Ju Ji Hun 주지훈

Ju Ji Hun kimdir? Ve ben neden Gong Yoo varken bu zatı muhterem hakkında bir yazı yazıyorum? Biraz sabırlı olun dostlarım hepsini açıklayacağım. Tabi zevkler ve renkler tartışılmaz en nihayetinde, oyüzden yazımın sonuna geldiğinizde hala “Gong Yoo’da Gong Yoo!!” derseniz o noktada elimden yapacak bir şey gelmez:) Hatta yeni rakipler edinmediğim için mutluluk bile duyabilirim bu durumdan:) Efendim Ju Ji Hun Oppa, 16 Mayıs 1982 doğumlu olup aktörlükten önce iyi bir modellik kariyerine sahip iken sonradan beyaz ekrana transfer olmuş çok yetenekli bir koreli kardeşinizdir. ( Kardeşinizdir diyorum dikkatinizi çekerim, öyle hemen sulanmak yok, çünkü o benim Ju Ji Hun’um, ani sizin 🙂  ) Toplasanız 3 kore dizisi, 2 de sinema filminde yer almış olsa da, tecrübeli aktörlere taş çıkaracak kadar iyi bir oyuncudur kendileri.

Oyunculuk kariyerine 2004 yılında yayınlanmış Old Love adlı hiç bir yerde bulamadığım(!) bir diziyle adım atmıştır. Sonrasında ona uluslararası ün getiren yapım ise Goong-Princess Hours(Hayallerimin Prensi-TRT) adlı dizidir ki bizim TRT’de bile yayınlanmıştır. Ben o zamanlar yüksek lisans sevdasıyla kendimi laboratuvara kapattığım için anca daha yeni kendisini tanıma fırsatım oldu. Derken bir Ju Ji Hun sevdası başımı sardı ve yeraldığı diğer yapımları da aramaya koyuldum.

Goong – The Princess Hours

2006 yılı yapımı, romantik komedi diyebileceğimiz Goong-Princess Hours’da oynadığı soğuk nevale prens rolünden sonra 2007de ters köşe yaparak polisiye bir dizi olan Mawang-The Evil’da soğuk kanlı bir avukatı oynayarak beni çok şaşırtsada, polisiye dizi-filmlerini hiç sevmeyen beni bile etkilemiştir bu diziyle. Efendim dizinin konusunu anlatmayacağım ama Lost da olduğu gibi dizideki tüm karakterlerin geçmişte birbirleriyle bir şekilde karşılaşmış olmasının diziye ayrı bir gizem kattığını söylemeliyim, Ji Hun da rolünü ustalıkla oynadığı için şöyle bir en kırmızı kurdelalısından “Beş Yıldızlı Pekiyi”‘yi benden kapmıştır.

Ji Hun’un en sevdiğim yanıda yer aldığı projelerin birbirinden çok farklı yapımlar oluşu, kendini hiç tekrarlamadan hep farklı karakterlere bürünüyor. Goong’dan sonra yine gençlere dönük yeni bir dizide oynayabilirdi ama onun yerine kendisine farklı bir yol çizmeyi tercih etti. Bu iki diziden sonra Ji Hun’u yine birbirinden farklı 2 sinema yapımında izleme şansınız var. İlki 2008 yapımı Antique Bakery… Bu filmde pastadan nefret ettiği halde pastane açan genç bir adamı oynuyor. Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nda kullanılan bazı çekim tekniklerini burda da görmek mümkün ama senaryo yine kendine özgün, pastadan neden nefret ettiğini ve neden pastane açtığını filmi izlerken adım adım öğreniyorsunuz. Bu filmde de yarattığı karaktere bayıldım, her zamanki gibi mimiklerini büyük bir ustalıkla kullanmış.

서양골동양과자점 앤티크 – Antique Bakery

Geldik Ji Hun’umun son filmine efendim burda da esas oğlan mutfaktan çıkmıyor ama bu defa bir aşk üçgeni mevzu bahis. Filmde kendisine Mawang-The Evil’daki rol arkadaşı Şin Min-A (신민아 ) eşlik ediyor. Burda oynadığı karakterin mimikleri, o salaş halleri ve esas kızımıza serenat yaparken söylediği şarkıya bayıldım.

Ju Ji Hun – Sarang Pakke Nan Molla

“Dès lors que vous etes près de moi
Je m’évanouis dans vos regards
Hier, la gorge nouée
Anjourd’hui grâce à vous
Demain je sais viendra la joje

Sans grâce et sans masque, non non
Seule la tenddresse pouvait m’épancher le coeur

Et donner à l’oubli tous ces moments vécus
Car depuis vous je me sens impuissabt
En votre absence
Sarang pakke nan molla”

Filmden bu kadar ipucu verebiliyorum, fazla bile, çok merak ettiyseniz izlersiniz:)

키친 – The Naked Kitchen

Yeni gözdem Ju ji Hun’umu size en sonunda tanıtabildiğime göre artık siz karar verin, Gong Yoo mu Ju Jin Hun mu? 🙂

tumblr.com

Can sıkıntısından şu sıra ne yapacağımı bilemiyorum, şimdi de tumblr.com’da bir blog açtım.
Bkz: http://kaktuscicegi.tumblr.com/
“Burası bitti de oraya mı yazmaya başladın?” diyeceksiniz. Bende “evet oraya da yazıyorum:)” diyeceğim hiç nedensiz… Güneş o gün nerden doğarsa bende o bloga yazacağım o gün:) Maksat değişiklik olsun, yoksa bir orda bir orda yazmanın ne eğlencesi kalır di mi:)
Not:Dua edin de öyle çok sık yazan biri değilim, iki blog arasında çok gidip gelmeyeceksiniz, haliyle kafanızı çok karıştırmayacağımın sözünü veriyorum şimdiden:)