Triple (2009)

Triple (MBC – 2009)

Çaa Çaaa işte en son izlediğim yapım Triple 🙂

Hayata dair yalın ve samimi bir dizi Triple… Aynı evi paylaşan 3 arkadaşın başından geçen olağan sayılabilecek ama sıradan insanlar için önemli olayların yaşandığı sıcak bir öykü. Arkadaşlık, aile, aşk ve bunları bir arada tutan sevgi üzerine kurgulanmış. Konusuna gelirsek;

Shin Hwal ve Ha Ru, anne ve babalarının evlenmesiyle hayatları kısa bir süreliğine de olsa kesişen 2 üvey kardeştir.  Annesi gibi Ha Ru’da 7 yaşından beridir artistik paten üzerine kendini yetiştirmeye çalışan 17 yaşında genç bir kızdır.  Shin Hwal ise reklam sektöründe çalışan sakin ve kontrollü bir mizaca sahip (normalde dizilerde böyle tiplere odun diyoruz ama ben çok defa şükrettim bu kontrollü hallerine, aferin Shin Hwal)  34 yaşında bir adamdır. 5 yıl önce babası ve Ha Ru’nun annesi Ha Ru’nun katılacağı bir galaya giderken trafik kazasında hayatlarını kaybetmişlerdir. Bu olaydan sonra Ha Ru sakatlanıp buz pistine veda etmiştir, ama hayallerinden vazgeçmemiştir yalnızca tekrar buz pistine dönmek için ikinci bir fırsatın geleceği günü beklemektedir. O kazadan sonra iki kardeş bir daha görüşmemişlerdir. Shin Hwal kazadan sonra Seul’de babasından kalma koca evde 2 arkadaşıyla yaşamaya başlamıştır. Ha Ru ise öz babasının yaşadığı Seul dışındaki küçük kasabaya geri dönmüştür. İki üvey kardeşin yolları ise Ha Ru’nun, Seul’e hayallerinin peşinden gitmesiyle tekrar kesişir zira buz pateninde iyi bir kariyer yapmak için yaşadığı küçük kasabadan çıkması şarttır. Seul’de yaşayan Shin Hwal Oppa’sına giderek onun yanında kalmak istediğini söyler, Shin Hwal ise buna yanaşmaz ve kapı dışarı eder onu.

Sağ Baştan; Jo Kun (Mr Voice 🙂 ), Shin Hwal, Hyun Tae... (1)

Neyse ki Shin Hwal ile yaşayan, ikisi de birbirinden iyi ev arkadaşları Ha Ru’ya sahip çıkar ve evde kalmasını sağlarlar. Gelelim o arkadaşlara 🙂

Jo Kun (Bay Jo)… Ha Ru’nun koruyucu meleklerinden ilki, Ha Ru’nun toyluğu karşısında her zaman anlayışlı ve nasihatleriyle her daim onun yanında… Ama tabi onunda sorunları var her insan gibi, mesela kendisinden 5 karış uzun kız arkadaşı Kang Sang Hae başlı başına bir sorun, ses tonu çok itici olsa da sevdiriyor kendini bir şekilde :D(an itibariyle 82li olduğunu öğrendim, çüşünüz demek istiyorum çok afedersiniz, ablam naptılar sana ben seni 35den aşağı değilsindir diye düşünmüştüm :S )  Aa bir de ilişkileri ciddiye binerken aralarında geçen diyaloglar ve kendilerini sorgulayışları çok doğal ve samimiydi. Diziye ayrı bir sıcaklık kattılar.

Kang Sang Hae ve Jo Kun (1)

Koruyucu meleklerden bir diğeri de Jang Hyun Tae… Road No1’den dolayı zaten seviyorum kendisini, burada da 2. esas oğlandı ama senaristimiz klişilere bağlı kalmayan bir kişi olsa gerek, Hyun Tae’mizin yüzünü güldürdü sonunda.  Kimin peşindeydi, rakibi kimdi derseniz ona da bir açıklık getireyim. Ha Ru’nun koçu  Choi Su İn’e ilk görüşte aşık oldu bizim oğlan, ama Choi Su İn’in ona o gözle bakacak ne hali ne de zamanı vardı. Hyun Tae yine de onu hiç yalnız bırakmadı ve yavaş yavaş kalbini kazanmasını bildi ve de Kore Draması tarihinde esas kızı kapan ilk yedek jön olarak sanırım tarihe geçti 🙂 (Bildiğiniz başka bir jön varsa böyle söyleyin biz de bilelim 🙂  ) Ama rakibi kimdi söylemeyeceğim.

Choi Su İn ve Jang Hyun Tae (1)

Gelelim Ha Ru’ya…

Ha Ru (1)

Ha Ru, 17 yaşında olgunluktan uzak ama istediği şeyler uğruna gözünü sakınmayan bir kız çocuğudur. Hayatın zorluğu karşısında engelleri hiç aşamadı, birden bire sihirli bir değnek ile hayatı daha güzel hale de gelmedi ama büyüdü ve olgunlaştı. Kaderini değil ama kendini değiştirmenin bir yolunu buldu.  Her bölümün başında ve sonunda edindiği tecrübeleri sıraladı bir bir. Onu da seven 2. bir esas oğlan var… Ji Poong Ho, O da erdi muradına sonunda (Ne güzel birdiler iki oldular, yaşasın 2. esas oğlanlar 🙂 )

Ji Poong Ho

Sevdiğim sahneler:

Tavuk Dövüşü

Tavuk dövüşü; Taş makas oyunundan sonra yeni bir oyun daha öğrenmiş oldum bu diziyle. Efendim oyun şöyle, tek ayak üstünde zıplarken bir elinizle kaldırdığınız ayağınızı bileğinden tutuyorsunuz. Bir yandan da diğer tek ayağınızla sekerek rakibinizin üstüne zıplıyorsunuz, bu hamleden sonra kim yere düşmezse o kazanıyor (nasıl önemli bir bilgi di mi? dünyanız aydınlandı resmen 🙂 ). Ben anlamadım bu oyunu çok karışık anlatmışsın diyorsanız şurdan izleyerek daha iyi anlayabilirsiniz.

Dizide yer alan 2.esas oğlanların ikisi de yer yer duygularını dışa vuruşlarıyla benim tüm sempatimi kazandılar.  İşte o sahnelerden birer kuple 🙂

Ji Poong Ho, Ha Ru’dan bir an bile ayrı durmayı sevmez.  Tek bir örnek ile açıklarsak; Ha Ru’nun bisikletini Ha Ru’nun gerçekte hoşlandığı kişinin arabasının yanında tek başına bir ağaca dayalı görürse, Ha Ru’dan ayrılma korkusunu yatıştırmak için bisikleti alıp kendi bisikletiyle yan yana  koyabilir hiç çekinmeden 🙂

Hyun Tae ise, zor günler yaşayan Su İn için ufak sürprizler yapmayı sever. İşte onladan biri,  ufak ama çok romantik bir jest, 10 üzerinden 10 veriyorum.

Hyun Tae her zaman bu kadar girişken değil tabi, bazen Su İn’e yük olduğunu düşüp ondan uzaklaşmaya çalışır, ama ne kadar uzağa giderse gitsin yine onu düşünmekten kendini alamaz.

Dedim ya çok sıcak bir dizi bu, bol atraksiyonlu değil ama hayata dair yalın bir anlatımı var.

Peki Buz Pateni hakkında ne öğrendim ?

Bildiğiniz üzere Koreli senaristler, yazdığı karakterleri sabun köpüklerinden yaratmazlar, mesleğine kadar her ayrıntıyı düşünürler. Keşke Üniversite sınavına hazırlanırken de bu dizileri izleseydim diyorum bazen 🙂 İşte öğrendiğim 1-2 teknik terim ve videolu anlatımları 🙂

Axel Atlayışı

 Lutz Atlayışı

Daha başka teknikler görmek için ise youtube’da videoları yayınlayan rabiccho adlı kişinin kanalına girip daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.

Diziyi izlemek için ise şu adresten faydalanabilirsiniz…

İyi Seyirler…

Fotoğraflar Kaynak

(1) http://www.korea-fans.com

Triple (2009)” için 11 yorum

  1. her dizide sanat veya spor dallarından biriyle ilgili bi mesleği ele alıp onu derinlemesine anlatmalarına hastayım ben de =) dediğin gibi çok faydalı oluyor 😉 bi sürü yeni şey öğreniyoruz sayelerinde…

    1. beethoven virus de bunun pik noktasıydı sanırım :))) Hala dilimizden düşmüyor o dizi, sırada o var zaten sen, kesin anlatmalıyım maestro’mu 🙂
      bu arada bir ara tavuk dövüşü yapmaya ne dersin 😛

    1. Sungkyunkwan Scandal’ı ben izlemedim daha bilii misin? listem o kadar kabarık ki, yetişemiyorum bir yerde ama burdaki rolüyle bile yetti gönlümü almaya 🙂

  2. @aslı aslım Triple’de gördüm ilk defa tavuk dövüşünü, arkadaşlar arasında oynanan komik ve eğlenceli bir oyun 🙂 Bir ara ben sana gösteririm hehe 🙂

  3. bu diziyi izlemeyi çok çok istiyorum ama bir türlü başlayamadım sırf Mr.Voice ve diğer beyefendi adı neydi İl-mare’de izlemiştim onun için izleyeceğim artık şart oldu zaten buz patenine biterim saatlerce tvde izleyen tiplerdenim ben bir dizide bahis konusu olursa daha da güzel olur herhalde listeme aldım 😀

    1. tabi ya Lee Jung Jae… İl mare’de de vardı di mi? ben diyorum nerden gözüm ısırıyor 🙂 bende mr voice ile 2.esas oğlan olan Yoon Kye Sang için izledim, pişman olmadım 🙂
      Buz patenini diziye çok doğal bir şekilde yerleştirmişler, örneğin her bölüm başında buz pateninden bir anektod sunmuşlar, ordaki kızcağız Ha Ru’da o anektodlardan yola çıkarak kendi hayat tecrübesini yorumlamış, buz pateni sevdiğine göre bu kurgu çok hoşuna gidicektir 🙂 Bu arada diziyi tekrar listene soktuğum için gurur duydum kendimle 🙂 ) şimdiden iyi seyirler 🙂

  4. evet izledim ve geldim sevdim mi sevdim en çok da senin de bahsettiğin ikinci adam mevzusunu sevdim evet ya arasıra da olsa gönül kendi peşinde koşup onu sabırla seveni seçsin olmaz mı olur bakın olmuş.sonu beni gayet tatmin etti hele ki o CD miydi yani Mr.Voice’un mutlu sonu bayıldım resmen.kızın bu 3 koca bebkle yaşadığı yaşam o her zor anında mutlaka 3 şövalyeden birinin hatta 4 yanında olması çok kıskandırdı beni belirteyim.buz pateni zaten şahaneydi ona lafım yok hele ki o patenler oppanın aldıkları ah onlar ne güzel şeylerdi öyle.Küçük kızımız çok ağladı üzüldü ama ne yapalım büyümük için biraz acı şart son olarak o köpek yavrusunu yerim ben ya ne şirinlikti.
    Diziyi senin sayende izledim canım çok sağol 🙂

  5. zevklerimiz uyuşuyor demek ki, çok sevindim senin de beğenmene 😀
    esas oğlan için izlemye başlayıp sonra 2. esas oğlanların tarafına geçmek benim için de çok güzel bir sürpriz oldu, Lee Jung Jae dizinin sonunda yalnız kovboy gibi kala kaldı resmen ama bacak kadar kıza sulanmadığı için onu da çok sevdim, çok gerçekçi olmuş senaryo bu bakımdan.
    mr voice ve sevgilisi zaten alemdiler, ikizlerden yaramaz olanını mr voice kakaladığı sahneye koptum bende 🙂
    o yavru köpek şirin ötesiydi, peluş oyuncak gibi insanın mıncıklayası geliyordu nasıl kıydılar ona bilmiyorum 😦 Ha Ru da dizide önce kiloları attı sonra olgunlaştı sonra da 2. esas oğlanı kaptı, varsın olimpiyatlarda madalya almasın ne çıkar 😀 o kadarını bulamayanlar da var ühühü (bkz: bugün aynaya çok baktım 😀 )

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s