So Ji Sub – Biyografi: 6. Bölüm – Ben deli değilim ki!

Ji Sub ile kafayı bozduğumu düşünüyorum şu günlerde ki eminim siz de bunu düşünüyorsunuz itiraf edin 😀  Ji Sub aşağı Ji Sub yukarı, vay efendim ne tatlıymış mış , ne hönkmüş müş, haftalardır Ji Sub! Ji Sub! diye inletiyorum her yeri 🙂 Neredeyse akıl sağlığımdan şüphe edecektim ki youtube da bir videoya rastladım.

Bunu izledikten sonra tekrar gayet normal bir ji sub hayranı olduğumu düşünmeye başladım çingular ve istedim ki sizde izleyin siz de anlayın 😛 . Böylece benim ne kadaaar normal biri olduğumu, videoyu hazırlayanın ise çoktaaaan o treni kaçırdığını kendiniz görün istedim. Heeee, olurda ilerde benim için “bu kız Ji Sub delisi” demek gelirse içinizden, açın bu videoyu izleyin ( Ben Deli Değilim Uleeen, deli olan bu kız asıl 😛 tamam tamam gayet sakinim ben 🙂 ). İşte bahsettiğim o video, işte Ji Sub Hayranı olmanın tüm raconunu alt üst eden ve bu uğurda “Jisup ooo yes, ji sub çoa, nomu sarangeee Ji Sub” diye karaoke yapan o hanım kızımız. Yanlış duymadınız, hatun kişi ji sub görüntüleri eşliğinde karaoke yapmış! evet evet yapmış 🙂 ama işte karaoke var karaoke var! lütfen evde denemeyin ve sadece izleyin!

Ohhh bir konuya daha açıklık getirdik sonunda, şimdi kaldığım yerden devam edebilirim.  2008 yılını cingıl, film, mini dizi derken dolu dolu geçirir JiSubum. 2009 da ise kolları sıvayıp tekrar dizi çekimlerine başlar.

Cain & Abel ( SBS, Şubat 2009)

Senaryosu zırt pırt değişen dizinin ilk konusu; küçükken birbirlerinden ayrı düşüp evlatlık verilen iki erkek kardeşi anlatmaktadır. Küçük kardeş(bahtsız bedevi So Ji Sub yine karşınızda) Amerika’da büyür ve sonunda mafya üyesi olup kiralık katile dönüşür. Büyük kardeş ise ne tesadüf ki hırslı bir dedektif olur büyüyünce. Tabi yolları tekrar kesiştiğinde kardeş gibi değillerdir artık, Habil ve Kabil gibi düşman kesilirler birbirine. İşte bu senaryo için 6 milyar won’luk bir bütçe bile oluşturulur ama işler bir türlü düzene girmez, oyuncu kadrosu bu kararsız ortam nedeniyle sürekli değişir. En sonunda bizim izlediğimiz doktor kardeşlerin senaryosunda karar kılınır, projenin başından beri desteğini hiç çekmeyen Ji Sub, yeni senaryonunda arkasında durur ve projenin çekimlerine başlanır. Şubat 2009’da da izleyicinin beğenisine sunulur, dizi bol atraksiyonlu ve bol entrikalıdır.  Olumlu etki bırakır. Şahsen ben dizideki doktor konuşmalarının hastasıydım, bir hastalık adı mı geçiyor hemen alt ekranda hastalığın açıklaması yapılıyor, bunun gibi seyirciyi aptal yerine koymayıp teknik bilgiler veren dizilere bayılıyorum zaten. Velhasıl ben de dahil 🙂 bir çok insanı etkilemeyi başarır dizi 😀 Daha ayrıntılı bilgi ve indirme linkleri için şu yazım emrinize amadedir 🙂

Bu arada biraz dedikodu, bu diziden sonra So Ji Sub ile dizinin bir diğer oyuncusu Han Ji Min ile ilgili olarak “evlendiler… evlenecekler” dedikodusu almış başını gitmiştir. Aradan neredeyse yıl geçince Ji Sub “yok öyle bir şey” demiş tabi ama, manşet olmaktan da kaçamamış bu iki ünlümüz(3).

Sophie’s Revenge ( Haziran 2009)

Sıradaki Ji Sub projesi, Hikaruivy çingumunda da deyimiyle şeker mi şeker bir intikam öyküsü. Çin yapımı filmde Ji Sub’um başta misafir sanatçı gibi olaya dahil olsada az konuşup çok göründüğü sahneler yönetmen tarafından genişletilmiştir sonrasında. Film de kullanılan dil çince olduğu için Ji Sub’un rolü daha çok mimik ve endam gösterme amaçlı olsa da filmin bence olmazsa olmazı (adam kayırdığımdan değil, valla öyle 😛 ) 🙂 Bir kere Sophie’yi terkeden ve intikam ateşine nail olan kişi yine Ji Sub’tur filmde 😀 Ji Sub’u yola getircem diye yapmadığını bırakmaz kızımız 🙂 Eğlenceli bir film izlemek, hem de Ji Sub’u dram yapmadığı bir rolde görmek istiyorsanız kesinlikle izleyin derim ben, işte filme ulaşabileceğiniz adres 😀  Hatta izlemeden önce sevgili çingularım  hikaruivy, mavi , kendisi ve koreesintisi’nin yorumlarına da bir göz atmanızı da tavsiye ederim 😉


Exit BOF Enter 51K

http://www.51k.com/

Efendim bildiğiniz gibi korede Ajans olayı başlı başına bir olay, resmen çekirdekten ünlü yetiştiriyorlar. Ji Sub’da şöhret basamaklarını hızla çıkarken 2005 yılında BOF adlı Kore’nin hatırı sayılır ajanslarından biriyle 4 yıllık bir antlaşma yapar. Merak edenler için hali hazırda BOF bünyesinde çalışan ünlüleri şu sayfadan inceleyebilirsiniz. İşte JiSubcum 4 yıl sonunda o ajansla antlaşmayı yenilemek yerine kendi ajansını kurmaya karar verir 🙂 Yıllarca BOF ajansının Ji Sub için oluşturduğu siteden onunla ilgili haberlere ulaşan hayranlar, BOF’un sitesinin kibarca kapanmasına tanık olurlar önce, ama ne medyada, ne de yıllardır Ji Sub’un ağzından hiç bir kötü söz duymadıkları için BOF hakkında, önce bir merak dalgası oluşuverir, çok geçmeden de Ji Sub kendi ajansının açılışını ilan eder. Böylelikle hiç olaysız BOF’tan ayrılıp 51K’yı açar Ji Sub.

Artık kendi arabasını kendi kullanıp, telefonlarına da kendisi bakmaya başlar. Neden “51K” peki?

Efendim Ji Sub’un şanslı numarası 51!… Hayatta hiç bir zaman %100 şanslı olmadığından olsa gerek ne zaman yaşamında zor bir durumla karşılaşsa %51 şansı olduğunu düşünürmüş, O %1’lik farkın bile %50(yarı yarıya) şanslı olmaktan daha iyi olduğunu, ucu ucuna da olsa talihi kendi tarafa çekmesine yetebileceğine inanmış hep.  “49 ve 51 sayıları nerdeyse 50 gibi düşünülebilir ama çok farklıdırlar birbirinden.  100’e giden yolda, 49 geride kalmışlığı düşündürüyor oysaki 51 hedefe ulaşmada %99 kadar önemli, hatta %99 ve %51 bu anlamda birbirlerine daha çok benziyor.” diyerek açıklamış bu durumu (4).  51’in yanındaki “K” ise Kingdom’ın yani Krallığın K’sidir. Ji Sub’un krallığını temsil ediyor, bir anlamda da onun iç dünyasını (heyt be ) 🙂 Aslında emekliliği geldiğinde kurmayı hayal ettiği oteline de Kingdom adını koymayı planladığını ajansını kurmadan çok önce de söylemiştir. (Alsana bir mim daha 🙂 acaba sevgili çingularımın başlattığı 5 hayal mim’ini de mi Ji Sub’a uyarlasam 😛 ).  Sırf bununla kalsa gene iyi Ji Sub’un ilk yaptırdığı dövmede de Kingdom yazısı geçmektedir (Dövmeler konusuna da sonra değineceğim 🙂 ).  51K deyip geçmeyiniz yani bu 51K başka 51K 😀

17 Ekim 2009’da ofisin açılışı yapılır önce, kendi elleriyle boya badana yaptığı resimlerden tutunda açılışa gelen ünlü-ünsüz arkadaşlarıyla çekildiği fotoğraflara kadar bir çok ayrıntı 51K resmi sitesinin 20 Ocak’ta açılmasıyla yayınlanır tek tek(5)(17).

Ofisin kuruluş aşamaları

Açılış günü ve Misafirler

İşte 51K’nın Ofis Adresi:

So Ji Sub

Gang Nam Gu Sam Sung 2 Dong 24-24, 51K

zip code: 135-864

Phone +82-2-3443-0510

EDİT: Totallysojisub’daki habere göre ajansın yeri değişmiş, işte yeni adres;

Address : Nonhyun-dong, Gangnam-gu, 259-12
Phone and fax numbers are as before

( Tel: 02-3443-0051 Fax : 02-3445-0510)

Siteyle ilgili daha ayrıntılı bilgiyi üye olmayı başardığımda bilahare anlatacağım tabi 🙂 Kore vatandaşı olmayınca kimlik numarası sorunu ile karşı karşıya geliyorsunuz ister istemez. Ve bu da üye olmanızı güçleştiriyor.

I am a Ghost (BEE TV, Ekim 2009)

Tüm bunlar olup biterken, Japonya da mobil telefonlar için hazırlanan mini bir dizinin çekimlerini başlayıp bitirir Ji Sub. Her bölüm 5 dakika olmak üzere 24 bölümlük olan mini! dizi yine hayranları tarafından sevinçle karşılanır. Ji Sub’u sürekli yeni ve farklı yapımlarda izlemek, Ji Sub’u daha farklı bir konuma yükseltir onların gözünde.  Japonya’da en yüksek ücretli yabancı oyuncu/artist listesinde 1. sıraya oturur böylelikle. Dizinin konusu hakkında şu adresten bilgi edinebilirsiniz. İngilizce ve Türkçe altyazısı bildiğim kadarıyla henüz çıkmamış, ziyanı yok zaten Ji Sub burda Kore’den İlbon’a gizlice gelen hayalet lakaplı bir kiralık katili oynuyor ve tek kelime konuşmuyor 🙂

Diziyi 2 parça halinde indirebileceğiniz asıl adres. Online olarak izleyebileceğiniz adres. Altyazı Henüz Çıkmamıştır.

İlk cingılı Lonely Life,  bu defa da Japon şarkıcı Sowelu ile seslendirilerek dizinin tema müziği olarak yeniden düzenlenir.

Road Number One

Bu Japonya macerasından sonra da Kore’ye döner ve Aralık ayında Road Number 1 dizisinin senaryo okumalarına başlanır, 4 Ocak 2010’da da Kore’nin donduran kışında çekimlere başlanır. Kore Savaşı’nın 60. yıl dönemi 25 Haziran 2010’dadır. Konusunu 3 yıl süren bu savaşta yaşananlardan alan dizi 23 Haziran’da gösterime girer. Dizinin konusuyla ilgili daha ayrıntılı bilgi ve indirme linkleri için ilgili yazı

4 Ocak’ta bu dizinin çekimlerine başlayan Ji Sub, 24 Ocak’ta 51K’nın resmi sitesinden ilk mesajını da yollar (6).

Ve "Kendim çektim" dedi İnsanoğlu ^^

안녕하세요. 소지섭 입니다.

Merhaba Ben So Ji Sub

음… 넘 오랜만에 인사 드려요. 다들 잘 지내시지요?

Hım… Görüşmeyeli uzun zaman geçti, nasılsınız?

전 지금 드라마 촬영 열심히 하고 있습니다.

Yoğun şekilde bir drama çekimindeyim.

드디어 여러분과 소통할 수 있는 공간이 생겼습니다.

Sonunda sizinle iletişim kurabileceğim platform kuruldu.

홈페이지 오픈 한 날도 반응이 몹시 궁금했는데 현장에 있어서…

Açılış günündeki tepkileri merak ediyordum ama o gün çekimlerdeydim…

결국 회사로 전화를 걸어 물어봤어요. ^^

Sonradan ofisi arayıp tepkilerin nasıl olduğunu sorabildim.

정말 입이 얼어 버릴 정도의 추위 속에서 촬영하고 있지만

Gerçekten dondurucu soğuklarda çekim yapıyorum.

여러분의 관심의 글들 보면서 힘내고 있습니다.

Ama yorumlarınızla tekrar enerji doluyorum

아직은 시작이라 서툴고 부족한 점 있겠지만, 사랑으로 지켜 봐주세요.

Daha her şeyin başında olduğum için, bir çok yönden eksikleri olabilir ama lütfen ilginizi eksik etmeyin bizden.

그럼 다들 감기 조심하시고…

Ve soğuk algınlığına da dikkat edin.

건강하고 늘 행복하고 사랑 많이많이 하세요

Mutlu ve çok çok sevgi ile kalın.

소지섭

So Ji Sub

2010. 1. 24

Çekimlere süre dursun, nisan ayına gelindiğinde Soya N Sun’un Smiling Goodbye şarkısının klibinde görünür bu defa. Jisubaddicts hayran sitesinin yegane üyelerinden Dahee Farel’in kliple ilgili yegane tespitini iletiyorum size (kendisi de wordpress üyesidir 🙂 ).

“Şarkının prodüktörü 90larda ünlü bir rap(eskiden hiphop mı vardı 🙂 ) grubu olan Deux’in üyesi Lee Hyun Do’dur. Deux’un solisti Kim Sung Jae 95 yılında Ji Sub’un gösteri dünyasına giriş yapmasını sağlayan Storm Markasının yüzü olur, ve bu giyim markasının katalog çekimleri için solist ile birlikte 5 modele daha ihtiyaç vardır. Ji Sub’da hem hayranı olduğu Kim Sung Jae ile tanışmak hem de para kazanabilmek için model elemelerine katılır. Kim Sung Jae (7) elemelerden hemen önce ölür. Storm firması 5 yeni yüzle katalog çekimlerine başlama kararı alır ve Ji Sub için bir dönüm noktası olur Storm Modelliği (Bknz ilgili yazı). İşte Deux grubunun bir diğer üyesi olan Lee Hyun Do “Smiling Goodbye”ın prodüktörüdür. Şarkıyı yorumlayan Soya N Sun ise gene tanıdık bir yerlerden 🙂 Ji Sub, 95 yılında Storm reklamları dışında beyaz ekranda ilk kez Turbo adlı bir müzik grubun klibinde görülür. İşte Soya N Sun, Turbo’nun solisti Jong Kook’un yiğenidir. Bu sebepten olsa gerek Deux’dan Lee Hyun Do’nun söz konusu şarkının prodüktörü olduğunu duyunca klipte yer almayı kabul etmiştir Ji Sub.”

Nasıl biraz daha aydınlandınız di mi? gün geçmiyor ki Ji Sub’la ilgili yeni bir şeyler daha  öğrenmiyelim 😀

Soya N Sun – Smiling Goodbye

Size hiç Kiki’den bahsetmiş miydim bu arada? Ji Sub’un BOF sitesinde paylaştığı şeyleri bilmem ama 51K’nın resmen maskotu olan Kiki’den benim 51K sayesinde haberim oldu. Kiki ne ola ki? derseniz ahanda şu hanım kızımız 🙂

Kendisi Ji Sub’un köpeği olur, bir arkadaşıma önce Ji Sub’un karizma bir fotoğrafını gösterip sonrada Kiki’yi göstermiştim geçenlerde. Aldığım cevap şu oldu. “O adamın köpeği bu mu?” 😀 😀 😀 2 metrelik çoban köpeği bekliyordu herhal 😀 Neyse efendim Mayıs ayında 51K’da Kiki’nin yavruladığı haberini bile alırız Ji Sub’dan. Bir zamanların kapalı kutusu, ıssız adası Ji Sub artık daha bir sevgi pötürcüğü (mümkün olduğu kadar tabi, fazla da abartmayalım 😛 ) olmuştur. Ji Sub’u geçtik Kiki’den bile haberimiz olur artık, işte o yavrular (8)(18).

Nasıl Çok şekerler değil mi? Ama daha şekeri Ji Sub’un kendisi bence, işte ispatı 😀

Kiki miki derken geldik Haziran’a… Road Number One’nın çekimlerinin bitmesine az kalır, bir yandan da yayınlanma tarihinden önce poster çekimlerine başlanır ki ben bu poster olayına oldum olası çok gülerim, hadi çekimler sırasında o karaktere bürünmek kolay da iş afişlerde tekrar o karaktere bürünmeye gelince o iş yaş, sırf bu sebeple bile oyuncuların tümünü alkışlamak lazım. Ortam ne kadar gırgır şamata olursa olsun o pozu vereceksin başka yolu yok. Misal dizinin güzide bayan oyuncu için seçilen poster konsepti şu(9).

Kim Ha Neu

Çok hüzünlü di mi? Ama bir de posterin çekildiği şu atmosfere bakın, valla bu ortamda bu pozu vermiş ya Ha Neu, Oskar’ı hakediyor bence 🙂

Gelelim dizinin reytinglerine, milli değerleri ön plana alan dizinin reytingleri tavan yapmıyor (10) ama Ji Sub’a göre bu dizi yıllandıkça daha da anlam kazanacaktır ve bir aktör için unutulmaz bir deneyim ve kaçırılmaması gereken bir roldür yine de.

“The Way” Photo Essay (31 Ağustos)

Çekimler bitmeye yakın tüm yaz sürecek bir yolculuk yapar Ji Sub ve bu gezinti hakkında bir fotoğraflarla bezeli bir  deneme hazırlar. “So Ji Sub’un Yolculuğu” (The Journey Of So Ji-Sub) adlı kitap Korenin batısındaki Gangwon bölgesindeki silahsızlandırılmış alanda (Kuzey ve Güney Kore arasında kalan tampon bir bölge – DMZ) ve çeşitli yerlerde So Ji Sub’un gezerken yazdığı öykü ve fotoğraflardan oluşturulur.

Rest and Travel, Freedom, Dreams, Pain and Remedies, Youth and Passion, Memories and Deep Thoughts, Ours and MinePeace and Love gibi kategoriler ( 😛 ) altında bir aktör olarak değil de kişisel tecrübelerine dayalı, So’nun geçmiş, bugün ve gelecek hakkındaki öykülerini barındırır. Kitapta Ji Sub’a eşlik eden misafirlere de rastlarız; Rapçı Tiger JK, Yazar Oisoo, Cartoonist/Karikatürist Park Jae-dong, artists  Dusicnddil ve Kore’nin en genç kuş araştırmacısı Jung Da-Mi (11)(12)(13).

Park Yong Ha’nın İntiharı

Bu arada en yakın dostu Park Yong Ha, 29 Haziran günü kendini asarak intihar etmiştir(14). Babası kanserle boğuşan Yong Ha’nın son zamanlarda babasına “keşke sen değilde ben hasta olsaydım” dediği ama yine de intihara sürüklenecek kadar ağır bir depresyon içersinde olduğunun dışarıya yansımadığı tartışılır bu acı haber sonrasında. Hatta hali hazırda Yoon Eun Ha ile bir dizide oynayacağı haberi gündemdeyken(15) kimse bu intihara anlam veremez öyle ya gelecek günleri için planlar yapan bir insan nasıl intihar edebilir ki. Winter Sonata dizisiyle birlikte ilk Hallyu Star ünvanını alan oyunculardan biri olan Park, aynı zamanda müzisyendir. Bir çok hayran buluşması etkinliklerinde Ji Sub’a söylediği şarkılarda eşlik edecek kadar da yakın arkadaşlardır. Ji Sub gibi içine kapanık da değildir üstelik, bir çok yönden hayat dolu bir görüntüsü vardır. Sıkı bir motosikletçidir, iyi bir kayakçıdır. Yüzme dışında çok fazla sporla haşır neşir olmayan Ji Sub’a kaymayı ve motor kullanmayı öğreten de yine O’dur. 98 yılında MBC kanalı için ayrı ayrı yapımlarda çalışırlarken tanışırlar. Önce sigara molalarında sohbeti koyulaştırırken sonrasında kafayı bulmak için içmeye birlikte gider olurlar. Starcraft oynamak için Ji Sub’u internet kafelere sürükleyen de yine Yong Ha’dır. 12 yıldır tanıdığı bu arkadaşının ölümüyle yıkılır Ji Sub. Yong Ha’nın naaşının hastaneden alınması, ölüm uykusunun ilk 3 gününde ve bizdeki “ölenin kırkını çıkarma” gibi onlarında 49.günde yaptıkları törende Ji Sub, Yong Ha’nın annesini yalnız bırakmaz. Cenazeye katılanlar eşi kanserle boğuşurken üstüne bir de oğlunun acısını yaşayan zavallı kadına,  gözyaşları içinde Ji Sub’un “Anne oğlun gitti ama beni senin yanında bıraktı, bundan sonra seninle hep ben ilgileneceğim” deyişine tanıklık ederler.  Ne yazık ki Eylül ayına gelindiğinde kadıncağız eşini de kaybeder, Ji Sub yine cenazeye gelenler arasındadır (18).

EDİT: Yong Ha, yakın zamanlarda kurduğu şirketle ilgili mali sıkıntılarda yaşıyormuş. Babasının hastalığı ve bizim bilmemize imkan olmayan başka nedenlerden ötürü bu depresyona girmesi kaçınılmaz olmuş sanırım. Yine de Jisub’ın “benim en zor zamanlarımda yanımda olan çok yakın arkadaşım” dediği Yong Ha’nın ölümü her halukarda herkes için acı bir sürpriz olur.

Kore’de intihar vakalarının böylesine çok oluşu kimseyi şaşırtmıyor bile artık ama Mutluluk Profesörü diye anılan yazarın bile kocasıyla intihar etmeyi seçmesi insana “Orada neler oluyor” dedirtiyor(16). Dini inançsızlık gibi sebepleri komik buluyorum açıkçası, tamam belki semavi dinlere mensup değil bir çoğu, ki çok da normal bir durum, Semavi Dinler merkezi Arap yarımadası nerede uzak Asya nerede! Bizim etkilendiğimiz gibi semavi dinlere adapte olmalarını beklemek bana biraz fazla misyonervari geliyor. Ama bu onların inançtan yoksun kaldıklarını göstermez bence, yukarıda sıraladığım gibi ölüm uykusunun 3 günü, ölenin 49.günü tamamlaması gibi Kore kültürünün içinde barınan yaşam-ölüm üzerine belli başlı zaten bir inanç sistemi var, bizim inanç sınırlarımızın dışında kalıyor diye onları inançsız farzetmek yanlış gibi geliyor. Kore halkının tamamını geçtim yalnızca bir insanı düşünün! Düşünün ki ömrü boyunca hiç hayatı düşünmesin, ölümü düşünmesin, kendisini sorgulamasın! Sizce bu mümkün mü? Kaldı ki aile bağları ve ahlak kuralları çok kuvvetli bir milleti özü başka, dili başka diye inançsızlar diye geçiştirmek yanlış olur(nacizane benim düşüncem bu). Üstelik uzak doğululardaki 100 yaşına kadar yaşama sevdası Korelilerde de var. Hem yaşlılık oranı çok yüksek hem de intihar vakaları, “Olacak iş mi bu?” dedirtiyor insana. Buradan yola çıkarak kesinlikle bir sorun var ortada ama nedir o?

Medyada yer alan klip, drama vs her türlü yapımda amansız ölüm yada direkt intihar konuları çok fazla olduğu aşikar. Yong Ha’nın Winter Sonata’da canlandırdığı karakter bile sevdiği kız onu terk etti diye ölüm orucuna girmemiş miydi? Ne yazık ki, öldüğü haberini duyunca gözümde canlanan yine onun o hastanede yattığı sahnelerdi.

İntihar vakalarının yüksek olduğu tek ülke yalnız Kore değil, İskandinav ülkeleride bu konuda oldukça sorunlu. Bilim adamları soğuk iklime sahip bu ülkelerin vatandaşlarında yeterli güneş ışığından faydalanamamanın getirdiği D vitamini eksikliğinin depresyona yatkınlığı arttırdığını ve fiziksel hastalıklardan çok daha kötü etkiler bıraktığını söylemektedir. Bizim için bunu anlaması zor tabi, ama soğuk ülkelerden gelen turistlerin 15o sıcaklıkta bile ayıla bayıla denize girmeye heveslenmeleri boşa değil. Amerikan’ın en çok yağış alan ve havasının sürekli kapalı olduğu Seattle şehrinde de insanlar düzenli olarak D vitamini aşıları yaptırmaktadır ki Seattle da intihar vakalarının yüksek olduğu bir şehirdir.

 İnsanoğlu, doğaya uyum sağlamaya çalışmak yanında onunla mücadele etmesini de bilmeli, tıpkı Seattle’da insanların D vitamini aşısı olmayı zaruri kabul etmeleri gibi.  Kar gibi saf gözükmek için beyaz ten aşkıyla güneşten kaçan Korelilere bir de buradan bakın bakalım, hepimiz “Güneş girmeyen eve doktor girer” nidalarıyla büyümedik mi belki aldığım mühendislik eğitiminden dolayı olaya fazla bilimsel bakıyorumdur, bilemem. Ama sağlıklı düşünmek için sağlıklı da olmak gerekir. İçinizi kararttım birden ama yeri gelmişken düşüncelerimi burda paylaşmak istedim.

Bu olaydan sonra Ji Sub, uzun süre röportaj ve magazin çekimlerini erteler yada geri çevirir. Yalnız önceden planlanmış işlerini tamamlar geri kalan zamanda köşesine çekilir…

EDİT : Facebook’da takip ettiğim gruplardan birinde Ji Sub ve Yong Ha’nın birlikte sohbet ettiği şu videoyu izledim. İnsan izlerken bir tuhaf oluyor. İnsan kalbi ne tuhaf, hep aynı hızda atıyor ama aynı şekilde hissetmiyor, bazen neşeli bazen depresif.  İntihar ederek aramızdan ayrılan Yong Ha’yı bu videodaki halleriyle hatırlayalım yine de biz.

Yedinci ve son bölümde görüşmek üzere, kendinize iyi bakın çingular, hazır havalar güzelleşmişken güneşin tadını çıkarın ve hiç bir şeyi kafanıza takmayın emi 😉

So Ji Sub 5. Bölüm: Askerlik Sonrası

Askerlik dönüşü

So Ji Sub, Misa ile tavan yapan şöhretinden sonra vatani görevini yapmak üzere 2005 yılında askere gider. İki yıl boyunca askerliğini yapacağı yer Mapo Bölge Ofisi’dir ve Dream Team çekimlerinde sakatladığı omuzu nedeniyle memur olarak çalışacaktır. Vatani görevine başlayacağı 28 Şubat günü hayranları onu yalnız bırakmaz, son bir defa daha görmek için soğuk havaya aldırış etmeden ona veda edip, Ji Sub’u  sevgiye boğarlar. Yalnız Ji Sub o gün pek bir şuursuzdur,  giydiği kıyafetlere bakarak bile bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz 🙂

Aslında bu fotoğrafı karizması çizilmesin diye buraya eklemeyecektim ama o gün ki ruh halini bu fotoğraflardan daha iyi başka hiçbir şey belgeleyemez 🙂 Tamam! caanım saçını sıfıra vurdurmak zorunda kaldın ki gayet normal bir durum, hatta o saçla kendini aynada yadırgar hale geldin… de… giydiğin kıyafetlerin bunda suçu ne! Nerde o canııım mavi suitin, nerde  bu kot gömlek üzerine deri ceket! Takım elbise giy öyle git demiyorum tabi ki ama göz var nizam var. Yoksa askere gidiyorsun diye sponsorların elbiselerini geri mi aldı. Ama bu bile bahane olamaz çünkü sırf kot gömleği giyebilirdin ceket olmadan, yada sırf ceketi giyebilirdin gömlek olmadan 😀 . Ama o ikisi üst üste senin üstünde nasıl konumlandı hala anlamış değilim. Erkek olmadığım için askerlik psikolojisini bilemem tabi, hele ki Kore’deki gibi 2 koca yıl askerliği hayal bile edemem. Zaten o gün sende bir haller olduğunu ve şapşala döndüğünü sen bile sonradan yazdığın bir mektupla itiraf ettin, o yüzden hiç bu laflarıma kırılma emi 😉 Gelelim o mektuba;

“Öncelikle hepinize selamlar (a.s. :D) Nasılsınız, ben So Ji Sub. Öncelikle bugün geldiğim noktayı sizin sevginize borçlu olduğumu söylememe izin verin. İlk defa sizinle böyle bir ortamda görüşüyorum (mektuplaşmayı kastediyor). Kariyerime adım attığım günden bugüne neredeyse 10 yıl geçti.  Bu noktaya gelmemi kendi çabamdan daha çok sizin bana olan sevginiz sayesinde olduğunu düşünüyorum.  Beni ve aktörlüğümdeki gelişmeleri hiç vazgeçmeksizin takip edişiniz olmasa, sizin varlığınız olmasa, bugün So Ji Sub bir varlık gösteremezdi. Hepinize müteşekkirim.  Şuan kalbimden geçenleri söylemek, benim gibi konuşma özürlü ( 😀 ) biri için oldukça zor açıkçası. Vedalaştığımız günü düşününce, üzüntü duyduğum bir çok olay hatırıma geliyor ne yazık ki. Farkında olmadan, o an bana yaklaşmaya çalışan insanlara hayalet gibi davrandım, beni görmek için geldiniz ama benden bir karşılık göremeden geri döndünüz.  Ben (askerlik nedeniyle) aranızdan ayrılıyordum ve beni görmeye gelmiştiniz, beni görebilmeniz için çok kısıtlı  bir süreniz olmasına rağmen, ben nazikçe bir hoşçakal demeden ayrılıyordum yanınızdan (Valla aynı şeyi bana yapsaydın saçını başını yolardım yeminlen 😀 ). Yüzlerinizde acımı hissettiğinizi görmek, üzerimdeki yükü hafifletiyordu.  İleride her anı, her detayı kesinlikle unutmayacağım, böylelikle bunun gibi bir daha aynı pişmanlığı yaşamayacağım.  Her ne olursa olsun, en kötü durumda bile, sevgi dolu kalpleriniz karşılığında benden yalnızca gülümseme görecek. Tüm bu soğuk karşılamalarıma maruz kalan ama öfkelenmek şöyle dursun bana yine de en sıcak bakışını veren sizlere, nasıl teşekkür ederim bilemiyorum.  İşte bu yüzden, hiç değilse sizinle daha yakınlaştığım şuanda, bana kendimi daha iyi ifade etmemde şans tanıdığınız için hiç değilse buradan teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Soğuk havaya rağmen hepiniz karşımdaydınız ve bulunduğunuz yeri aydınlatıyorsunuz, gerçekten harikasınız. Mümkün olsa da, keşke her birinizle ayrı ayrı ilgilenebilsem. Bir süre için bugün ki gibi sizinle uzun uzun görüşemeyeceğiz. Eğer bu süreyi gözümüzde devleştirirsek, zaman hiç akmayacak gibi gelecektir. Ama inanıyorum ki yalnız değilim, hep yanımda olacaksınız, sırf bu düşünce bile sizden uzakta geçireceğim zamanı atlatmamı sağlayacaktır.  Siz de tekrar görüşeceğimiz o güne kadar sağlıcakla kalın ve So Ji Sub’u unutmayıp kalbinizde taşımaya devam edin. Nereye gidersem gideyim, ne yaparsam yapayım, hep sizi düşünerek elimden gelenin en iyisini yapacağım. O yüzden tekrar karşınıza çıktığımda, daha iyi bir So Ji Sub göreceksiniz.

Teşekkür ederim, sizi seviyorum.”

 Şu mektuba bakar mısınız, gel de bayılma, az konuşuyor ama öz konuşuyor oppam. Sinirimde geçti zaten 😀

Bu mektuptan sonra, daha iyi bir jisub olacağına dair verdiği sözünü tutar, kapalı kutu gibi olan imajını hayranlarına yaptığı çeşitli jestlerle yıkar.  Askerliğinin 2. senesinde “Dream” adlı ilk lirik foto albümü çıkar.  Ünlülerin foto albümlerinin çıkması olağan tabi ama Ji Sub her foto için kişisel notlar düşmüştür bu albüme ( Başka bir yazımda daha ayrıntılı bir şekilde bu foto albüme yer vereceğim). (1)

Yine 2006 yılında hayranları ona merak ettikleri konular hakkında çeşitli sorular hazırlayıp gönderirler, 30. yaş gününde -ki bize göre 29. yaş günü ama Koreliler anne karnında geçen süreyi de 1 yaş sayıyorlar-  hazırladığı bir video ile bunların bir kaçına cevap verir.

Sonrasında kendi seçtiği 100 soruya tek tek çevap vererek ikinci bir jest daha yapar(2).

Bildiğiniz üzere Kore’de askerlik kesintisiz 2 yıl sürüyor, özellikle askerliğin son 100 günü bizdeki gibi şafak saymaya başlıyorlar. Bununla birlikte askerde bir sevgiliniz varsa, son 100 gün boyunca her gün ona bir mektup yazmak sevgililiğin şanından sayılıyor(bknz: Dating Now dizisi 🙂 ). İşte “jisubaddicts” hayran kulübü de bu fırsatı kaçırmayıp 18 Ocak-27 Nisan 2007 tarihleri arasında JiSub için 100 Mektup Projesi hazırlamayı ihmal etmez(akıllı bıdıklar, aferin onlara 😀 )(3).

27 Nisan günü gelip çattığında, Ji Sub’um yeşil sahalara geri döner, bu sefer üstüne başına dikkat etmiştir çok şükür 😀 Tezkeresini aldığı gün kapıda 1200’e yakın hayran kitlesi ve çeşitli ülkelerden 100’e yakın basın mensubu onu karşılar. Hayranları Ji Sub’u unutmamıştır, sanki hiç ayrılmamışçasına ona olan ilgileri de kaybolmamıştır.  Yine bız gibi soğuk bir günde onu saat 3’ten 9’a kadar sabırla beklerler. Saat 9.12’de Ji Sub görünür artık, ufak bir kız çocuğundan bir çiçek demetini kapar ve bu defa kendisine gösterilen ilgiyi karşılıksız bırakmaz(4)(5)

 

Askerden Dönüş

Döndükten sonra BOF kanalıyla hayranlarına gönderdiği  ilk mesajı

Ji Sub 2007 yılında askerliğini bitirmesine rağmen, tekrar dizlerde gözükmesi 2009 yılında olur. O arada çeşitli film ve etkinlerin içinde yer alır. Askerlik sonrası ilk katıldığı etkinlik ise Mayıs 2007’deki “Good Neighbors Outing with 6 Children”dır. Fakir hatta kimisinin de hasta ve bakıma muhtaç olduğu çocuklara yardımı amaçlayan etkinlik olumlu etki bırakır ve gereken yardım toplanır. Diğer taraftan Ji Sub’un başka bir yüzünü daha gösterir bizlere(6).

2008 yılına geldiğimiz de Ji Sub ilk kez bir single çıkarır, ilk kez 4 bölümlük mini bir dizi çeker, ilk kez bir Japon filminde yer alır, ilk kez bir filmde oynamak için kendi ücretinden feragat eder hatta filmin bütçesine kendisi de destek verir.

İlk Single “Lonely Life”

Bir önceki yazımda  Ji Sub’un müzik aşkına yer vermiştim ama burada bir kez daha klibi yayınlamakta sakınca görmüyorum, maksat kulağımızın pası silinsin 🙂

Mini Dizi “U Turn” (OCN, Mart 2008)


 Ben bu mini diziye bayılmıştım, başrollerde Ji Sub ile One Fine Day dizisinden tanıdığımız Lee Yeon Hee var. Aslında bir araba reklamı ama böyle reklama can kurban, hiç sıkılmadan merakla izledim. Her bölüm yaklaşık 5 dakika ve youtube’dan bu diziye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Ha yok ben bilgisayarıma indircem diyorsanız, şu adresten diziye ulaşabilirsiniz.

Dizinin konusu kısaca şöyle; Ji Sub bir müzik prodüktörüdür. İşten eve dönerken arabasıyla bir şeye çarptığını sanıp oracıkta durur. Her yere iyice bakar ama yolda bir şeye çarptığına dair hiçbir iz bulamaz. Eve dönüp bagajını açtığında ise Yeon Hee’yi kıvrılmış yatarken bulur (benim niye aklıma gelmedi ki bu fikir 😀 ) Eve getirir kızı, bi güzel sorguya çeker  “Senin ne işin vardı benim arabamda, nerden çıktın?” diye. Babası ve erkek kardeşi kızla olan tek taraflı kavgayı görünce, Ji Sub’u bir haltlar karıştırdı sanarlar 🙂  hatta babası “oğlum çok yalnızlık çekiyorsun sanırım, bu herkesin başına gelir insanlık hali, uygunsuz da olsa bu kızı madem eve getirmeye karar verdin, biz de senin kararına saygı duyarız”  gibi bir laf eder, Ji Sub dellenir tabi “ben bişi yapmadım ki “diye 😀 Gülmekten öldüm ben zaten o an. Bir de bir karakol sahnesi var “sen acıktın mı, ben çok acıktım” dediği yerde, valla Ji Sub’u peluş oyuncak gibi sıkasım geldi, o kadar  tatlıydı 😀 neyse daha fazla anlatmayayım, kendinizi izleyip görün 😀

1.Bölüm Tr altyazılı,   İngilizce Altyazılı – Youtube

2.Bölüm Tr altyazılı, İngilizce Altyazılı – Youtube

3.Bölüm Tr altyazılı,   İngilizce Altyazılı – Youtube

4.Bölüm Tr altyazılı,   İngilizce Altyazılı – Youtube

Gegege no Kitaro: Kitaro and the Millennium Curse (Temmuz, 2008)

Kitaro Mizuki Shigeru’nun 59-69 yılları boyunca hazırladığı bir manganın karakteri, neredeyse 3 nesilli kapsayan bir hayran kitlesi olan bu manga üzerine bir çok çizgi film (cartoon) ve anime üretilmiş. Hatta Playstation oyunları bile var. İlk live-action ise 2007’de Katsuhide Motoki tarafından “Gegege no Kitaro” adıyla beyaz perdeye yansımıştır. 2008 de bu seferde ikinci live action “Kitaro and the Millennium Curse” adıyla Kitaro severlerin beğenisine sunulmuştur. Henüz ne mangayı ne de live-action’ları izlemediğim için daha ayrıntılı bir yorum yapmam yanlış olur. Ama aşağıdaki fotoğraftaki ilk sütunun sondan 2.  olarak gösterilen karakter kesinlikle Ji Sub derim, o güzel elleri nerde olsa tanırım 🙂 (7)

Filmin henüz türkçe altyazısı çıkmamış, ingilizce altyazı ile izlemek için aşağıdaki adreslerden faydalanabilirsiniz.

DISK 1-2 ve altyazısı

Edit : doğru tahmin etmişim, fotoğraftaki karakter oymuş 🙂

Rough Cut – Movie is a Movie (Eylül 2008)


Kang Ji Hwan ile başrolleri paylaştığı harika bir filmdir Rough Cut. Senaryosu Kim Ki Duk tarafından yazılan filmi, o ana kadar adı duyulmamış bir yönetmen olan Jang Hoon çeker. Film, oyuncu olmaya öykünen bir mafya babası(So Ji Sub) ile kabadayılığa özenen bir oyuncu (Kang Ji Hwan) arasında yapılan sözlü bir anlaşmanın yarattığı sorunlarıkara mizah usülü anlatır. Karakterlerin ilk karşı karşıya geldiği sahneden itibaren, birbirine siyah ve beyaz kadar zıt olup da nasıl bir kişilik değişiminden geçtiği zekice anlatılır filmde. Daha ayrıntılı bilgi ve filme ulaşabileceğiniz linkleri görmek için şu tanıtıma göz atmanızı tavsiye ederim. İyi seyirler…

***

Ji Sub hakkında ne zaman yazmaya başlasam,  her ayrıntı gözüme takılıp duruyor 😀 Askerliğini öylesine bahsederek geçecektim ama yine yazacak bir şeyler buldum 🙂 Neyse bugünlükte bu kadar çingular, bir sonraki bölümde görüşürüz 🙂