin gözünden kendisini nasıl değerlendirdiğini görüyoruz😀 Zira aşmıştır kendisini O!

😀😀😀 Ah ah onların hakkını nasıl öderiz, onlar bizim kahramanımız, evet evet  onlar birer kahraman!  Hatta Chuck Norris bile halt etmiş onların yanında😀 Onlar olmasa bölüm diye bir şey kalmaz valla😀

😀 İşte böyle sayın okuyanlar, siz siz olun zekanıza çok güvenmeyin😀 Zira kim zeki, kime göre zeki! hiç belli olmuyor bu hayatta😀😀

Ama iyi güldük eğlendik değil mi😀 Bir sonraki yazıda görüşmek üzere efem😀

21 thoughts on “Dahi miyim neyim! Belki de değilim, bilemedim şimdi :D

  1. Ahhhh, koptum resmen! Gözlerimden yaş geldi çingum, anla sen artık!😀😀 Süper bi analiz olmuş, mümkünse bunu her yerde paylaşmak istiyorum. Facebook’uma ekleyebilir miyim?😛

    Profesörlerin Ph.D’lere bakış açısına bayıldım, nasıl da gerçekçi olmuş! Ph.D’lerin undergradları bebe görmesi de öyle😀😀😀 Post-doclarsa hocaları Sauron gibi görüyor demek, ahaha! Ama teknisyenlerin kendilerine Chuck Norris demesine ne demeli? Eh, adamlar haklı bir yerde; biz çok okuduk yazdık ama onlardaki alan tecrübesi profesörlerde bile yok…

    Ellerine sağlık, ne iyi etmiş de paylaşmışsın. Öperim ^^

  2. Tabiki paylaş çingum ayıpsın😀 bana da faceden arkadaşım mesajla attı bunu, paylaşmadan edemedim ben de😀 bir gün, her akademisyen görmeli bu şablonu😀😀
    okul işlerinden sıkılan tüm çingulara armağanım olsun bu yazı hehehe😀

    Not : -Sauron’da koptum ben zaten😀 – teknisyenlerde ise artık altıma bırakmıştım😀😀

      • süper bir yazı hikaruu, aydınlandım resmen, hayat şimdi daha bi heyecan verici oldu yine😀 kendimi ezik hissetmeyeceğim bundan sonra sırf daha fazla okumak istiyorum diye😀 ay bir de “tüm akademisyenlerin blogları vardır kesin!” yorumuna koptum gülmekten😀 🙂 son nota yorum bile yapmıyorum😀😀

  3. cnmmmm ellerin dert görmesin…şunları teker teker inceleyip de yorumlamayı anca sen yapardın.Doğru adrese göndermişim fotoyu yani😀 ben şunu anladım ki teknisyenler her durumdan gayet karlı bir şekilde çıkıyor, napsak ya bütün ünvanları sildirsek mi acep😀

    • ha şunu bileydin😀 Benim ideolüm zaten Müşerref Abla😀😀 Laboratuarın prensesiydi ne güzel, hem de ne süsünden ne rahatından vazgeçiyordu😀 biz ise anca pazı büyütüp, burnumuzdan duman soluyarak ortada dolaşıp duruyorduk😀 gençliğimiz gitti be okuyacağız diye😀 memur olmak güzel şey! ünvan filan hak getire😛
      not: ama özledim ben gene de o günleri heee, hiç akıllanmayacağım galiba ahahaha😀

  4. Yaa okuyunca yazını benimde aklıma müşerref hnm.geldi..Kimyasal odasındaki dolabında sakladığı sayamadığım kadar oje.yi görünce şok geçirmiştim..Sonra olayı normalleştirme çabasıyla, “ee onlar da bi nevi kimyasal cnmm” demiştim.😀

    Not: şşşşş akıllı ol aklını alırlar😀

    • 😀😀 ojelerrrrrrrrrr ahahhaha😀 nasıl unutmuşum ben o ayrıntıyı😀 ideolüm diyorum başka bir şey demiyorum🙂
      not: yok valla ben hala doktorada kararlıyım, hele ki hikaruivy’nin paylaştığı yazıdan sonra hahahah😀 zaten istemesem bile yapmak zorundayım, içimdeki araştırma görevlisini durduramıyorum (bkz: so ji sub biyografisi😛 )

  5. İnan getirmezler, yağmurlu bir bahar günü ben de modaya uyup beyaz trenckot tarzı yağmurluğumu giymiş havalanırken arkadaşım yakama yapıştı. ne olur düştüm ocağına bugün eğer laba girmezsem 3. artıyı alıp kalıcam. önlüksüz girilemeyen bir ders:) kemerimi çıkardı ceketimi geçridi bu bir erkek siz düşünün. ben de o zmanlar incecik ahh ahh o da maşallah vücut fit nonoşlar gibi lab laboratuarına gitti. hala aklımızda dır ve hala güleriz. ve o dönem boyunca ne zman yağmur yağsa ve ne hikmetse o günlerde lab olur benim cekete göz dikilirdi çok çektim çok:)

    • inanmıyorum! ilk defa bu kadar yaratıcı bir şey duyuyorum😀 yalnız nasıl anlaşılmaz onun önlük olmadığı inanamıyorum ahahahah😀
      ama öğrenci milleti işte🙂 o çocuğa sonra ne oldu, o pratik zekayla çok iyi yerlere gelecektir eminim😀😀😀

  6. ben facebook’ta da belirttiğim üzere profesörün doktora öğrencisine bakış açısına sonuna kadar katılmaktayım =))

  7. Bir postdoc olarak dünyanın ne kadar da kötü bir yer olduğunu ve bütün kötülüklerin kaynağının proflar olduğunu çok iyi biliyorum🙂 Siz de öğrenirsiniz merak etmeyin, öğrenirsiniz öğrenirsiniz. Ah o güzelim doktora günleri, bir daha gelmez geri. Sözlerime eski bir postdoc atasözüyle son vermek istiyorum; ‘they’re all bastards’🙂

    • ahahahha “they’re all bastars”😀 bilgi haznemize yeni bir atasözü daha kattınız, sağolun varolun😀 büyüyüp postdoc olunca ben, bu sözünüzü hiç unutmayacağım efem😀 saygılar…
      not: yukarıdaki hiyerarşiye göre size saygı da kusur etmiyorum gördünüz gibi🙂

      • @ucu iyagi: güzelim doktora günleri!!!o_O şok olmuş vaziyetteyim; böyle bir lafı ilk kez duyuyorum. doktora benim ömrümü yedi ayol, genç yaşımda saçıma aklar düştü… post-doc’ta tezi verebilicem mi veremiycem mi stresi yok en azından… tamam doktora öğrencilerini hâlâ çocuk olarak görüyor olabilirsiniz ama o günleri özlemle anmayınız rica ediciğimm😀😀

        • @hikaruivy; Sen söyleyince tekrar düşündüm de, tamam peki abartmış olabilirim🙂 Aslında benim kastettiğim, makalelerin çıktığı, tezin bitime yaklaştığı, artık pek bir şeyin umrunda olmadığı, jüridekileri cebimden çıkarırım diye düşündüğüm doktoranın son aşamalarıydı. Yoksa, onun öncesinde yaşadığım gerilim dolu aylar aklıma geldi de, yok vazgeçtim geri dönmek istemiyorum🙂 Yalnız, doktorada konumun, statün, ne olduğun belli en azından, postdoc olmanın farklı bir psikolojisi var, ne olduğun belli değil, öyle arada kalmış ne idüğü belirsiz bişey. Amaaaaan siz nereden bileceksiniz zaten, dünkü çocuklar siziiiii🙂🙂

          • hahah, tamam şimdi oldu :))) ben daha o aşamaya gelemedim, henüz gerilim dolu aylar safhasındayım😛 bugünlere geri dönmek isteyeceğimi hiiiiç zannetmiyorum!😀😀

            post-doc’un farklı bir psikolojisi olduğuna eminim. o olayı yaşamadan anlayabilmek de mümkün değildir elbette… ama ileride yar doç olunca “ah post doc olmak ne güzeldi, bu kadar sorumluluk, senden yönlendirme bekleyen doktora öğrencileri yoktu!” diye o günleri özlemle anma ihtimali de yok değil🙂 sanırım doçentliği alıp rahata erene kadar eskilere özenmeye devam edeceğiz😀😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s